Annelerimiz komşu kadından örnek getirirler. Örneği önlerine koyarlar ve kendi gergeflerine o örneğin aynını işlemek için iğne iğne takip ederek gergefi süslerler.
İşte ayet ayet, sure sure hayatını süsleyen, Kur an a göre bir hayat tarzı yaşayan Efendimizin hayatının da bizim için bir örnek olduğunu ve O nun fiili sünnetine uymamız gerektiğini.
"And olsun, Allah ı ve âhireti uman ve Allah ı çokça zikreden sizler için, Allah ın Rasülü nde en güzel örnek vardır." (Ahzap 21) ayetiyle Rabbimiz haber vermiştir.
Kur an a inanan bir mümin Kur an ı bize getiren ve onu hayatında tatbik eden Rasule de inanmalı ve O na güvenmelidir.
Allah (c.c) kulları arasından seçtiği, (Fatır 32) büyük bir ahlâka sahip kıldığı, (Kalem 4) alemlere rahmet olarak gönderdiği (Enbiya 107) Rasulünün söz ve davranışlarında Kur an a uygun olduğunu, Kur an doğrultusunda konuşacağını "O kendiliğinden konuşmaz. O nun konuştuğu ancak bildirilen vahiydir" (Necm 3-4) ayetiyle haber vererek kavli sünnete de uymamız gerektiğini haber vermektedir.
"Bu ayette kasd edilen Kur an dır" diyenler konuşur manasına gelen YENTIKU kelimesinin Allah için kullanılmadığı, Allah için kelam kelimesinden türemiş kelimeler kullanıldığını bilmeyenlerdir. Rağıp Müfredat ında bu kelimenin insandan başkasına kullanılmadığını, kullanılırsa mecazi olduğunu haber verir.
Ebul Beka ise Külliyat ında bu kelimeyi "Gönüldekini açıklayan şey" diye tarif etmiştir. Gönül ve dil Allah ın Rasulünde olduğuna göre burada kastedilen Allah ın Rasulüdür.
"Biz Rağıb a da Ebul Beka ya da inanmayız" diyenler lügat kitaplarını kaldırdıktan sonra Besmelenin manasını kimden öğrenecekler
Kur an ı Kur an la tefsir birinci yoldur.
Kur an da YENTIKU, ENTAKA gibi NUTK dan türemiş kelimeler hep Allah ın yarattıkları için kullanılmıştır.O halde burada kasdedilen Allah ın Rasulüdür.
Ayrıca Allah (c.c) elçisini Kur an-ı Kerim i insanlara açıklamak için indirdiğini haber verir. (Nahl 44)
Açıklamakla okumak veya tebliğ etmek arasında fark vardır. Kur an-ı Kerim i insanlara olduğu gibi tebliğ ettiği gibi o ayetlerin ne manaya geldiklerini de açıklamıştır. Mücmel ayetlerin kapalılığını kaldırmış. "Zekat veriniz" ayetini nelerde, ne oranda verileceğini, namazın kaç vakitte kaçar rekat kılınacağını açıklamıştır.
Kur an-ı Kerim in emir ve yasakları doğrultusunda emir ve yasak koyma yetkisini Kur an vermiştir.
Tevbe suresinde "Kendilerine kitap verilenlerden, Allah a ve âhirete iman etmeyenlerle, Allah ve Rasülünün haram kıldığını haram saymayanlarla, hak dini ile din lenmeyenlerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar harp ediniz." (Tevbe 29) ayetinde Rabbimiz, Rasulünün de haram kılma hakkına sahip olduğunu haber vermektedir.
"Efendim Kur an da geçen RASUL kelimesi yine Kur an ı kastetmektedir. Buna göre Rasul sizin için örnektir veya Rasule itaat ediniz ayetlerinde kasıt Kur an dır" diyenler olabilir.
