Yandaş kafalardan yine “inciler” dökülüyor.

“Top kafadan sivri zekâ” örnekleri sunuluyor.

Ve Türkiye ekonomisini “sığınmacıların ayakta tuttuğu” iddia ediliyor. 

“Onlar olmasa ekonomi batar” diyorlar.

“Onlar olmasa işyerleri batar” diyorlar.

Ülke insanı çalışmak için iş beğenmezken onların beğenilmeyen işlere talip olarak ekonomiyi ayakta tuttuğunu ileri sürüyorlar.

Peki, ülke insanı neden iş beğenmiyor?         

Bunun cevabını vermeye hiç yanaşmıyorlar.

Çünkü verebilecekleri bir cevap yok!

Herhalde “bizimkilerin izlemiş oldukları politikalar ülke insanını iş beğenmez bir hale getirdi” diyecek halleri yok!

Ya da “herkesi üniversite mezunu yapınca sanayide çalışacak eleman kalmadı” diye itirafta bulunacak değiller!

Yandaş kafalar yakında Türkiye tarımının ve Türkiye hayvancılığının da sığınmacılar sayesinde ayakta kaldığını söylerlerse bizim açımızdan sürpriz olmaz. Zira pek çok köyde hayvanları sığınmacılar güdüyor.

Bunları söylemek kolay da ülkenin bu hale nasıl geldiğini söylemek o kadar kolay değil.

Yaklaşık çeyrek asırdır ülkeyi yönetenler öyle politikalar izlediler ki, ne sanayide çalışacak ara eleman yetiştirildi ne de hayvancılık ve tarımda çalışma teşvik edildi!

Pıtrak gibi üniversiteler açılarak ortaokuldan, liseden bozma yüksek okullar devreye sokuldu!

Böyle yapılırsa gençlerin okullara koşacağı ve işsizlik sorununun bir süreliğine erteleneceği varsayıldı.

Nitekim varsayıldığı gibi de oldu ve gençler üniversiteye gitti!

Bu ne sağladı? Ortaokul ve lise mezunu işsiz yerine üniversite mezunu işsizler ordusunun ortaya çıkmasını sağladı.

Üniversite mezunu işsiz de ne sanayide ne de tarımda ara eleman olmaya yanaşmadı. 

Onların yerini sığınmacılar doldurdu.

Şimdi ister misiniz sanayi ve tarımı ayakta tutmak için daha çok sığınmacı getirtmeye kalkışsınlar!

Yaparlar mı yaparlar!

Yandaş kafalardan her şey beklenir.