İktidara yakın gazetelerin manşetlerini hatırlayın.

“Endonezya’ya 48 adet KAAN.”

“Yüzyılın ihracatı.”

“Tarihi başarı.”

“Erdoğan Türkiye’yi lider yapmak istiyor.”

“Türkiye savunma sanayiinde çağ atladı.”

Bu manşetleri okuyan herkes, Türkiye’nin artık en kritik teknolojilerini kendi üreten, hiçbir ülkenin iznine ihtiyaç duymayan tam bağımsız bir savunma sanayine ulaştığını düşündü.

Ancak gerçekler çok geçmeden ortaya çıktı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, KAAN’ın seri üretiminde kullanılacak motorlar için ABD tarafındaki onay sürecinin beklendiğini açıkladı.

Böylece “yerli ve milli” diye sunulan savaş uçağının en kritik parçası olan motorun Türkiye tarafından üretilmediği ortaya çıktı.

Bugün ise ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, KAAN’da kullanılacak F110 motorlarının Türkiye’ye satışına onay verdi.

Yani günlerce “yerli ve milli” diye anlatılan projenin en önemli parçası için yine ABD’nin kararını bekledik.

Şimdi sormak gerekiyor:

Bir ülkeyi gerçekten lider yapan şey manşetler midir?

Yoksa savaş uçağının motorunu, elektronik sistemlerini ve diğer kritik teknolojilerini hiçbir ülkenin onayına ihtiyaç duymadan üretebilmesi midir?

Eğer savaş uçağının en önemli parçası için önce ABD Kongresi’nin kararını bekliyor, ardından ABD Başkanının onayıyla süreci tamamlıyorsak, “Erdoğan Türkiye’yi lider yapmak istiyor.” manşetini de sorgulamak milletin en doğal hakkıdır.

Çünkü lider ülke olmak istemek başka, lider ülke olmak başkadır.

Lider ülkeler, savunma sanayilerinin en kritik teknolojilerinde başka devletlerin siyasi kararlarına bağımlı olmazlar.

Daha birkaç hafta önce Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’de hükümetin karnesini açıklamıştı.

Verdiği notlar oldukça dikkat çekiciydi:

Güvenlik: 0

Hijyen: 0

Güven: 0

Adalet: 0

Liyakat: 0

Edebiyat: 100

Bugün yaşanan KAAN tartışmaları, neden “Edebiyat: 100” notunun verildiğini daha iyi anlatıyor.

Önce “yerli ve milli” manşetleri…

Ardından motorların ABD onayına bağlı olduğunun açıklanması…

Sonra “ABD ambargosu” haberleri…

Ve bugün Trump yönetiminin motor satışına onay vermesi…

Bütün bu süreç gösteriyor ki, manşetlerde anlatılan ile ortaya çıkan gerçek aynı değil.

Elbette Türkiye’nin kendi savaş uçağını geliştirmesi hepimizin gurur duyacağı bir hedeftir.

Buna kimsenin itirazı olamaz.

Ancak gerçek başarı; uçağın gövdesini üretmek kadar motorunu da, radarını da, elektronik sistemlerini de ve diğer kritik teknolojilerini de hiçbir ülkeye bağımlı olmadan üretebilmektir.

O gün geldiğinde kimsenin eleştirecek bir sözü kalmaz.

İşte o zaman “yerli ve milli” sözü slogan olmaktan çıkar, gerçeğe dönüşür.

Millet artık manşetlerle oluşturulan algıyı değil, hakikati görmek istiyor.

Çünkü tam bağımsızlık; alkışlarla değil, en kritik teknolojilerde hiçbir ülkenin onayına ihtiyaç duymadan üretmekle mümkündür.

Whatsapp Image 2026 06 29 At 19.18.52Whatsapp Image 2026 06 29 At 19.18.52 (1)Whatsapp Image 2026 06 29 At 19.18.51 (2)Whatsapp Image 2026 06 29 At 19.18.51Whatsapp Image 2026 06 29 At 19.18.51 (1)