Elektrik mühendisinin ihtisasına saygı duyanlar İslâmi ilimlerdeki ihtisasa saygı duymayabilirler ama iyi niyetlerle Kur an ı okumaya devam ederlerse Kur an kendisini yine kendisi açıklayacak ve "Muhammed Allah ın Rasulüdür" ayetleriyle Rasulün kim olduğunu öğretecektir.
Kur an-ı Kerim deki "Makamı Mahmud" ile ilgi kurarak "Muhammed"den kasıd yine Kur an dır diyen olabilir.
Kur an bütün şüpheleri kaldırmak üzere önce "Rasul" kelimesini zikrediyor sonra Rasulün sıfatı olarak "Nebi" kelimesini zikrediyor. Sonra da ümmi kelimesini zikrediyor ve şöyle buyuruyor. "Onlar, yanlarında olan Tevrat ile İncil de yazılı buldukları Ümmi, Nebi, Rasule uyarlar. O (Peygamber) onlara iyiliği emreder, kötülüğü yasaklar, temiz şeyleri helal kılar, pis şeyleri haram kılar, (iyiliklerden alıkoyan) yüklerini ve üzerlerindeki bağları kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve onunla birlikte olan nur a uyanlar, işte kurtuluşa erenler onlardır." (Araf 157)
Enam suresinin 145. ayetinde Rabbimiz "De ki: "Bana vahy olunanlar arasında yiyen kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, pis olan domuz eti, yahut Allah tan başkası için boğazlanan bir fasıklığın dışında haram kılınmış bir şey bulmuyorum. (Bir kısım cahillerimiz, bu ayeti anlamadan: "Bunların dışında her şey helaldır" dediler. Halbuki Maide sûresi 90 da uyuşturucu içeceklerin haramlığı anlatılır. A raf sûresi 157 de Peygambere haram kılma yetkisini verdiği ifade edilir.) Kim mecbur kalırsa, haddi aşmadan (başkasının hakkına) tecavüz etmeden yiyebilir. Çünkü Rabbin, Ğafur dur, Rahim dir." buyuruyor Bu dört şeyden başka haram bir şey yoktur diyen kardeşlerimiz pisliklerini niçin tuvalete dökerek israf ederler acaba
Müslümanlara göre Allah (c.c) Kur an-ı Kerim de bazı şeylerin adını söyleyerek haram kılmış ve o ölçüler içinde Rasulünün de haram kılma yetkisinin olduğuna işaret etmiş (Tevbe 29) ve "Onlar, yanlarında olan Tevrat ile İncil de yazılı buldukları Ümmi, Nebi, Rasule uyarlar. O (Peygamber) onlara iyiliği emreder, kötülüğü yasaklar, temiz şeyleri helal kılar, pis şeyleri haram kılar, (iyiliklerden alıkoyan) yüklerini ve üzerlerindeki bağları kaldırır. O na iman edenler, O na saygı gösterenler, O na yardım edenler ve O nunla birlikte olan nur a uyanlar, işte kurtuluşa erenler onlardır." (Araf 157) ayetiyle pis ve murdar şeyleri belirlemeyi Allah, Rasulüne bırakmış.
Peygamber (SAV) in haramı helal, helali haram kılma yetkisi yoktur. Ancak nelerin haram olduğunu belirleme yetkisi vardır.
Rasulünün şanını yücelten Allah (c.c) Rasulüne, "De ki, eğer Allah ı seviyorsanız bana uyunuz" (Âl-i İmran 31) buyurmuştur. Burada "Bana uyunuz" emri Allah ın emirlerine uyunuz manasındadır denilirse o zaman ayet böyle dolandıracağına "Eğer Allah ı seviyorsanız Allah ın emirlerine uyunuz " derdi.
Rasulüne itaatı da Allah a itaat olarak kabul etmiştir "Kim Rasüle itaat ederse Allah a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirene gelince... Biz seni onlara muhafız göndermedik." (Nisa 80)