Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin TBMM’deki haftalık grup toplantısında Ortadoğu'da yaşanan son gelişmeler, İran ile ABD arasında varılan mutabakat ve önümüzdeki günlerde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ne ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Bölgesel güvenlik için daha önce gündeme getirdiği "Beyaz Kuşak" önerisini yineleyen Arıkan, ekonomi, bütçe açığı, özel sektör öğretmenleri ve maden işçilerinin yaşadığı sorunlara da değindi.
- İRAN-ABD ANLAŞMASI VE BÖLGESEL GELİŞMELER
Ortadoğu'da yaşanan gelişmeleri değerlendiren Arıkan, İran ile ABD arasında sağlanan mutabakata ilişkin konuştu.
Bölgede savaş yerine diplomasinin olmasını istediklerini belirten Arıkan, "Çatışmaların durmasını ve tarafların masada konuşmasını olumlu karşılıyoruz" dedi.
Saldıranlarla savunanların aynı kefeye konulamayacağını ifade eden Arıkan, "Okullarda çocukları, şehirlerde mahalleleri bombalayanlarla o masumları savunanları ayırmak mecburiyetindeyiz" şeklinde konuştu.
İran'ın dış müdahaleler karşısındaki tutumunu önemsediklerini belirten Arıkan, "Bu asla bir savaş çağrısı değildir. Bu, bölgenin kendi geleceğine kendisinin sahip çıkması gerektiğinin altını çizmektir" ifadelerini kullandı.

- NATO ZİRVESİ ÖNCESİ DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR
Temmuz ayında Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, ittifakın güvenlik anlayışını eleştirdi.
“Dünyanın ihtiyacı NATO’nun askerî kapasitesini artırması mı, yoksa daha fazla adalet, daha fazla diyalog ve daha fazla barış mı?” diye soran Arıkan, NATO’nun çeşitli örneklerde çifte standart uyguladığını ifade etti.
Arıkan, “Dün Bosna’da, bugün Gazze’de katliamlar yaşanırken NATO barış adına hangi somut adımları atmıştır? NATO, Türkiye’nin tarihsel ve kültürel olarak taraf olduğu hiçbir meselede ülkemizin yanında durmazken, Türkiye’nin önceliği NATO için daha fazla savunma harcaması yapmak mı olmalıdır? Yoksa Türkiye, ikiyüzlülüğüne ve çifte standartlarına defalarca tanık olduğu NATO’ya rağmen, savaşları önleyebilecek yeni diplomatik mekanizmalar geliştirmeye mi odaklanmalıdır?” şeklinde konutu.
- "NATO'NUN DEĞİL, MEDENİYETİMİZİN ANLAYIŞINA İHTİYACIMIZ VAR"
Konuşmasında daha önce dile getirdiği "Beyaz Kuşak" önerisini yeniden gündeme getiren Arıkan, "İhtiyacımız olan NATO'nun zulüm getiren anlayışı değil, medeniyetimizin adalet getiren anlayışıdır. Amerika'nın planlarına hizmet eden bir Yeşil Kuşak değil, Türkiye'nin öncülüğünde ve bölgeye hizmet eden bir Beyaz Kuşak oluşturmalıyız" dedi.
- TÜRKİYE, İRAN, MISIR, PAKİSTAN VE SUUDİ ARABİSTAN ÖNERİSİ
Beyaz Kuşak'ın güvenlik, istikrar ve kalkınma temelinde şekillenmesi gerektiğini belirten Arıkan, Türkiye, İran, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında saldırmazlık ve kolektif güvenlik anlaşması imzalanmasını önerdi.
Arıkan, "Eğer Ankara, Tahran, Kahire, İslamabad ve Riyad hattını bir barış ve güven köprüsüyle birleştirebilirsek sadece kendi sınırlarımızı değil, tüm mazlum coğrafyalar için de önemli bir adım atmış oluruz" diye konuştu.

- D-8 VURGUSU
Konuşmasında D-8'in kuruluş yıl dönümüne de değinen Arıkan, merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın ortaya koyduğu vizyonun bugün daha iyi anlaşıldığını söyledi.
“Erbakan Hoca haklıydı” diyen Arıkan, bölge ülkelerinin kendi imkânlarıyla ortak kalkınma ve iş birliği modelleri geliştirmesi gerektiğini belirtti.
Arıkan, Beyaz Kuşak önerisinin de D-8 ruhunun günümüz şartlarına uyarlanmış bir devamı niteliğinde olduğunu ifade etti.
- "1 TRİLYONLUK AÇIĞIN HESABINI KİM VERECEK?"
Ekonomiye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Arıkan, hükümete yönelik eleştirilerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Sayıştay'ın kuruluş yıl dönümünde yaptığı "Kamu kaynakları halkın yararına olmalı" açıklamasını hatırlatan Arıkan, "Kamu malı bir emanettir" dedi.
Beş aylık bütçe açığının yaklaşık 1 trilyon liraya ulaştığını belirten Arıkan, Kütahya Zafer Havalimanı'nı örnek göstererek yolcu garantileri ile gerçekleşen yolcu sayısı arasındaki farkın kamu bütçesinden karşılandığını söyledi.
“Aradaki bu farkı kim ödeyecek? Elbette millet ödeyecek” ifadelerini kullanan Arıkan, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin eleştirilerde bulundu.
- "MİLLETE BAŞKA, YABANCI ŞİRKETLERE BAŞKA MUAMELE"
Yabancı yatırımcılara sağlanan teşvikleri de gündeme taşıyan Arıkan, Manisa’da yatırım yapma taahhüdü karşılığında vergi avantajları elde eden BYD örneğini hatırlattı.
“Millete gelince tahsilatta şahin kesilenler, yabancı şirketlere gelince neden bu kadar sessiz?” diye soran Arıkan, verilen teşviklerin ve taahhütlerin kamuoyu önünde açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

