98 yıl yaşayan Barbara Cartland 723 kitap yazmış. Kitaplarından birçoğu 36 dile çevrilmiş. Toplam bir milyarın üzerinde satış yapmış ve 1983 yılında Guines rekorlar kitabına girmiş.
Filan zengin bu sene şu kadar milyar dolar kazanmış, dünyanın en güzel yerlerinden filan yerlerde villaları varmış türünden haberleri duyduğumda rakamların fazlalığı beni hayrete düşürür ama "Ben de böyle bir şey yapabilseydim" diye içimde herhangi bir kıpırtı olmaz.
Bu yaşıma geldim bana Barbara Cartland dan güzel bir söz nakleden olmadı.
Hani Baki:
"Avazeyi aleme Davud gibi Sal
Baki kalan bu kubbede hoş bir sadâ imiş"
Bâkî nin bu mısraını bilmeyenimiz çok az. Demek ki çok yazmak, çok söylemek önemli değilmiş. Önemli olan, faydalı, güzel, anlaşılır, ikna edici ve kalıcı söz söyleyebilmektir.
Size, hicretin dokuzuncu yılında, Recep ayında, Tebük de sevgili peygamberimizin yapmış olduğu faydalı, doğru, güzel, anlaşılır, inandırıcı, ve kalıcı bir konuşmasını sunuyorum.
Bu hutbedeki bir çok cümle, ayrı ayrı sahih senetlerle rivayet edilmiş ve hadis şarihleri tarafından sayfalarca açıklanmış, bazı cümleler, hattatlarımız tarafından yazılmış ve tezhipçilerimiz, göz nuruyla süsleyip evlerimizi, camilerimizi ve sergi salonlarımızı şereflendirmiştir.
TEBÜK HUTBESİ:
"Muhakkak sözlerin en doğrusu Allah ın kitabıdır.
İplerin en sağlamı takva kelimesi(Kelim-i Tevhid)dir.
Milletlerin/dinlerin en hayırlısı, İbrahim in milleti/dinidir.
Sünnetlerin en değerlisi, Muhammed in sünnetidir.
Sözlerin en şereflisi, Allah ın zikridir.
Kıssaların en güzeli, bu Kur an dır.
İşlerin en hayırlısı, farz olanları yapmaktır.
İşlerin en kötüsü, dine sonradan sokulan(bid at)lardır.
Yolların en güzeli, peygamberlerin yoludur.
Ölümlerin en şereflisi, şehitlerin ölümüdür.
Körlüğün en kötüsü, doğru yol/İslâm dan sapmaktır.
Amel/eylemlerin en hayırlısı, faydalı olandır.
Yolların en iyisi uyulabilenidir.
Körlüğün en kötüsü, gönül körlüğüdür.
Üstteki el, alttaki elden(veren el, alan elden) hayırlıdır.
Az olup yeten mal, çok olup, Allah a kulluktan alıkoyan maldan hayırlıdır.
Mazeretin en kötüsü, ölürken yapılandır.
Pişmanlığın en kötüsü, kıyamet gününde yapılandır.
Bir kısım insanlar, Cuma namazına en son gelirler. Bir kısım insanlar daha vardır ki, Allah ı zikrederken kalbi ile dili ayrı ayrı hareket ederler/duymazlıktan gelirler.
Dilin yalan söylemesi, hataların en büyüklerindendir.
Zenginliğin en hayırlısı, gönül zenginliğidir.
Azıkların en iyisi, takva azığıdır.
Hikmetin başı, Allah korkusudur.
Kalplerde yerleşen en hayırlı şey, şüphesiz imandır.
Şüphe, küfürdendir.
Ağıt yakmak cahiliye adetinden, aldatmak cehennem közlerinden, sarhoşluk ateşle dağlama gibidir.
(Mazluma mersiye, zalime methiye yazarak geçimini sağlayan) Şiir, iblistendir.
İçki, günahların hepsini toplayandır.
Yiyeceklerin kötüsü, yetim malıdır.
Bahtiyar, başkasından ibret alandır.
Bedbaht, anasının karnında şaki yazılandır.
Hepinizin gittiği yer dört arşınlık yerdir (kabirdir). İş ahirete kalmıştır.
Amelin/işin özü onun sonucunda belli olur.
Rivayetlerin şerlisi yalanlarıdır.
İstikbal yakındır.
Mü mine sövmek fasıklık, onunla çarpışmak küfür, onun etini yemek (gıybet etmek) Allah a isyanlardandır. Malının haramlığı, kanının haramlığı gibidir.
Kim Allah a yalan yere yemin ederse, Allah onu yalan çıkarır.
Af eden af olunur, bağışlayanı Allah bağışlar.
Kinini yutanı Allah mükafatlandırır.
Zarara sabredene Allah karşılığını verir.
Şöhret peşinde koşanı Allah, çirkin şöhret yapar.
Sabredene kuvvet verir.
Allah a isyan edene Allah azab eder"(İbn-i Kayyim, Zâdü l-Meâd, 3/1459, Muzaffer Can tercemesi. Cantaş yayınevi)