Geçenlerde Erzincan’da Millî Görüş sevdalılarından İsmail Meydan amcamız ameliyat masasına giderken yatağında Millî Gazete ile görüntülendi. Bu kareyi Yazı İşleri Müdürümüz Ercan Özcan gazetenin birinci sayfasında sürmanşetten verdi. “Geçmiş olsun…” dilekleriyle…

Sonra ne oldu biliyor musunuz? Ne olduğunu, İsmail amcanın oğlu, benim de Erzincan İmam Hatip Lisesi’nden sınıf arkadaşım Mustafa Meydan anlattı: 

“Babamın Millî Gazete’dekifotoğrafını  gece internet sitesinden kendisine gösterdim. O kadar mutlu oldu, o derece sevindi ki, doktorlar, “Sabaha kadar ağrıları devam eder…” demişti, babamın ağrıları o an bitti. Sabaha kadar da rahat bir uyku çekti. Zaten yıllardır aboneyiz Millî Gazete’ye ama ertesi gün de babam, yakınlarda ne kadar gazete varsa hepsini satın aldı. Babam zaman zaman gazetede dikkatini çeken yazı ve haberleri keser saklar, o fotoğrafı da kişisel arşivine girdi. Herkese gösteriyor…”

***

Daha yakın, bir başka örnek… 

Sultanbeyli’den Mehmet Yıldız amca…

Mehmet amca, 75 yaşında ve kendini bildi bileli Millî Görüş’ün içinde, yine kendini bildi bileli Millî Gazete sevdalısı.

Geçen yıl telefonda, “Yüzde 22 iken de buradayım, şimdi de. Yazılarınızı ilgi ile takip ediyorum. Hacca gidiyorum, helallik için aradım. Kutsal topraklardan dönüşte bir çay içimine mutlaka bekliyorum” demişti… Hayırlı yolculuklar dilemiştik…

Mahcubiyet içindeyim, hâlâ gidemedim ama “çay randevusu” bâki elbette… Bir gün inşallah…

İşte bu Mehmet amcamız, geçtiğimiz günlerde ameliyat oldu. 

Mehmet Yıldız amcamıza buradan şifa dileklerimi iletiyorum. Cenab-ı Hak’tan en kısa zamanda sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum…

***

Okurla bütünleşen bir Millî Gazete, Millî Gazete ile şifa bulan bir okur kitlesi… 

Söyler misiniz, var mı bunun daha ötesi…

KORKMAYINIZ!..

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlyas Tongüç, benim yıllardan beri yakından takip ettiğim isimlerden. Beyefendi kişiliğinden hiçbir dönem taviz vermedi. Her daim güler yüzlü, açık sözlü.  

İlyas Bey, Kağıthane ve Şişli İlçe Divan toplantısına katıldı, geçtiğimiz akşam. Son derece çarpıcı mesajlar verdi burada, İlyas Bey. Okuyalım mı;

* Yeni bir dünyayı kurmak için bir araya geldik. Göreceğiz ki beklediğimiz yarınlar çok yakındır. 

* Şu anki teşkilatımız Refah Partisi’nden aşağı değildir. Yeter ki hemen yanımızdakilere de derdimizi anlatalım.

* Kimsenin istihzasına, alay etmesine aldırmadan çalışmalıyız...

* Bir damlacık Millî Gazete, Siyonizm’in önündeki en büyük engeldir.

* Siyonizm’in Türkiye’yi ne yapıp edip parçalamak istediği biliniyor. Millî Gazete’nin kaç satmasından ziyade varlığı dahi Siyonizm’in korkulu rüyasıdır.