- “EMEĞİN İTİBARI, DEVLETİN CİDDİYETİDİR”
Emek ve devlet arasındaki güven ilişkisine de dikkat çeken Arıkan, "Bir ülkede yaşayan insanları birbirine bağlayan, o insanlarla yönetim arasında güven kuran şey emeğin itibarıdır, devletin ciddiyetidir" dedi.
Türkiye'de her iki değerin de ciddi şekilde zedelendiğini kaydeden Arıkan, yaşanan sorunları özel sektör öğretmenleri ve maden işçileri üzerinden örneklendirdi.
- ÖZEL SEKTÖR ÖĞRETMENLERİNE DESTEK
TBMM önünde eylem yapan özel sektör öğretmenlerine yönelik müdahaleyi eleştiren Arıkan, "Öncelikle öğretmenlerimize yapılan sert müdahaleyi şiddetle kınıyorum" ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz yıl yapılması planlanan görüşmelerin iptal edildiğini belirten Arıkan, öğretmenlerin bir yıldır yerine getirilmeyen sözlerin takipçisi olduğunu söyledi.
"Özel okul öğretmeni özel sektör işçisi gibi görülüyor ancak yaptığı iş kamusal bir iştir" diyen Arıkan, "Öğretmenin emeği piyasaya terk edilirse eğitimin niteliği de piyasaya terk edilmiş olur" değerlendirmesinde bulundu.
- "MADEN İŞÇİLERİNİN HAKKI KONKORDATO DOSYALARINA SIKIŞTIRILAMAZ"
Özşen Madencilik işçilerinin sürdürdüğü hak arama mücadelesine de değinen Arıkan, işçilerin alacaklarının şirketlerin mali süreçlerine kurban edilmemesi gerektiğini söyledi.
"Dün Doruk Madencilik, bugün Özşen Madencilik, yarın başka bir işletme" diyen Arıkan, yaşananların münferit olmadığını belirterek, "Bu ülkede işçinin hakkı ancak bakanlar devreye girince mi ödenecek? Her alacak için yürüyüş mü yapılacak? Her maaş için açlık grevi mi başlayacak?" sorularını yöneltti.
Arıkan, "İşçinin, emekçinin hakkı konkordato dosyalarının arasına sıkıştırılamaz" ifadelerini kullandı.
- " HAK ARAYAN HER KESİMİN YANINDAYIZ"
Saadet Partisi olarak hak mücadelesi veren tüm kesimlerin yanında olduklarını vurgulayan Arıkan, "Maden işçilerimizin yanındayız, özel sektör öğretmenlerimizin yanındayız, mülakat mağduru öğretmenlerimizin yanındayız, emeklilerimizin yanındayız" dedi.

- TFF'YE PARTİZANLIK TEPKİSİ
Dünya Kupası organizasyonu ve Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) paylaşımlarına da değinen Arıkan, milli takımın herhangi bir siyasi partiyle özdeşleştirilmemesi gerektiğini söyledi.
"TFF Türkiye'nindir, Millî Takım milletindir, ay-yıldızlı forma 86 milyonundur" diyen Arıkan, federasyonun tarafsızlığını koruması gerektiğini ifade etti.
- DAVUTOĞLU: "TÜRKİYE MASANIN DIŞINDA KALAMAZ"
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da toplantıda konuşarak, İran ile ABD arasında varılan mutabakata ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Söz konusu anlaşmanın savaş kadar yakından takip edilmesi gereken kritik bir gelişme olduğunu belirten Davutoğlu, "Türkiye hiçbir gelişmenin, hiçbir müzakere masasının dışında kalamaz. Üzüntü duyduğum husus, Türkiye'nin bugün bu müzakere masasında yer almıyor olmasıdır. Bölge yeniden şekillendirilmeye çalışılırken Türkiye buna seyirci kalamaz" dedi.
Türkiye'nin uluslararası alandaki konumuna da dikkat çeken Davutoğlu, "Dışarıya çıktığınızda, özellikle gönül coğrafyalarımıza gittiğinizde Türkiye her an her yere gücü yeten muktedir bir ülke olarak görülüyor" ifadelerini kullandı.
- BABACAN: "İSRAF DEVAM EDERKEN ENFLASYON DÜŞMEZ"
Toplantıda konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise ekonomi yönetimine ilişkin eleştirilerde bulundu.
Enflasyonla mücadelede kamunun tasarruf etmesinin önemine dikkat çeken Babacan, "Enflasyonla mücadelede en önemli tedbirlerden birisi devletin tasarruf etmesidir. Merkez Bankası ne yaparsa yapsın, faizleri hangi noktaya getirirse getirsin israf tam gaz devam ederken enflasyon düşmez" dedi.
Resmî Gazete'de yayımlanan vergi borçlarına ilişkin düzenlemeyi de eleştiren Babacan, "Esnafa, '6 yıl boyunca senden yüzde 29 faiz alacağım' diyor. Enflasyonun yüzde 9'a, yüzde 8'e düşeceğinin ilan edildiği bir ülkede siz insanlardan nasıl 6 yıl boyunca yüzde 29 faizle vergi tahsil edersiniz?" ifadelerini kullandı.





