Dünya çocuklar günü, Kadınlar günü, Babalar günü, Sevgililer günü, Avukatlar günü, Ebeler günü, Çalışanlar günü, İdareciler günü veya haftası vardır.

Ramazan ve Kurban bayramı günleri ise bütün günleri bir araya getiren ve ana-baba günü olduğu gibi, çocuklar, polisler, çalışanlar, çalışmayanlar, üreticiler, tüketiciler günüdür.

Erzurum dan, Edirne den kamyonlar, tırlar sırtlarına yüklendikleri koyun, keçi, sığır gibi hayvanları büyük şehirlere taşırken, şehirde kurbanlık için ayrılan paraları da üreticiler kendi şehirlerine götürürler.

Ekonomiye büyük bir canlılık gelir.

Pazaryerlerinde, dükkânlarda esnaf, elbise, ayakkabı, şeker, çikolata, oyuncak satarak yüzü gülerken, satın alanlar da eşlerinin yavrularının yüzlerini güldürürler.

"Yarın bayram, bir kaşık ayran, sana da yeter, bana da yeter" tekerlemesiyle bayramın acı ayranı tatlıya çevirdiğini ve herkese yettiğini ifade eder.

31/12/2006 Pazar günü tan yeri ağarmadan İslâm âlemindeki bütün evlerin içi aydınlanacak. Evin içindeki tatlı telaşın ışıkları sokaklara taşacak. Banyolar yapılacak; dişler fırçalanacak; en güzel kokular sürülecek; elbiselerin en temizi ve yenisi giyilecek ve acı sözlere, kötü haberlere ve yürek yakan olaylara üç günlüğüne de olsa ara verilecek.

Güneş bir adam boyu yükseldiğinde, adam gibi kalkılacak, Hakkın huzurunda bütün bir halk dokuz defa tekbir getirerek iki rekatlı bayram namazı kılınacak.

Cumhurbaşkanından çobanına kadar, Generalinden erine kadar, Rektöründen öğrencisine kadar, patronundan işçisine kadar, san atçısından çiftçisine kadar herkes sınıf farkını kaldırarak yan yana gelecek, omuz omuza verecek birlik ve beraberliğini bütün dünyaya gösterecek.

Birlik ve beraberliğin ancak Bir olan Allah ın emirleri etrafında gerçekleşebileceğini yedi iklimi cihana ilan edecek.

Tatlı yenilecek, tatlı konuşulacak. Kin kaldırılacak, ortalığa din hakim olacak. Anaların cennet kokulu duaları alınacak, babaların, yavruları için nasır tutan elleri öpülecek.

Telefonlar bayram sevinciyle kilitlenecek, tebrik kartları ve mail ler,  gönül dünyasında ilimle ekilen, bazan sevinç, bazan hüzün göz yaşlarıyla sulanan, irfan harmanında sevgi rüzgârlarıyla savrulan, nezaket eleğinde elenen, zarafet kumaşı üzerinde gökkuşağının renkleriyle boyanan duygu yüklü kelimeleri taşıyacak.

Üç günlüğüne, hırsızlık, soygun, adam öldürme, yaralama, tecavüz, zimmet, sabotaj, terör duracak. Evler pırıl pırıl olacak. Sokaklar yağ döksen yalanır hale gelecek. Elbiseler bayram şekerleri gibi rengarenk olacak. Çocukların başları okşanacak, ellerine en çok sevdikleri şeyler verilecek.

Küsler barışacak, yadlar tanışacak. Dostlar bir birine karışacak. Gül gibi yüzlerle, bal gibi sözlerle "Hayırlı bayramlar, bayramınız mübarek olsun, tekrarlarına kavuştursun, her günün bayram olsun" temennileri ve duaları edilecek.

Ayıran değil kavuşturan gündür. İzinli askerlerin, memurların, işçilerin, gurbette garip olanların sevdiklerine kavuştuğu gündür.

Yokluğun ve yoksulluğun üç günlüğüne yok olduğu gündür bu bayram günleri.

Büyüklerinize saygılarınızı, küçüklerinize sevgilerinizi sunun. Gelmeyene gidin. Gülmeyene gülün. Konuşmayanla konuşun. Parti, vakıf, dernek, görüş farklılığı olan insanların bayramlarını tebrik edin.

Mahalleniz, köyünüz veya şehrinizdeki ilim adamlarını ziyaret ediniz. Hastaların duasını alınız. Öğretmenlerinizi unutmayınız. Kimsesizlerin kimsesi olunuz.