BİZİM; millet ve devlet olarak, tarihimizle/köklerimizle/medeniyet değerlerimizle MUTABAKATA ihtiyacımız var. Sorun, kişisel değildir; yol/yön/kıble/düzen/medeniyet sorunudur. Egemen küresel zulüm düzeni, bu yol seçeneklerini önümüze koymuyor. Bizi de otobüsün kaptanlarını seçtirmekle oyalıyorlar. Oysa bu zulüm düzeni sürdükçe sorunlarımız azalmayacaktır...

Altılı/millet masasındaki ittifak/mutabakat metni kamuoyuyla paylaşıldı. Lehte ve aleyhte tepkiler oluyor. Metin, ilahi nitelikte değil. Eksiklikleri, yanlışlıkları, kusurları olması tabiidir. Buna rağmen, metnin içeriği konuşulmaksızın, altı parti neden bir araya gelip uzlaştılar? Üzerinden hem de insafla bağdaşmayan/bağnaz/partizan/iktidar yanlı/yıkıcı hakaretler üretilip yayılıyor... Özellikle Sayın Temel Başkan’ın imanını bile sorgulayacak kadar azgınlaşan bir saldırı kampanyasına şahit oluyoruz. Bu bağnazlığı, kendilerini dindar olarak sunanlar tarafından yapılıyor olması, partizanlığın kardeşliğimize/birliğimize ne kadar zarar verebildiğini de acı bir şekilde göstermektedir. Biz Temel Başkan’ı nerdeyse elli yıldır tanıyoruz... Birkaç yıldan beri de yakınındayız. İmanına/Müslümanlığına/ahlakına/bilgeliğine/koltuk delisi olmadığına, siyaseti hakka ve halka hizmet için yaptığına/dini politikaya alet edip sömürenlerden olmadığına şahidlerdeniz.

Bilge Başkan; yalan söylemez, din sömürüsüne tenezzül etmez. AB değil, İslâm Birliği idealindedir. Ülkemizde kardeşliğe/uzlaşmaya çağıran bilge bir siyasetçidir.

Bu cümleleri de, dünyalık beklentilerle kurmaktan, Rabbimize sığınırız. Biz, yakınında tanımıyoruz da, birileri hangi ölçüyle uzaktan karalama yapıyorlar. Onlar, yaslandıkları/destekledikleri AKP iktidarının ülkemize verdiği zararlara körler/sağırlar. En hassas göründükleri ulusalcılığı/bütünlüğü “ikiz” yasalarla nasıl tehlikeye attıklarını, fuhşun her çeşidine nasıl yol/çığır açtıklarını görmezden gelebiliyorlar. Düşmanlıktan/kutuplaştırmaktan/tefrikadan/değerlerimizden hem de sömürerek besleniyor, üstelik anti-emperyalist pozunu da verebiliyorlar. Ne yazık ki... Düşman saydıkları CHP ile aynı AB yolunda birlikte iken, SP’yi CHP yanında fotoğraf vermekle suçlayabilmektedirler.

Sözleşmeler/mutabakatlar, mahiyetleri farklı, hatta adil olmasa da ihtiyaçlardan/zaruretlerden doğuyor. Rasulullah (a.s)’ın, zamanının müşrikleri, Yahudileri, Hıristiyanlarıyla faydalı sözleşmeler yaptığı biliniyor. (Medine Vesikası, Hudeybiye vb.). Zamanımızda her devletle, kurum ve kuruluşlarla sözleşmeler yapılıyor. Hatta egemenliğimizin paylaşılması/devredilmesi mahiyetindeki andlaşmalar (AB, NATO vb.) gerçeği karşısında aynı ülkenin farklı görüşteki partilerinin millet yararına yönetimde uzlaşabilmeleri NEDEN yadırgansın? Ülkemiz; iyi/adil mi yönetiliyor da, birileri kıskanıyor? Bizim; kutuplaşmaya/çatışmaya/nefrete değil, uzlaşmaya/paylaşmaya ihtiyacımız yok mu?

Her parti, kendi kimliğini koruyarak, asgarî müştereklerde uzlaşabildiler. Buna sevinmeliyiz. Çatışmayı tercih, sadece düşmanlarımıza yaramaz mı? Tefrika mı iyi, yoksa beraberlikler mi? Bu vatan hepimizin değil mi? Gemimiz batmasın...

Yıllar önce, Roma’da Papa'nın heykeli altındaki imzaları, Arz-ı Mev'ud, Sevr, BOP/BİP proje sahipleriyle imzaları unutup/görmezden gelerek/normal sayarak, millet masasındaki imzalara takılmak neyin nesidir? Tek akıldan, ortak akla geçmek, aklın gereği değil midir? "Ben"den, "bize" akıl kârı değil midir? Bu coğrafyada farklı KİMLİKLERİMİZLE bir arada barışık yaşayabilmek zorunda değil miyiz?

"Birlikte bölüşerek tok olmak selamet, bölünerek yok olmak felâket değil midir?

"Ahlâk ve Adalet Düzeni" hedefinin, "Halil İbrahim Sofrası" söyleminin beyanı bizi sevindirmeli/umutlandırmalı/heyecanlandırmalı değil mi?

Biz şuna inanıyoruz ki; ülkemizdeki farklı görüşte olanların samimi olanlarının öne çıkabilmesi/sömürücülerin etkisizleşmesi hâlinde çok sorunumuz çözülebilir.

Birileri, sıkılmadan merhum Erbakan Hocamızı da istismar edebiliyorlar... Hocamızın Millî Görüş’ü/yolu/emaneti ve manevi mirasının adresi, kendisinin de sağlığında vurguladığı üzere, açık/net ve tektir: Saadet Partisi. Biz de burada bekçilerden/nöbetçilerdeniz, elhamdülillah.

Hocamıza verdiği sözde vefalı olup, baba ocağında sebat edenler, dünya süslerine takılıp terk eden kardeşlerinin eve dönüşlerini duayla beklemektedirler.

SP, dış güçlere rağmen siyaset yapabiliyor...

Bu mutabakatın ve seçimlerin milletimizin hayrına olması dileklerimizle. Vesselam.