Savaşların yerlerinden yurtlarından ettiği insanlar,
hemcinslerinden böğürlerine ağır darbeler alırken vicdanını yitirmiş dünya,
mağdurlara mazlumlara acımaya pek niyetli değil. Göçmenler için Danimarka
elindekini avucundakini alma kanunları çıkararak kolundaki saate, parmağındaki
neneden kalma yüzüğe göz dikerken diğer Avrupa ülkeleri de merhametsizlik
tarihine adlarını altın harflerle yazdırmaktalar.
Avusturya AFD partisi başkanı Frauke Petry, Polis
yasadışı yollarla ülkeye giren sığınmacıları gerekirse vurmalı dedi.
Petry, Polis sınırın yasadışı olarak geçilmesini
engellemek zorunda, eğer gerekirse silahını kullanmalı, yasada böyle yazar
diye konuştu.
Yunanistan Göç Bakanı Ioannis Mouzala, Belçikalı
meslektaşı Theo Francken in, Sığınmacıları denize geri dök. Üzgünüm ama
boğulup boğulmamaları umurumda değil dediğini öne sürdü.
Belçika Göç Bakanlığı ndan yapılan açıklamada,
toplantının gayri resmi olduğu belirtildi. Belçikalı Bakan, toplantıda
Yunanistan ın sığınmacı akışı ile mücadelede yetersiz kaldığı, bu ülkedeki
karşılama merkezlerinin Avrupa bekleme odası olarak hizmet vermesi
gerektiğini ve Yunanistan a sığınma başvurusu yapmayanların ise geri
gönderilmesi gerektiğini söylemişti.
Basına yansıdığına göre zaten Yunanistan da sığınmacılara
ait bir botu delerek onları denizde ölüme terk etmişti ne var ki o kadar da
hakkını yemeyelim Avrupa ya uzak topraklarının merhamet renginden midir,
göçmenlere şefkatte batılılardan azarı en fazla o yemekte.
İtalya da birçok kentte başlayan karnaval kutlamaları
için bir internet sitesinde mülteci çocuk kostümü satılması tepkilere yol
açtı.
İnternetteki alışveriş sitesi Amazon un İtalya şubesinde,
karnaval kostümleri bölümünde çocuklar için mülteci kostümü başlığıyla
kıyafetler satışa sunuldu, site kullanıcıları, son yıllarda yaşanan mülteci
dramı sürerken böyle bir ilan verilmesini duyarsızlık ve utanç verici
olarak niteledi.
İngiltere ye bağlı bulunan Galler in başkenti Cardiff te
ise çok ağır bir insanlık ayıbı yaşandı, mültecilere kırmızı bileklik
zorunluluğu getirildi. Cardiff e yerleştirilen sığınmacılar, kendilerine
verilen kırmızı bileklikleri takmaya mecbur ediliyor. Çalışmaları yasak olduğu
için günde 3 öğün yemeğe bağımlı sığınmacılar, bileklikleri çıkarmaları halinde
yemek alamıyor, aç kalıyor. Renkli bileklik uygulaması altında bir ay geçiren
bir sığınmacı, yaptığı açıklamada, burada geçirdiği günleri hayatının en zor
günleri olarak nitelendirdi.
Sığınmacı, Bileklikleri takmazsak içişleri bakanlığına
bildirileceğimiz söyleniyordu. Kaldığımız binadan yemek yediğimiz binaya her
gün 10 dakikalık bir yürüyüşle geçiyorduk, cadde boyunca bilekliklerimiz
görünecek şekilde yürüyorduk. Yoğun trafiği olan yolda sürücüler kornaya
basıyor ve bazen arabalarının pencerelerinden uzanıp bize, Ülkenize geri
gidin diye bağırıyorlardı .
Sığınmacıların çalışmasına izin verilmeyen Birleşik
Krallık ta, bazı bölgelerde sığınmacılara az miktarda para verilirken, bazı
bölgelerde de market alışverişi yapmalarına imkân veren kartlar sağlanıyor.
Ülkeye yeni giren sığınmacılar ise içişleri bakanlığının
ilk yerleşim diye nitelediği merkezlere sevk ediliyor. Bu merkezlerdeki
sığınmacılara para da kart da verilmiyor. Yatacak yer sağlanan sığınmacılara,
günde 3 öğün yemek sunuluyor. Dünyalılara merhamet karnesini sanırım köpeklerin jüri olduğu bir heyet
verecek; sualleri onlar soracak, cezaları onlar kesecek, insanlığın böğrüne
yediği tekmenin hesabını sormak, hükmünü vermek ironi olarak insanlara değil
mutlaka köpeklere verilecek.