Afganistan birkaç zalim işgalci güce mezar oldu-3

Afganistan’ın bağımsızlığını ilan eden Afgan Kralı Emanullah Han ortak tarih ve kültür bağları sebebiyle Türkiye’ye büyük dostluk gösteriyordu. Reformcu her lider gibi ülkesinde başlattığı reformları güçlendirmek için Aralık 1927’de başlayan ve Mayıs 1928’de tamamlanan bir dış gezi programı yaptı. Bu bağlamda Mısır, Fransa, Belçika, İsviçre, Almanya, İngiltere, Rusya ve Türkiye’yi ziyaret etti. Afgan Kralı’nın Türkiye ve başkent Ankara’yı ziyareti çok önemliydi. Çünkü Afganistan Türkiye’nin kurtuluş savaşına mütevazı imkânlarıyla maddi ve manevi açıdan destek veren bir ülkeydi. Ankara başkent ilan edildikten beş yıl sonra bile bazı devletler büyükelçiliklerini Ankara’ya taşımamışlardı. Hatta İngiltere Büyükelçisi 1930’a kadar İstanbul’da oturuyordu. Bu bakımdan Afgan Kralı Emanullah Han’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentini ziyaret eden ilk yabancı devlet lideri olması iki taraf için de çok anlamlı idi. Döndükten sonra yeterince halk desteği almadan iddialı sosyal reformlarını sürdürünce isyanlarla karşılaştı ve 1929’da tahtını ve ülkesini bıraktı.

1937 yılında Türkiye, İran ve Irak ile Sadabat Paktı’nın üyesi olarak bağımsızlığını vurgulayan Afganistan, II. Dünya Savaşı sonrasına kadar statükocu tutumunu sürdürdü. 1947’de Pakistan ve Hindistan ayrı devletler olarak ortaya çıkınca Afganistan’ın iç ve dış siyaseti ciddi krize girdi. Hindistan topraklarında Afgan halkı da bulunuyordu. Afganistan doğal olarak bu halklara ilgisiz kalamazdı. Bu durum, Hindistan karşısında Müslüman Afgan halkının çıkarlarını korumadığı gerekçesiyle Pakistan’ın Kabil tarafından ağır şekilde eleştirilmesine neden oldu. İngiltere Pakistan lehinde tavır alınca Kabil de Sovyetler Birliği’ne yaklaştı. 1973 ve 1978’de Sovyet yanlısı iki darbe Afganistan’ı Moskova’ya yeterince yaklaştıramadığından Ruslar doğrudan ülkeyi işgal ettiler.

1979’da başlayan Sovyet işgali uzun ve yıkıcı bir savaşa neden oldu. SSCB, uluslararası destekli komünizm karşıtı mücahit isyancıların amansız baskısı altında Afganistan’da çok zor günler geçirdi. Ağır ekonomik yüke maruz kaldığı gibi asker kayıpları da süper güçlük itibarını sarstı. 1988’de Ruslar girdikleri noktadan yani Amuderya Nehri Köprüsü üzerinden geri çekilmeye başladılar. Bu nokta, İskender’in de Hindistan seferinde kullandığı bir yerdi. İskender gibi Ruslar da geri çekilmek zorunda kaldı.

Ruslara mezar olan ülke Afgan halkına huzur veremedi. Değişik etnik ve kabileci gruplar arasındaki iç savaş, ülkeyi yine kan gölü içinde bıraktı. Ülkedeki iç savaş ve anarşik ortamı sona erdirmek için ortaya konan teşebbüsler boşa çıktı.

1994’te adından söz ettirmeye başlayan sert karakterli ve Pakistan destekli bir hareket olan Taliban, 1996 yılında ülkede gücü ele geçirdi. 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından, ABD ve müttefikleri tarafından Taliban yönetimi Kabil’den uzaklaştırıldı. 2001’de BM şemsiyesi altında düzenlenen Bonn Konferansı, Afganistan’da kurulacak yeni düzenin yol haritasını belirledi. ABD’nin desteklediği demokratikleşme sürecinde Aralık 2004’te Hamid Karzai, Afganistan’ın demokratik olarak seçilmiş ilk cumhurbaşkanı oldu. Önce yeni bir anayasa yapıldı. Bundan sonra, 2005’te Ulusal Meclis seçimleri yapıldı. Böylece siyasi olarak yeniden yapılanma süreci başlatılmış oldu. Karzai, Ağustos 2009’da ikinci dönem için yeniden seçildi. 2014 cumhurbaşkanlığı seçimleri ise çok tartışmalı geçti. Eşref Gani bu süreç sonunda Cumhurbaşkanı olarak kabul görmeyi başardı. Seçilir seçilmez Afganistan’daki NATO ve ABD varlığını kabul eden anlaşmaları imzaladı: ABD-Afgan İkili Güvenlik Anlaşması ve NATO Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması. İki kez ertelenen son cumhurbaşkanlığı seçimi Eylül 2019’da yapıldı. Bu seçimi de Eşref Gani kazandı, ancak daha sonra Taliban karşısında pes ederek BAE’ye sığındı.

Türkiye Afganistan’ın iyi ve kötü gününde her zaman yanında oldu. ABD öncülüğündeki müttefik ülkelerin Kabil’de işleyen bir hükümet düzeni kurmasına maddi-manevi katkılar sağladı. Türkiye başta TİKA olmak üzere birçok kuruluşu ile Afganistan’da binlerce projeyi hayata geçirdi. Bundan sonra da Afganistan’da düzen ve istikrarın sağlanması noktasında katkı sağlayacak ülkelerin başında Türkiye olacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?