İngiltere’de yayın yapan The Guardian gazetesi, Brüksel’de gerçekleştirilen Dışişleri Bakanları toplantısındaki kaynaklarına dayanarak yayınladığı haberde İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz’ın bahse konu toplantıda bir video izlettiğini ve, “Filistinlilerin Akdeniz’de yapay bir adaya yerleştirilmelerini” teklif ettiğini yazdı.
Siyonist bakana bu teklifi yapma cesareti veren elbette İslâm dünyasındaki yönetimlerdir. ABD’deki Siyonist lobiler vasıtasıyla iktidara gelen liderlerin, mazlum Filistinlilerden yana değil de katliamcı ve soykırımcı Siyonist rejimden yana aldıkları tavır ve bu tavrın iç kamuoylarında zımnen kabulü acı tablonun birinci sebebidir.
Başka bir etken ise Siyonist lobiler vasıtasıyla yönetilen ABD, İngiltere ve Fransa yönetimleridir. Özellikle ABD’nin İsrail’in güvenliği için aldığı risk, kendi halkını da rahatsız edecek noktaya gelmiştir ancak bu tavır, yakın bir gelecekte değişecek gibi durmuyor.
Aslında yapay bir adaya yerleştirilmesi gereken, Filistinliler değil insanlığın başına bela olan Siyonist İsraillilerdir. Ortadoğu’nun ve bütün dünyanın huzur bulmasının yegâne yolu, Siyonistlerin işgal ettikleri toprakları terk etmesidir.
İsrailli bakanın teklifi, II. Dünya Savaşı sırasında Almanya başkanı Adolf Hitler’in Yahudileri, Madagaskar Adası’na yerleştirme fikrini akıllara getiriyor.
Madagaskar Planı
Yahudileri Madagaskar adasına yerleştirme fikri Adolf Hitler’in teklifiyle Alman Dışişleri Bakanlığı'nın Yahudi Masası Başkanı Franz Rademacher tarafından II. Dünya Savaşı sırasında dillendirilmişti.
Tarih boyunca insanlığın başına bela olan Siyonist Yahudiler, İngiltere ve ABD’nin himayesinden önce, istenmeyen topluluk olarak görülmekteydi. Bundan dolayı Hitler’in Madagaskar planına benzer düşünceler ortaya atılmıştır.
Bu meyanda, Polonya, 1937’de Fransa ve İngiltere hükümetlerine bir milyon Yahudi’nin Madagaskar Adası’na yahut İngiltere’nin sömürgesi Güney Afrika’ya gönderilmesini teklif etmiş; Siyonistlerin koruyucusu İngilizler bunu kabul etmemişti.
1938 yılında Fransız Dışişleri Bakanı Bonnet de on bin Yahudi’nin Madagaskar adasına yerleştirilmesini önerdi. Mussolini ise Yahudileri Etiyopya’ya yerleştirmeyi teklif etmişti.
Aslında bütün bu planlar, Siyonistlerin Avrupa dâhil dünyanın hiçbir yerinde istenmediğini, uyumsuz ve sevimsiz oldukları, şeytanî planlarıyla insanlığı sürekli rahatsız ettiklerini kanıtlamaktadır. ABD, İngiltere ve Fransa’nın himayesi olmazsa Siyonist İsrail’i bir kaşık suda boğmak isteyen bir dünyanın var olduğu gerçeği İsrail’in bölgede kalıcı olamayacağını göstermektedir. Bu denklem mutlaka bozulacak ve Siyonistler, işgal ettikleri Filistin topraklarından çıkartıldıklarında yeni yurt aramak zorunda kalacaklardır.
Siyonistlere alternatif yeni yurt:
Millî Görüş hareketinin kurucusu Erbakan Hocamız yıllar önce “Amerika İsrail’i çok seviyorsa Güney Amerika’dan ülke versin” demişti. İslâm dünyasındaki Siyonizm’e başkaldırının sembol ismi Erbakan Hoca’nın bu mantıklı ve kesin çözümlü projesi, önemlidir. Yapılması gereken Yahudilerin ABD’ye gönderilmeleridir.
Geldiğimiz noktada İsrail’i desteklemede ABD’yi yalnız bırakmayan Avrupa Birliği ülkeleri de çok sevdikleri ve destekledikleri Siyonistlerin kendi ülkelerine göç etmesine razı olmalıdır. Zira, 1947 yılından sonra Filistin topraklarını işgal edip yerleşen bütün Yahudiler bu ülkelerden gelmiştir. Geldikleri topraklara geri gönderilmeleri en mantıklı yoldur.
Bu plana göre, Filistin topraklarındaki 7 milyon işgalci Siyonist, ABD ve diğer destekçi ülkelere şu şekilde dağıtılmalıdır: “ABD’ye 3 milyon, İngiltere’ye 1,5 milyon, Fransa’ya 700 bin, Almanya’ya 450 bin, İtalya’ya 350 bin, İspanya’ya 300 bin, Macaristan’a 300 bin, Polonya’ya 200 bin, Ukrayna’ya 200 bin”.
Proje gerçekleşirse, bölgeye ve dünyaya huzur gelir; Mescid-i Aksa, Kudüs, Batı Şeria, Gazze ve bütün Filistin toprakları özgürleşir, zulüm, kan ve gözyaşı biter. Anti-Siyonist Yahudiler ve barışçıl Hıristiyanlar da isterlerse Kudüs’ü ibadet ve turistik gezi maksadıyla ziyaret edebilirler.