* Baba çocuğuna hikâye anlatıyor, uyuması için... Kaplumbağanın ağaca çıktığını ifade ediyor o arada. Çocuk, gözleri yarı kapalı müdahale ediyor; “Ya baba, sen beni uyutmak için anlatıyorsun biliyorum da bu kadar da olmaz; kaplumbağa hiç ağaca çıkabilir mi?’ İşte burası önemli; biz Millî

Görüşçüler olarak kaplumbağayı ağaca çıkarmak zorundayız…

* Şimdi ne olacak? Sonucu elbette Cenab-ı Allah belirleyecek. Ama Millî Görüş önünde sonunda Siyonizm’e galip gelecektir. 

* Birinci derecede neyi nerede kaybettiysek önlemi de ona göre almak zorundayız.

* Bu sarmalı kırmak zorundayız.

* Fırtına çıkmış, geminin kaptanı tayfalardan birinin elini ve ayaklarını dümene bağlar ve geminin batması engellenir. Bu memleketin batmaması için görev üstlenen başta mahalle temsilcilerimiz olmak üzere tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum.

* Bir atlı giderken adamın içine Siyonizm kaçıyor. Uğraşarak adamın içinden Siyonizm’i çıkarıyor. Millî Görüşçüler olarak Siyonizm’i milletin içinden çıkarmak zorundayız.

* Haftalık toplantılara devam için azami gayret şart. Haftalık toplantılara gelmeyenlerin evine “taziyeye” gidelim!

* Türkiye’nin İran’la kapışması isteniyor.

* El-Bab’da son şehitlerimiz bile bile vuruldu. Rusya’nın yaptığı alçaklıktır.

* Bünyemizin güçlü olması lazım.

* İktidara geldiğimizde yapacağımız ilk şeyi açıklıyorum; ekilmedik bir karış toprak bırakmayacağız. Şeker pancarı ve tütün ekimi tamamen serbest hale getirilecektir. Meclisteki muhalefet de yanlışların ortağıdır. 

* Biz uyarmakla mükellefiz. Korkmayınız... Ömür de, rızık da değişmeyecek...

***

Şunu söyleyebilirim; salonu tıklım tıklım dolduran Şişli ve Kağıthane Saadetliler, gözlerini kırpmadan dinlediler İlyas Bey’i. 

Bereketli bir geceydi…

AĞZINA SAĞLIK BE KAZIM ABİ!

Kazım Koç... Sivas Koyulhisarlı...

Yaklaşık 4 yıldır Saadet Partisi Şişli İlçe Teşkilatı’nda idare amiri olarak görev yapmakta. 

Kazım abi, teşkilatı her sabah besmele ile açıyor, çay demliyor, rutin işleri yapıyor… Teşkilatın eli ayağı adeta…

Kazdağları’nda, Çanakkale Çan Termal Otel’de iki günlük programda Kazım abi de vardı. İlginç bir anısını paylaştı: 

“Adnan Bey, biliyorsunuz büyük otellerde en çok israf ‘açık büfe’lerde. Burada da aynı durumla karşılaştım. Bizim grubun dışında bir de CHP’li bir grup vardı, otelde. Baktım, adam yiyeceğinin 3-4 katı yemek koyuyor tabağına. Sabah 1 yumurta yerine 4 tane yumurta alıyor tabağına. Birini yiyor, diğerleri çöpe. Bizim arkadaşlar, ‘Abi yapma, ayıp olur, yanlış anlaşılır!..’ deseler de dayanamadım ve kalktım restoranda, “Beyler, bayanlar, bu yapılan çok büyük bir israf. Lütfen, tabaklarınıza yiyeceğiniz kadar alın. Haa, doymazsanız yine alın, sizi engelleyen de yok. Yemek de bitmiyor…” dedim. Herkes bir anda bana doğru baktı, salon küçük bir şok yaşadı. Fakat sonra ne oldu biliyor musunuz? O tabağı tepeli tepeli dolduranlar yetecek kadar almaya başladı. Bazı CHP’liler ve otelin sahibi geldi, bana teşekkürlerini iletti. Velhasıl hayırlı bir işe vesile olduk…”

Hay yaşa be Kazım abi! Ağzına sağlık e mi!