Arama motorlarından en ünlüsü… Kimilerinin “Google amca” dediği, Google efendi bakın nasıl tanımlıyor, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC);
* “Kuzey Kıbrıs veya resmî adıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Akdeniz’deki Kıbrıs adasının kuzey kısmında yer alan de facto devlet.”
* “Varlığı Türkiye dışında hiçbir ülke tarafından tanınmamaktadır.”
* “Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi kuruluşlar ve uluslararası toplum tarafından 1974’te Türkiye’nin gerçekleştirdiği Kıbrıs Harekâtı’ndan beri Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Türkiye işgali altındaki toprağı olarak nitelendirilmektedir.”
* “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne uluslararası toplum tarafından ekonomi, ulaşım, spor gibi alanlarda ambargolar uygulanmaktadır.”
* “Ambargolardan dolayı ekonomik olarak Türkiye’ye bağımlı hâle gelmiştir.”
* “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye tarafından ekonomik, siyasi ve askerî olarak desteklenmektedir.”
* “2001 yılından itibaren ekonomide hızlı bir büyüme yaşanmış; ancak ülke 2000’li yılların sonlarından itibaren ekonomik sıkıntılar yaşamaya başlamıştır.”
***
Çok muhterem Google efendinin KKTC hakkında, sayfalarında, “de facto devlet!” tanımlaması çok büyük ayıptır, skandaldır. Google’ın KKTC için, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Türkiye işgali altındaki toprağı olarak nitelendirilmektedir” saptırması ise katmerli ayıptır, tüm zamanların en büyük skandallarından biridir!
Bağımsız bir devlete Google efendinin reva gördüğü muamele bu mudur?
***
KKTC denilince hiç kuşkusuz ilk akla gelen 1974 Barış Harekâtı’dır, kararlı duruşu ve iradesi ile Erbakan Hoca’dır, MSP’dir, kısacası milletimizin bizatihi kendisidir.
KKTC’nin kuruluşunun (15 Kasım 1983) 39. yıl dönümü geçtiğimiz günlerde törenlerle kutlandı. Nice yıllara…
OLMADI GARDAŞ!
Azerbaycan… Can Azerbaycan… Dost ve kardeş ülke Azerbaycan… Azerbaycan, Ortadoğu’nun çıbanbaşı, terör devleti İsrail’le en üst düzeyde diplomatik bağ kurma kararı aldı, Tel Aviv’e büyükelçilik açma kararı verdi! İsrail normal bir ülke değil, can Azerbaycan! Olmadı gardaş!
***
Bir husus daha; can Azerbaycan KKTC’yi ne zaman tanıyacak, acaba? Sadece Azerbaycan değil, diğer Türk cumhuriyetleri ve 60’tan fazla Müslüman devlet KKTC’yi ne zaman tanıyacak?
Tamam, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’ne gözlemci üye olması güzel bir gelişme! Evet, ama yetmez! Türk cumhuriyetlerinin ve 60’tan fazla ülkeyi kapsayan İslam dünyasının da KKTC’yi tanıması elzem…
DARBEYE GİDEN YOLU ANLATAN TUTANAKLAR!
TBMM Kütüphane ve Arşiv Hizmetleri Başkanlığı, harika bir işe imza attı.
Nadir kitaplar koleksiyonunda mikrofilm olarak yer alan 260 ciltlik “DP Meclis Grubu Müzakere Zabıtları”nı dijital ortama taşıdı. Kısacası, Demokrat Parti grup toplantı tutanakları erişime açıldı. İnternette TBMM sayfasından bu tutanakların tümüne ulaşabiliyorsunuz.
Şöyle bir göz attım tutanaklara… 27 Mayıs askeri darbesine doğru giden yola döşenen taşları birer birer görebiliyorsunuz!
