22-23 Ekim 2021 tarihleri arasında Ankara’da düzenlenen 4. Uluslararası Necmettin Erbakan ve Millî Görüş Sempozyumu’nda sunulan “Necmettin Erbakan ve Kıbrıs Barış Harekâtı” başlıklı bildirinin genişletilmiş ve revize edilmiş haline göre…
ESAM Dergisi’nde yayınlanan ve Fadime TOSİK DİNÇ’in kaleme aldığı bildiride, Kıbrıs Barış Harekâtı sürecinde yaşananlar çarpıcı bir biçimde ifade ediliyor.
Örneğin bu kritik saatlerde Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu’nda son derece dikkat çeken diyaloglar yaşanıyor.
O MGK toplantısında İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk’ün “Kıbrıs’taki bu vahim durum karşısında biz derhal adaya çıkartma yapıp Yeşil Hattı tutmalıyız, başka çare yok.” sözlerine, Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk ilk tepkiyi vermiş ve ne dediğinin farkında olup olmadığını sormuştur. Bu soru üzerine İçişleri Bakanı Asiltürk: “Tabi farkındayım, Sayın Cumhurbaşkanım. Bizim milletimiz, bizim ordumuz bundan daha güç işleri başarmıştır. Bu çıkartmayı da kolayca başarmaması için hiçbir sebep yoktur.” demiştir.
Milli Görüş lideri, Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan da toplantıda askeri harekât noktasında ısrar etmiştir…
KRİTİK KARAR ÖNCESİ KABİNE TOPLANTISINDA NELER YAŞANDI?
Fadime TOSİK DİNÇ, ESAM Dergisi’nde konuya ilişkin bildirisinde şunları aktarıyor;
* "Kıbrıs’ta darbe olduğu haberinin alınması sonrasında Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan, Partisinin Genel İdare Kurulunu hemen toplamış ve toplantı da “Mutlaka müdahale edilmesi lazım” kararı alınmıştır. Necmettin Erbakan’ın ve arkadaşlarının bu kararı almasında hiç şüphesiz ki Emeviler devrinden beri Kıbrıs’ın bir İslam beldesi olması ve Anadolu coğrafyasının korunması noktasındaki hassasiyetleri önemli olmuştur. Necmettin Erbakan, “Davam” adlı eserinden Kıbrıs’a müdahalenin gerekliliği “Kıbrıs, Türkiye’nin bütünlüğünün sigortasıdır. Kıbrıs demek, Türkiye demektir. Kıbrıs, Ortadoğu’nun barışı, İslam âleminin huzuru ve Türkiye’nin korunması için büyük öneme haizdir.” diyerek de ifade etmiştir.”
* “Başbakan Bülent Ecevit Ankara’ya döndükten sonra önce Genelkurmay Başkanlığına gitmiş, kuvvet komutanları ile bir toplantı yaptıktan sonra Bakanlar Kurulu 19.30’da toplanmıştır. Toplantıya Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk de katılmıştır. Bakanlar Kurulu toplantısında Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan Partisinin Genel İdare Kurulundan alınan karar doğrultusunda askerî harekât ile ilgili olarak şunları söylemiştir: “Bendeniz vakit geçirilmeden askeri müdahalede bulunulması kanaatindeyim. Şımarık Yunan Milleti’ne Allah’ın izniyle unutamayacakları bir ders vermeliyiz.” Erbakan’ın bu sözleri üzerine Ecevit: “Ama önce barışçı yolları denemeliyiz. Tarihi fırsatı kan dökmeden, yakıp yıkmadan, acısız da değerlendirebiliriz. Savaş son çaredir. Ayrıca diplomasi ile askeri harekâtı birbirinden ayırmalıyız.” Şeklinde cevap vermiştir.”
* “Bakanlar Kurulu toplantısındaki bu konuşmalardan da anlaşılacağı gibi Kıbrıs’ta yapılan darbe sonrası Kıbrıs’a bir askeri harekâtın yapılması noktasında Başbakan Yardımcısı Erbakan oldukça kararlı iken Başbakan Bülent Ecevit son çare olarak askeri harekâtı görmektedir.”
OĞUZHAN ASİLTÜRK, CUMHURBAŞKANI KORUTÜRK’E NE CEVAP VERDİ?
* “Bakanlar Kurulu toplantısına 21.45’te ara verilmiş ve Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısına geçilmiştir. Milli Güvenlik Kurulu, toplantısına MSP’li bakanlardan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk katılmışlardır. MGK toplantısında İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk’ün “Kıbrıs’taki bu vahim durum karşısında biz derhal adaya çıkartma yapıp Yeşil Hattı tutmalıyız, başka çare yok.” sözlerine, Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk ilk tepkiyi vermiş ve ne dediğinin farkında olup olmadığını sormuştur. Bu soru üzerine İçişleri Bakanı Asiltürk: “Tabi farkındayım, Sayın Cumhurbaşkanım. Bizim milletimiz, bizim ordumuz bundan daha güç işleri başarmıştır. Bu çıkartmayı da kolayca başarmaması için hiçbir sebep yoktur.” demiştir.”
MSP’Lİ BAKANLAR ‘HAREKÂT”, ECEVİT “DİPLOMASİ” DEDİ!
* “Necmettin Erbakan’ın da toplantıda askeri harekât noktasında ısrar etmesi üzerine Ecevit, bir ara çözüm önermiştir. Ecevit’in ara çözümü; kendisinin Kıbrıs’ın diğer bir garantör devleti olan İngiltere’ye gitmesi ve durumu İngiliz başbakanı ile görüşmesidir. Bu görüşmede Ecevit, İngiliz başbakanından Kıbrıs’a Türk askerinin barışçıl bir yolla çıkması ve İngiliz üslerine yerleşmesi, sonrasında da Türk askerlerinin İngiliz askerleri ile birlikte adanın güvenliğinin sağlanması yönünde taleplerde bulunmaktır…"




