En son 2013 yılında altın alımı gerçekleştiren Güney Kore Merkez Bankası, 13 yıllık aranın ardından yeniden fiziki altın alımı yapmaya hazırlanıyor. Jeopolitik risklerin zemin hazırladığı bu kritik karar, Asya’nın en büyük ekonomilerinden birinin geleneksel rezerv varlıklarından uzaklaşarak portföy çeşitlendirmesine gitmesi açısından stratejik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Banka, bu adımıyla küresel ölçekte rezerv güvenliğini ön plana çıkaran diğer merkez bankalarının izlediği politikalara entegre oluyor.
ALIMLAR İÇ PİYASADAN VE SINIRLI ÖLÇEKTE GERÇEKLEŞTİRİLECEK
Güney Kore Merkez Bankası tarafından yapılan resmi bilgilendirmede, planlanan altın alımlarının doğrudan yurt içi pazardan karşılanacağı ifade edildi. Ülkede yıllık altın üretiminin yaklaşık 40 ila 45 ton seviyesinde gerçekleştiği, bu üretimin büyük bir kısmının ise yan ürün olarak elde edildiği biliniyor. Normal şartlarda ihracat pazarlarına yönlendirilen yıllık 4 ila 5 tonluk sınırlı arz diliminin merkez bankası rezervlerine aktarılması hedefleniyor. Alımların ölçeği küresel devlerin hamlelerine kıyasla mütevazı kalsa da sembolik ve stratejik değeri yüksek görülüyor.

FİZİKİ DEPOLAMA NOKTALARI ÇEŞİTLENDİRİLECEK
Banka yetkilileri, yeni alım stratejisinin yanı sıra ellerinde bulunan fiziki altın rezervlerinin muhafaza edildiği depolama lokasyonlarını da çeşitlendirmeyi planlıyor. Mevcut altınların tek bir merkezde veya kısıtlı bölgelerde toplanmasının getirdiği yoğunlaşma riskini azaltmak isteyen Güney Kore, varlık güvenliğini artırmayı hedefliyor. Sürecin henüz başlangıç aşamasında olduğunu vurgulayan banka sözcüleri, alımların tam zamanlaması ve kesin miktarına ilişkin nihai kararların ilerleyen dönemde netleşeceğini belirtiyor.



