Ekonomik ve askeri güçlerine güvenerek, Müslümanları da güçsüz görerek onlara karşı baskının her çeşidini uygulayanlara karşı sevgili peygamberimiz sabırla tebliğine devam etmiş. Onları uyarmaya ve uyandırmaya çalışmış.
Onların baskılarını hiçbir zaman anlatmamış. Kendisine yapılan işkenceleri hiç kimseye söylememiş. Ashabın yüreklerine korku değil ümit salmış.
Kuran ayetlerini okumuş. Çaresiz kalan "Ben mağlup oldum, yardım et" diyen Nuh aleyhisselama son anda Rabbimizin yardım ettiğini, yeryüzünden sular fışkırdığını, gökyüzünden yağmurlar yağdığını, Nuhun gemisine binenlerin kurtulduğunu haber vererek iman edenleri ümitlendirir, kafirlerin yüreğine korku salar.
Salih aleyhisselama iman etmeyen ve ona verilen deveyi acımasızca kesenlere korkunç bir gürültü ile helak ettiğini haber verirken de Müminler müjdelenir, kafirler uyarılır.
Hud aleyhisselama iman etmeyenlerin de dondurucu bir kasırga ile helak edildiğini haber verir.
Bunlar bize ocak başı sohbeti olsun, tarih bilgisine sahip olun diye bildirilmiyor.
Kafirlerin yaptığı zulümler, işkenceler anlatılarak mümin yüreklere korku salmak yerine, peygamberler azimle geri adım atmadan sabrederek, su gibi yumuşak davranarak sonunda kazandıklarını haber vererek yüreklendirmek gerekir.
Haçlı ruhuna sahip insanların askeri ve siyasi teknolojik güçlerini dev aynasında büyüterek insanımızın yüreğine korku salmayalım.
Musa aleyhisselama deniz yol oluyor. Yağmurlar Nuh (S.A.V) a, gökgürlemesi Salih (S.A.V) a yardım ediyor.
Minnacık vücuduyla hicret yolculuğunda Sevr mağarasında güvercinle örümcek sevgili Peygamberimize yardım ediyor.
Tevbe süresinin 74 ncü ayetinde Sevgili Peygamberimize, kafirlerin kötü sözler söylediğini haber verir ama hangi sözleri söylediklerini haber vermez.
Tevbe 74 - (Senin hakkında, kötü söz) Söylemediklerine dair Allaha yemin ediyorlar. Şüphesiz o küfür sözünü söylediler, İslâm olduktan sonra kâfir oldular ve erişemediklerine (cinayete) yeltendiler. Allahın lütfundan, Allah ve Rasülünün onları zengin etmesinden başka intikam almaya sebep yoktu. Eğer Tevbe ederlerse onlar için daha hayırlı olur. Eğer yüz çevirirlerse, Allah onları dünya ve âhirette acıklı bir azabla azab eder. Onlar için yeryüzünde bir dost ve yardımcı da yoktur.
Bu üslup bize bir usül öğretir. Bize söylenen kötü sözleri bir de biz tekrarlayarak yayılmasına yardım etmeyelim.
Uhut savaşını Müslümanlar kaybedince sahabeden bir kısmı şaşırdı. Başımızda Peygamber varken, Allah Onu görevlendirmişken "Bu bizim başımıza nereden geldi " dediler. Rabbimiz: " O sizin kendinizden kaynaklandı" de" buyurur. (Al-i Imran 165)
Düşmanın yapıp ettiğini sayıp dökmenin faydası yok. Biz, neyi yaptık, yapmamız gerekirken neyi yapmadık onu konuşalım.
Yasir ve değerli eşi Sümeyye (Allah onlardan razı olsun) işkenceyle şehit edilir. Zinnire isimli hanımın gözlerini kör ederler. (Beyhaki, Delail 2/282) Sevgili Peygamberimizin secdede iken boynuna yeni kesilmiş bir devenin döl yatağını koyuyorlardı. (Müslim, hadis 1794, Delail 2/279)
Bir gün Habbab b. Eret, Sevgili Peygamberimize: "Ya Rasülellah, zalimlerin zulmünden kurtulmamız için dua etmeyecek misiniz " dedim. Sevgili Peygamberimiz oturumuna geldi, yüzü kıpkırmızı olmuştu ve şöyle dedi: "Sizden öncekilerin eti ve sinirleri demir taraklarla kemiğinden ayırılırdı da bu zulüm onları dinlerin den ayıramazdı. Bıçkıyı başın tam ortasına koyarlar başını ikiye ayırırlardı yine de dininden döndüremezlerdi. Elbette bu iş tamama erecek. İslam hakim olacak. Bir atlı, Sana şehrinden Hadramuta kadar tek başına gidecek ve Allah dan başka kimseden korkmayacak" buyurur. (Buhari, Menakıbil-Ensar hadis 3852, Beyhaki, Delail 2/283)
İyi ve güzel şeyleri anlatarak,
Kötü ve iğrendirici davranışları içimize atarak,
Umutsuzluk kokusu olan kelimelerden uzak durarak,
Başarılı örnek insanların hayatlarından örnekler vererek yolumuza devam edeceğiz.