Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)›a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.

NEZAKET: Zariflik, incelik, terbiyeli olmak, başkalarına ehemmiyet vermek, kibar olmaktır. Herkese karşı güler yüzlü olmak, başkalarını rahatsız edecek davranış ve hareketlerden kaçınmaktır. KABALIK: İnsanlara zor ve şiddetle davranmak, kaba kuvvet kullanmak demektir. Kaba insanlar, kocaman bir dağın tepesinde kendisini dağdan heybetli sanan zavallılardır. Nezaketten ve güzel sözden anlamazlar. Şu hadisi dikkatlice okuyalım ve tefekkür edelim. Peygamberimiz buyuruyor  “…Size cehennemliklerin kimler olduğunu söyleyeyim mi? Katı kalpli, kaba, cimri ve kurularak yürüyen kibirli kimselerdir.” (Buhari) Kur’an ise bu kimseler hakkında bizleri bilgilendiriyor ve uyarıyor. KALEM 10-14: “(Resulüm) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan laf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecaviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.” Bu ayetlerde zikredilen vasıflara sahip insanlara ekonomik, siyasi, askeri gücüne bakarak itibar ve iltifat edilmesi yasaklanmıştır.

BİZ MİLLİ GÖRÜŞÇÜLER

Biz samimi Milli Görüşçüler, İslam’ın yüce ahlak esaslarına bağlı kimseler olamaya gayret gediyoruz. Kırmak ve incitmek hiçbir zaman bizim yolumuz olmamıştır. Bunun içindir ki Milli Görüşçüler, toplum tarafından en saygın ve emin kimseler olarak görülmektedir. Bu bizim, insanları iyiye, güzele, doğruya, faydalıya, adalete çağıran marufu emreden, münkerden meneden ve Allah’a inan bir topluluk olmamızdandır. Bu özelliğimizden dolayı, her zaman insan ve cin şeytanlarının harp ettiği bir topluluk olduk. Biz hayatı “iman ve cihad” olarak görenlerdeniz. Bu duruşumuz, tabi tutulduğumuz dünya imtihanını zorluklar ile geçirmemizin sebebidir. Bu zorluklar ayrıca Rabbimizin bize bir ihsanıdır. Bu zorluklara katlanarak sabretmek kazanmaktır. Kitabımız Kur’an’da şu hüküm vardır. FUSSİLET 33-35: “(İnsanları) Allah’a davet eden, ameli salih işleyen ve ‘Ben Müslümanlardanım’ diyenden daha güzel sözlü kim vardır?  İyilikle kötülük denk değildir. Sen kötülüğü en güzel olanla (İslam ile) defet. Bir de bakmışsın ki, seninle arasında düşmanlık olan kişi sanki sıcacık bir dost oluvermiş. Buna (kötülüğü İslam ile defetmeye) ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak (Kur’an’dan) büyük bir haz alanlar kavuşturulur.” Milli Görüşçüler birbiriyle ülfet eden bir topluluktur. ÜLFET: Ünsiyet etmek, sulh ve barış içinde olmak, ahbaplık ve dostluk halinde bulunmak, görüşmek, konuşmak, güzel geçinmek demektir. Ülfet bir yerde kalplerin uyuşmasıdır. Kalpleri uyuşmayanların ülfeti de olmaz. ENFAL 3: “Allah, onların (inananların) kalplerinin arasını uzlaştırdı. Sen yeryüzünde bulunanların tümünü harcasaydın, onların kalplerinin arasını uzlaştıramazdın ama Allah aralarını uzlaştırdı. Şüphesiz O, üstün iradelidir, hikmet sahibidir.” Peygamberimiz ise şöyle buyuruyor: “Mümin ülfet eder ve kendisi ile ülfet edilir. Ülfet etmeyen ve kendisiyle ülfet edilmeyen kimsede hayır yoktur. İnsanların en hayırlısı insanlara yararlı olandır.” (İbni Hanbel) Ülfet eden bir kimse çalışma arkadaşlarına ve davasının liderine karşı diklenip kabalık etmez.

SAADET KONGRESİ

Milli Görüşçüler, Saadet Partililer olarak 30 Ekim 2016 Pazar günü 6. Olağan Kongremizi yapacağız. İnancımızda liderin vereceği karara itaat etmek farzdır. Milli Görüş hareketinin lideri YİK başkanımız, yaptığı ön istişareler ve daha önce teşkilatlardan gelen değişim talepleri üzerine, bu kongrede bir “nöbet değişiminin” yapılacağını ilan etmiştir. Aynı zamanda bu değişim isteği 7 Haziran seçimlerinden sonra çok sevdiğimiz genel başkanımız tarafından da talep edilmiştir. YİK başkanlığımız bütün bu taleplerin, yapılacak bir olağan kongrede karşılanmasını uygun bulmuştur. Gerçekleşecek olan şey budur. Bu nöbet değişimi için YİK Başkanlığımız, geniş bir istişare süreci yürütmektedir. İlk aşamada 1 Ekim’de teşkilatların yoğun katılımıyla Ankara’da bir temayül yoklaması yapılmıştır. İstişare süreci devam etmektedir. MİLKO Merkez Yönetimleriyle, Sivil Toplum Kuruluşlarıyla ve görüşme isteğinde bulunacak üst düzey kadrolarla yüz yüze görüşmeler yapılacaktır. İstişare tamamlandığında YİK Başkanlığımız kongreye yönelik “tavsiye kararlarını” açıklayacaktır. 6. Olağan “Kongre Divani ve Delegeleri” inancın, sadakat ve itaatin gereği olarak görevlerini yerine getirecek ve bu imtihandan da salimen çıkmayı başaracaktır. Bu kongrede gerçekleşecek olan kardeşler arasında yapılacak bir nöbet değişimidir. Bu nöbet değişimi olayına başka anlamlar yüklemek, camianın birlik ve beraberliğini bozmaya yönelik hatalı davranışlarda bulunmak, ancak şeytanı ve onun sadık işbirlikçisi Siyonizm’i sevindirir. Biz biliyoruz ki ne yaparsak yapalım, hangi tedbiri alırsak alalım, bir takım kaba insanlar “Karakter ve Cibilliyetlerinin” gereği, ortalığı bulandıracak adımlar atacaktır. İSRA 84: “De ki: “Herkes kendi yapısına (karakter ve cibilliyetine) uygun işler görür. Rabbiniz, en doğru yolda olanı daha iyi bilir.” Edeben suskunluğumuza ve nezaketimize kabalıkla cevap vereler ancak kendilerine zarar verirler. Biz bu olumsuz çalışmalardan etkilenmeden, yolumuza sabırla devam eder ve işlerimizi Allah’ın rızasına uygun yaparsak sapıtanlar ve kabalar bize zarar veremezler. İlahi hüküm böyledir.

İNANIYORSAK

Kardeşine yer açana, Allah Cennette yer açar. MÜCADELE 11: “Ey iman edenler, size ‘meclislerde yer açın’ denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size ‘Kalkın’ denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”  Bu ayetten çıkarılacak sonuçlardan birisi de, lideriniz kalkın dediğinde hemen kalkınız ki işi yapacak olanı rahatlıkla seçebilsin. “Kalkın denilince kalkın” diyen Allah’tır. Lider kalk dediğinde kalkmak inancın gereğidir. Hayır, ben oturduğum yerden kalkmayacağım, oturma yerimi kimseye kaptırmayacağım demek, bizim usulümüzde yoktur. Selam hidayete tabi olanlara…