Recep Tayyip Erdoğan yeni başbakan olmuştu.
Yahudi lobisinin her isteğini yapıyordu. ABD nin
stratejik ortağı oluyor, Birleşmiş Milletler deki oylamalarda işgalcilerin
istedikleri şekilde tavır alıyor, NATO nun İslam düşmanlığı stratejisine destek
veriyordu. Eski Haçlı seferlerini ibra ederken yenilerine destek vermeye
hazırlanıyordu.
Onu cesaretlendirmek isteyen Yahudi lobisi, çifter çifter
madalya verdi. Bu Müslüman bir liderin malum lobilerden aldığı ilk madalya idi.
Milli Görüş Lideri Erbakan uyardı:
-Bana bak ya! Ne madalyası bu Deli misin sen! Madalya
töreninde sana giydirilen elbisedeki işaretlerin anlamını söylesem delirirsin
be! O madalyaları hemen iade et!
Anında cevap verdiler!
-Bu kıskançlıktır!
Bu devleti tanımamaktır! Bu diplomasiyi bilmemektir.
Bizim liderimiz dünya lideridir! Yaptığı müthiş çalışmalarıyla bu madalyaları
alnının akıyla hak etmiştir. Bu Yahudi düşmanlığı ile siz hiçbir şey
olamazsınız! Zaten olamadınız!
Aradan yıllar geçti! Sayın Başbakan a bir ikaz mahiyetinde
gezi olayları tezgâhlandı. Erdoğan bu işin arkasında batılıların, faiz
lobilerinin ve İsrail in olduğunu açıkladı!
Milli Görüş o zaman tarihi bir öneri yaptı:
-Bu işin arkasında İsrail var diyorsan, o madalyaları
iade et!
Anında cevap verdiler!
-Bu iş ayrı madalya ayrı! Aslında siz de gezicilerin
yanındasınız! Devlet yönetmek ciddi bir iştir. Madalya iadesi diye bir şey
olamaz!
Böylece bu cesaret madalyalarının anlamını yalamış
oluyorlardı. Yani bu bir madalya yalama işi idi.
-Son Gazze bombardımanı başladı. Katliam, zulüm, yıkım,
tecavüz!.. Tabi başta Sayın Başbakan ın stratejik ortağı ve kadim dostu ABD ve
Avrupa, zalim İsrail in arkasında yer aldılar. Başbakan İsrail e karşı naralar
atmaya başladı. Esip gürlemeleri devam ederken Milli Görüş tekrar hatırlattı:
-Bağırıp çağırmayı bırak. Yahudi lobisinin sana verdiği o
madalyaları iade et!..
Cevap biraz değişikti:
-Ne madalyası Biz cesaret madalyası falan almadık! O
madalyalar 2. Dünya savaşındaki Türkiye nin kahramanlıkları için verilmişti.
İnanmazsanız Yahudi gazetelerine bakın!
Danışıklı dövüş müdür nedir, tam da o günlerde gerçekten
Yahudi basınında bu görüşleri teyit eden yazılar yayınlanıyordu. Biz işin
aslını biliyorduk ama yandaş medya bu madalyaların anlamını çarpıtmak için
adeta yarışa girmişti.
Bu madalyaların anlamını ikinci defa yalama idi!..
Milli Görüş ün gündeme getirdiği madalya iade konusu bazı
medya organlarında yüksek sesle dillendirilir oldu! Muhalefet de bu öneriyi
gündeme getirmeye başlayınca bu sefer sıkıştılar. Başbakanlık bu konu ile
ilgili bir açıklama yapmak zorunda kaldı:
-Hayır biz madalyaları iade etmeyiz! Madalya olayı ayrı,
İsrail zulmü ayrı! Siz devlet yönetmediğiniz için bilmiyorsunuz!
Cahilliğinizden bunu yapıyorsunuz!
Hayret birden bire bir şey oldu:
Yandaş medya koro halinde şunu açıklıyordu:
-Erdoğan Yahudi Cesaret madalyalarını iade ediyor
Ooo! Sonunda anladı hatasını, demeye kalmadı, anlaşıldı
ki, Sayın Başbakan iade etmek istememiş, ama Yahudi lobisi bu madalyaların
derhal iadesini istemiş! O da mecbur kalmış iade etmeye!
Şimdi bu işi oya tahvil etmek için çabalıyorlar! Halbuki
Yahudi nin isteği ile iade ediliyor.
Bu kaçıncı U dönüşü
Bu kaçıncı üfürdüğünü yalama!
Söz konusu olan, yere serilen, Başbakan ın şahsi itibarı
değil, Türkiye nin itibarı! Neden bunu siz kullanmadınız da, Yahudi lobisinin
kullanmasını beklediniz
Madalyaları iade etmenin ne anlamı kaldı, ne faydası
kaldı
-Madalya yalaması, MADALYALAMA oluvermedi mi
Madalyalama
Sözlerinin tersini
yapıyorsan,
Buna denir üfürük yalaması;
Tutarlılık çarkın dişli kırmışsa,
Buna denir itibar yalaması!..