Bismillâhirrahmanirrahîm;

     DÜNYA, 38 gündür gözü dönmüş katil Siyonistlerin, hiçbir kural tanımadan siviller üzerine barbarca bombalar yağdıran; yakıp, yıkıp, öldüren caniliğini seyrediyor. Bu süreçte 2,3 milyon nüfuslu dünyanın büyük şehirlerinden Gazze’yi yerle bir ettiler. Hastane, okul, cami gibi en insanî mekânlara saldırdılar. Vahşetin en ileri şeklini uyguladılar. Katliam ve soykırımda sınır tanımadılar. Savaş ve insanlık suçu işlediler. İnsan hakları koruyucusu oldukları iddiasındaki küresel kurumlardan hiçbir “yaptırım” görmedik.

     Özellikle son iki asırdır, Hıristiyan Batı’nın güdümündeki dünyada işgal, katliam ve soykırımın her türlüsü yaşandı. Dünya savaşları, bölgesel çatışmalar, ülkelerin kendi içlerindeki şiddete varan ayrılıkları sebebiyle dünya yaşanmaz hale geldi. İnsanlık, huzur ve barışa hasret kaldı.

     Sözde aydınlar kabul etmese de, yaşananların bir din savaşı olduğu açıktır. Kudüs merkezli yaşananlar bunun en belirgin örneğidir. Olay, medeniyetlerin karakterini bir turnusol kâğıdı gibi ortaya çıkardı. Hz. Ömer (r.a.) öncesi Kudüs’te zulüm kol gezerken, onun döneminde adalet ve özgürlük diyarı oldu. İngiliz Kral Richard bölgeyi kan gölüne boğarken; Selâhaddin Eyyûbî oraları saadet yurdu haline getirdi.

     İnsanlık, 75 yıllık işgal karşısında ciddi bir sınavdan geçiyor. Filistin davası yeni safhaya girdi. Teknolojinin göz kamaştırıcı noktaya geldiği bir dönemde, bu gelişmeler insanlığın huzuru için kullanılmalıdır. Dünya, çarpık inançların esiri bir avuç çapulcunun eline bırakılmamalıdır.

                                                 EY BATI, SÖZÜNÜ TUT 

     İKİNCİ Dünya Savaşı sonrası Batı, insan haklarını koruma amaçlı küresel kurumlar oluşturdu. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi yayınladı. İsterseniz, BM ve bünyesindeki küresel kurumların başlangıçta deklare ettikleri amaçları yerine getirip getirmediklerini gözden geçirelim:

     Birleşmiş Milletler (BM): Amacı, dünya barış ve güvenliğini korumak, milletler arasında dostça ilişkiler ve her alanda iş birliğini geliştirmek ve devletlerin dış politikalarını uyumsallaştıran bir merkez olmaktır.

     UNICEF: Dışlanmış ve zor durumda bulunan çocukların, diğer çocuklarla eşit yaşaması için görev yapar.

     UNESCO: Amacı; “eğitim”, “bilim”, “kültür”, “iletişim ve enformasyon” yoluyla küresel barışın tesisine, fakirliğin ortadan kaldırılmasına, toplumlararası iletişime katkıda bulunmaktır.

     İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi: İnsanlık ailesinin bütün üyelerinin doğal yapısındaki onuru ile eşit ve devredilmez haklarının tanınması; dünyada özgürlük, adalet ve eşitliğin sağlanması temel esastır.

     NATO: Üye ülkelerin özgürlük ve güvenliğini temin etmektir.

    Batı’nın oluşturduğu kurumlar söz verdikleri amaçlar yönünde çalıştılar mı? Filistin, Arakan, Irak, Suriye, Libya, Etiyopya, Nijer, Somali gibi ülkelerde insan hakları korundu mu? Gazze katliamında BM ateşkes kararı verdi. Daimî üyelerden ABD, bunu istemediği için ateşkes askıya alındı. Adalet, eşitlik, özgürlük sözlerinin uygulanmadığı görüldü.

     Çıkarcı, bencil, kibirli Batı’nın oluşturduğu kurumlar dünya huzur ve barışını sağlayamadı. İnsanlık, alternatif kurumlar arayışında! Adil, şefkatli, merhametli, insan sevgisiyle dopdolu insanların öncülüğünde kurulan D-8’e büyük ihtiyaç var.

                                                       ZULÜM EBEDİ OLMAZ

     İSRAİL, ABD ve iş birlikçilerinin oluşturduğu işgal, katliam ve soykırım karanlığı en yoğun noktasına ulaştı. Zulüm karanlığının dağıtılması ve şafağın sökmesi için Allah Kassam Tugayları’nı çıkardı. Filistin araştırmacısı Fethi Abdülaziz, “ HAMAS’ın Aksa Tufanı Harekâtı üzerinde 10 senedir çalıştığını” söyleyerek, İsrail’in bölgesel planlarının HAMAS’ın elinde olduğunu açıkladı. (Millî Gazete, 10.11.2023)

     Kudüs işgal altındayken Selâhaddin Eyyûbî’nin elinde 300 bin kişilik ordusu vardı. Kudüs seferini erteledi. Ordusu ve halkı arasında okuma, yazma, ilim seferberliği başlattı. Herkesi “eğitimli” hale getirdi. Kudüs’ü “eğitimli insanlar”la fethetti.

     Bugünkü Filistin halkı çok okuyan insanlardan oluşuyor. Kassam Tugayları, ilim adamı özelliğinde yetişmiş insanlar! Hafız olmayanı, 5 vakit namazda cemaate katılmayanı buraya almıyorlar. Şehadet özlemi içindeler! En büyük özellikleri inanmış olmaları ve düşmanlarının kalbine korku salmalarıdır. İsrail, Ebu Ubeyde’nin posterlerinden bile korkuyor.

     Allah’a şükür, Filistin mücahitleri İsrail ile başa baş, dişe diş mücadele edebilecek duruma geldi. İsrail; karıştı, gençler ölmek istemiyorlar, birbirini suçlamaya başladılar. Biden, ABD’de protesto yağmuruna tutuluyor. Bütün iş, İslâm dünyasındaki liderlerin zalimlerle iş birliğini bırakıp mazlumun yanında durmayı bilmesidir. Şimdi siyasi gücün devreye girmesi, işgalciye fırsat vermemesi gerekiyor.

     Siyasi şuur; hak, adalet ve özgürlüğü esas alan “Yeni Bir Dünya”nın kurulmasının kapılarını açacaktır. “Savaş değil, barış” diyenler, huzur ve barış dünyasının kurulmasını sağlayacaktır.