Uydurma ve komik gerekçelerle Başbakan Adnan Menderes ve arkadaşlarının idama yollandığı 27 Mayıs askeri darbesine giden yolu anlatan Meclis tutanakları bunlar… Demokrat Parti (DP) TBMM Grubu’nda, başta Başbakan Adnan Menderes olmak üzere DP’li milletvekillerinin bu süreçte yaptıkları konuşmalar…
Herkese tavsiye ederim; bir devrin acı dolu fotoğrafını çeken bu tutanaklar, askeri darbeye giden haykırışların da bir sesi aynı zamanda. Belki bir ara bu tutanaklara yansıyan birebir konuşmalardan da bahsederim burada…
ŞARK EKSPRESİ’NDE CİNAYET!
Doğu Ekspresinde Cinayet veya Şark Ekspresinde Cinayet, Agatha Christie’nin yazdığı bir polisiye roman. Okumuşsunuzdur… Geçenlerde kısa bir tren seyahatim oldu, Doğu Ekspresi ile… Geçenlerde dediğim, birkaç ay önce… Nostalji olanıyla değil, normal Doğu Ekspresi’yle… Tren saati sabah 05.12 idi. Tren saat kaçta geldi biliyor musunuz? Saat 06.30’da. Neredeyse 1,5 saate yakın bir tehir...
* 1970’li yıllarda da böyleydi, değişen bir şey yok!
TCDD’de işleyiş neredeyse aynı! Ne bir adım ileri ne de bir adım geri! Daha pahalı olmasına karşın, rahat edelim diye güya kuşetli koltuğu tercih ettik. Kompartımana şöyle bir göz attım;
* 1970’li yıllarda nasılsa yine şimdi de böyleydi, değişen bir şey yoktu! Vagon görevlisi gözlerini ovuştura ovuştura bir yastık ve nevresim getirdi, attı ve gitti…
* 1970’li yıllarda da böyleydi, değişen bir şey yok!
Kompartımanın camları aşağı/yukarı açılan - kapanan türdendi!
* 1970’li yıllarda da böyleydi, değişen bir şey yok! Ama bir dakika, 1970’li yıllarda kompartıman camları açılır cinstendi. Şimdi bu camlar nedense açılmıyordu!
Pencere tarafında oturanlar için, bir şeyler yemede içmede kullanılan, açılır kapanır bir küçük masa göze çarpıyordu.
* 1970’li yıllarda da böyleydi, değişen bir şey yok!
O masanın üzeri ekmek kırıntıları, yemek artıkları, bardak izleri ve meyve kabukları ile doluydu!
* 1970’li yıllarda da böyleydi, değişen bir şey yok!
Kuşetli kompartımanda hemen girişin üzerinde ve camın üzerinde valiz çanta eşya koymak için alanlar vardı.
* 1970’li yıllarda da böyleydi, değişen bir şey yoktu!
Koridora çıktım. Koridorda camı açıp biraz hava almak istedim. Ama o da ne? Camlar açılmıyor!
* 1970’li yıllarda böyle değildi, değişen bir şey varsa biri buydu! 1970’li yıllarda özellikle koridordaki camları açar, etrafı temaşa ederdik! Tren tünellere girdiğinde kötü koku ve is girmesin diye de camları kapatırdık.
Trenlerin en çok lüzumlu yerlerinden biri de WC’leridir. İhtiyacınızı giderirsiniz, abdest alırsınız, ellerinizi yıkarsınız. Eskiye göre bir iyileştirme var mıydı tren WC’sinde?
* 1970’li yıllarda da böyleydi, değişen bir şey yok! WC’de su bazen akıyor, bazen akmıyordu!
Ankara’dan Kars’a kadar tren yolculuğu yaptığınızı düşünün! 1970’li yıllarda trenlerin lokantası vardı.
Yemek de yiyebiliyordunuz, çay da içebiliyordunuz.
Şimdi baktım, koca Doğu Ekspresi’nde içecek bir sıcak çay bile yok!
***
Bu yakınlarda, Doğu Ekspresi lokantasının yeniden hizmet vermeye başlayacağı haberleri yansıdı. Ancak lokantada alkol servisi de yapılacağı yolunda işaretler verildi! Bu, son derece yanlış olur. TCDD yönetimi böyle bir uygulamaya zinhar müsaade etmemeli!