Koca koca adamlar,
Yanlarından geçen çocuklara, yaşlılara, kadınlara aldırmadan,
Normal cümle kurar gibi,
Küfür etmekteler.
Yürüyüş parkurunda gençler,
Birbirlerinin annelerine,
En ağır küfürleri etmekteler.
Genç kızlar,
Mesire yerindeki jimnastik aletlerinde,
Ağızlarında erkeklerin kullandıkları kötü küfürlerin aynısı.
Yüzlerine bakıyorsunuz,
Belki utanırlar diye.
Yoo, anlamıyorlar.
Bilakis çok sanatsal buldukları bir tavır içerisinde,
Birbirleri ile yarış etmekteler.
Çocuklar,
Korunun basket sahasında torunlarımla koşuyorum.
Hiç beklemediğim kesim.
İlkokul çocukları,
En çirkin küfürlerle konuşmaktalar birbirleri ile.
İkaz etmeye çalışıyorum,
Evladım bunlar söylenmez,
Ayıptır, günahtır.
Hani okullarda öğretmenler,
Evlerde ebeveynleri hiç mi bu konu üzerinde durmazlar.
Dahası yaşlı nenelerden duyacağım aklıma hiç gelmemişti.
Konya’nın bir köyünde cenaze için toplandığımız evde.
Hüzün dolu saatleri dağıtmaya mı çalıştı,
En ağır küfürleri ile.
O, sövgü cümlelerini sıraladıkça, kadınlar gülmeye başladılar.
Etraftan tezahürat görünce, güzel bir şey yapmış gibi başka küfürlü cümleler ile teyze rekorunu kırmaya çalıştı.
Yaşından ötürü onu değil de gülenleri uyardım,
“Ama siz böyle gülerseniz, o da marifet yaptığını sanmakta”.
En acılı anda bile nasıl bir yaklaşım şaşırdım.
Dizilerden mi öğrenmekteler,
Küfürlerin moda olmasından mı etkilenmekteler,
Anlamak mümkün değil,
Kâinatın Efendisi oysa, sövgüden uzak durulmasını sık sık vurgulamıştır;
"Mümin dil uzatıcı değildir, lanet okuyucu değildir, kötü iş yapan değildir, kötü söz söyleyen değildir."
Dinin ulusu Hz. Ali de, "Çirkin laf edenle onu yayan, günâh işlemekte eşittir."
Hucurât Sûresi’nde Rabbimiz, konunun önemini insanlara hatırlatmakta;
"Bir kısmınız bir kısmınıza dil uzatmasın. Muhakkak Allah, çirkin söz kaçıranı, kasden çirkin söz söylemeye yelteneni sevmez."
Rabbimizin istediği, insanoğlunun kerih sözlerden uzak durup zarafet üzerine olması.
Sadece ve sadece güzel konuşmalarını murad etmiş,
Bakara Sûresi’nde,"...insanlara güzellikle söyleyin..."