Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
Din ve düzen olarak İslam’a teslim olmuş bir kimse, İslam’ın tam ve kâmil bir din olduğuna iman eder. Dünya hayatının bir hak-batıl mücadelesi imtihanı olduğunu bilen her mümin, iman ve cihat şuuruyla takva üzere yaşar ve Müslüman olarak ölmenin derdini taşır. Bu bakımdan hepimizin İslam dinini yeniden okumaya, gerçeğine teslim olmaya ihtiyacımız vardır. Bilelim ki, günümüz Müslümanlarının algıladığı İslam, Allah’ın bizden razı olacağı İslam’dan çok uzaktır. İbrahim Alehisselam’ın şu duası önemlidir. Bakara 128: “Ey Rabbimiz; bizi sana boyun eğen, İslam'ı yaşayan, senin hükmüne razı olan Müslümanlar olarak yetiştir. Soyumuzdan yalnız sana boyun eğen, senin hükmüne razı olan Müslüman bir ümmet, İslâm'ı yaşayan Müslüman bir nesil meydana getir. Bize ibadet edeceğimiz mübarek makamları, ibadetimizin usullerini, yollarını, icra şeklini göster, öğret. Tövbemizi, sana itaate yönelişimizi, rahmetinle kabul et. Hiç şüphesiz sen, tövbeleri kabul edensin ve çok merhamet sahibisin.” Allah katında gerçek din İslam’dır. Kim İslam’dan başka bir din ve düzen ararsa, ondan bu asla kabul olunmaz ve o, ahirette de en büyük zarara uğrayanlardan olur. İslam; tamam, kâmil ve şamil bir dindir. Maide 3: “…Bugün dininizi, hukuk düzeninizi kemâle erdirdim, olgunlaştırdım. Üzerinizdeki nimetimi, tamamladım. Liyakatinizden dolayı, hayatınızla içiçe, din olarak, şeriat olarak, medeniyet olarak size İslam'ı layık gördüm…” Kim nefsini tümüyle Allah’a, O’nu görür gibi teslim edip gerçek Müslüman olursa, muhakkak ki o, en sağlam kulpa yapışmıştır. Müslüman, eylem adamıdır ve tek davası İslam’dır.
İSLAM’IN ÖZELLİKLERİ
İslam’ın önemli özellikleri vardır ki, o bu özelliklerle bilinir ve tanınır. 1. Allah’tandır: İslam, rahman ve rahim olan Allah’ın insanlara gönderdiği saadet düzenidir. Tümüyle Allah’ın belirlediği hükümler topluluğudur. 2. İnsana gönderilmiştir: İslam, her konuda insanın saadetini hedeflemiştir. Kur’an insanlara indirilmiş, peygamberler insanlar arasından seçilmiştir. İslam’a göre insan, en güzel biçimde ve yeryüzünün halifesi olarak yaratılmıştır. İnsanın görevi yeni bir saadet dünyasını İslam ile kurmaktır. 3. Kapsamlılık ve evrensellik: İslam, geleceği kapsayacak uzunlukta, bütün insanları kuşatacak genişlikte, dünya ve ahiret işlerini içerecek derinliktedir. Mesajı ve hükümleri bütün zamana, bütün dünyaya, bütün insanlığa yöneliktir. 4. Vasatlık ve denge: İslam; denge, orta yol, adalet, ölçü gibi temel dinamikleri olan bir dindir. İfrat ve tefritten uzaktır. Aşırılıklar yoktur. İnsanı azdırmaz ve ezdirmez. İslam; insanın içini ve dışını, ruhunu ve bedenini, bireyi ve toplumu, ferdi ve devleti, kadını ve erkeği, aileyi ve milleti dengeler. 5. Açıklık ve netlik: İslam’ın inanç esasları, düzeni ve kavramları sade ve açık seçiktir. 6. Hâlis din: İslam; sentez, atma ve katma kabul etmeyen, kaynağı sağlam bir dindir. 7. Tevhit: İslam’ın esası, şirk değil tevhit akidesidir. 8. Peygamberleri tasdik: Allah tarafından gönderilen bütün peygamberlere inanılır. Peygamberler arasında ayrım yapılmaz. 9. Egemenlik Allah’ındır: Hak ve adalet ölçüsü koymak, emretmek ve yasaklamak sadece Allah’a aittir. 10. Sağlam kaynak: İslam’ın temel kaynağı Kur’an’dır. Kur’an, insanlığa bir açıklama, takva sahipleri için de hidayettir. 11. Kâinatla uyum: Kâinat ve içindeki varlıkların tümü Allah’a teslim olup itaat etmektedirler. Eşrefi mahlûkat olan insan da İslam’a teslim olup itaat ederse kâinatla uyum içinde olmuş olur. 12. Tek ümmet oluşturur: İslam; müminleri insanları hayra çağıran, İslam’ı telkin ve teklif eden uyumlu, tutkun ve dayanışma içinde hareket eden tek bir ümmet haline getirir. 13. Kolaylık ve müjde: İslam’ın hükümleri yaşanılacak kolaylıktadır. İslam; rahmet, af ve müjde dini ve düzenidir. 14. Akla ve ilme önem verir: İslam, akla hitap eder ve akıllıyı sorumlu tutar. İlim öğrenmeyi her Müslümana farz kılmıştır. Bu özelliklere sahip İslam bizim için hak davadır ve tek davadır. Bu kapıyı günümüzde Milli Görüş tutmuştur.
İMAM OLMAK
Takva sahiplerini cihada hazırlayan, yürüdükleri İslam yolunda onlara önderlik eden bir imam, önder olmak, görevlerin en kıymetlisidir. Emanet, ehliyet ve liyakat şartlarını taşıyan her mümine, aşağıda meali verilen ayette; “…bizi takva sahiplerine önder kıl” niyazında bulunması telkin edilmiştir. Furkan 70-74: “Ancak geçmişin kirlerinden arınıp tövbe ederek, halis niyet ve amaçlarla, İslam esaslarını ve adil düzenini hayata geçirenlerin, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanların, kalıcı salih ameller işleyenlerin, işte onların kötülüklerini Allah, iyiliklere, düzenli bir devlet hayatına çevirir. Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir. Evet, her kim içtenlikle tövbe eder ve ardından güzel davranışlar ortaya koyarsa, muhakkak o, tövbesi kabul edilmiş olarak Allah’a dönmüş olur. Onlar ki, tevhit inancı dışındaki yalan ve asılsız olan şeylere tanıklıkta bulunmazlar, boş ve anlamsız şeylerle uğraşan kimselere rastladıkları zaman, yanlarından şeref ve vakarla geçip giderler. Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığında onlara karşı kör ve sağır davranmazlar. Onlar: ‘Ey Rabbimiz; bize eşlerimizden ve soylarımızdan göz aydınlığı olacak kimseler ihsan et ve bizi takva sahiplerine önder kıl’ diye dua ederler.” Bu vasıflara sahip muttakiler topluluğuna önder olacak insan, ağır bir sorumluluğun altına girmiş olur. Bu görev, ateşten gömlek giymek gibidir. Bu görevi yapabilecek olanlar arasından en ehliyetli ve liyakatlisini öne çıkarmak, müminlerim ileri gelenlerinin görevidir. Bu da “emanetleri ehline veriniz” emri gereği İslam’dandır. Selam hidayete tabi olanlara…