Bir seçimin daha ertesindeyiz. Fakat sanırsınız seçimden değil savaştan çıktık. Seçim sürecinde öyle bir psikolojiye sokulduk ki ülkenin yarısı kazandık naraları atarken diğer yarısı ülkenin gidişatından endişeli. Açıkçası ülkenin gidişatından endişeli olmakta çok haklılar. Zira yaşadığımız ekonomik ve toplumsal sorunlara ek olarak bir de birbiriyle kavgalı, birbirine küs, birbirine düşman bir millet inşa ettiler.
Seçimi hangi yönetici kazanmış, nasıl kazanmış, kim neden kaybetmiş gibi birçok analiz okuyacaksınız önümüzdeki günlerde. Ben millet neyi kazandı neyi kaybetti onu konuşmak istiyorum.
Millet kavgacı, kindar bir dil kazandı.
Millet kendinden olmayana saygı duymamayı öğrendi.
Millet, kendi aile üyeleriyle, komşularıyla, dostlarıyla hiç tanımadığı yöneticiler için kanlı bıçaklı olmayı öğrendi.
Millet birlik olmayı kaybetti.
Millet birbirini dinleme yetisini kaybetti.
Millet farklı düşüncelere saygı duyabilmeyi kaybetti.
Millet, cenazesine gelmeyecek siyasiler için tabutunu taşıyacak dostlarını, akrabalarını, aile fertlerini karşısına alarak kaybetti.
Millet tüm bunları durup durduk yere öğrenmedi. Yukarısının bir seçim için mübah gördüğü şeyler maalesef aşağıda çok şiddetli bir şekilde yaşandı. İnsanın insana muhtaç olduğu gerçeği göz ardı edilerek, sadece güç üzerinden yürütülen söylemler bizi bize kırdırdı. Öyle ki bir aile içinde farklı siyasi partileri savunduğu için insanlar birbirleriyle kavga ettiler, düşman oldular, haklarını helal etmediler. Seçim sonuçları üzerinden okuyacak olursak bu söylemlere göre bu ülkenin yarısı hain yarısı kahraman oldu.
Önümüzdeki seçim, siyasiler seçim stratejilerini geliştirirken, kullandıkları dilin ve argümanların tabanda nasıl karşılık verdiğine dikkat etmesi lazım. Zira bu onlara da kaybettiriyor, seçim sonuçlarında bunu gördük. Bununla birlikte millet olarak bizlerde siyasilerin kullandığı kutuplaştırıcı, kavga ettirici dillerine kanarak dostlarımıza, komşularımıza, aile fertlerimize, akrabalarımıza karşı bu dili kullanmamalıyız. Seçim başka bir şeydir, insani hukuk başka. Dün farklı siyasilere oy verdiği için kalbini kırdığımız dostlarımızla, komşularımızla, akrabalarımızla bugün yüz yüze bakacağız. Yaşadığımız sorunlarda siyasilerin omzunda değil dostlarımızın omzunda ağlayacağız. Başımız sıkıştığında imdadımıza aile fertlerimiz koşacak. Yeni bir seçim sürecine girmeden önce herkesin kendi akrabaları ve ahbapları ile bu hukuku tamir etmesi lazım. Yoksa yaşadığımız ekonomik ve toplumsal sorunların üstesinden gelmemiz zor gözüküyor.
Unutmayalım insanın insana ihtiyacı vardır.