Bu sene kar epey geç geldi.

Buna rağmen yine yollar kapandı, yine insanlar yollarda kaldı!

Bir gazete "Geç gelen kar hazırlıksız yakaladı" diye başlık atmış!

Bu başlığı görünce "Kar ne yapsın " demekten kendimizi alamadık.

Öyle ya erken gelse bir türlü geç gelse bir türlü!

Erken geldiği zaman hazırlıksız yakalanmayı anlıyoruz da geç gelen karda hazırlıksız yakalanmayı bir türlü anlayamıyoruz.

Erken geldi dediğimiz anda mübarek Eylül-Ekim aylarında aniden gelmiyor ki!

Kış mevsimi gelince arz-ı endam ediyor.

Ama biz akıllanmaz insanlar, biz bir önceki kış yaşadıklarından ibret almayan insanlar, biz çektiği çileleri çabucak unutan insanlar kabahatı kışın üzerine yıkmakta çok mahiriz.

Sanki biz de hiç suç yok!

Sanki kar yağarken "Bize bir şey olmaz" mantığı ile hareket edip zincir takmadan yola çıkan biz değiliz!

Sonra da araçlar devrilip yollar kapanınca başlıyoruz feryada:

Kış erken geldi!

Ya da:

Geç gelen kış hazırlıksız yakaladı!

Sahi yahu, geç gelen kış bile bizi hazırlıksız yakalıyorsa biz insanlar da bir yamukluk yok mu

Belli ki geliyor işte!

Hazırlıklarımızı yapsak, kar yağmaya başlayınca zincirlerimizi taksak ve bizim tedbirsizliğimiz yüzünden yollar kapanmasa!

Ama biz suçu hiç kendimizde aramıyoruz ki!

Suçu hep kışın erken ya da geç gelmesinin üzerine yıkıp kendimizi temize çıkarmaya bayılıyoruz!

Yolların buz tuttuğu bir ortamda son sürat giden de biz insanlar, buzun tam üstüne gelince frene basıp fırıl fırıl dönen de biz insanlar!

Kimse "Aman şu kışta kıyamette biraz dikkatli gideyim" demiyor da kışın er ya da geç gelmesine bağlı izahlar yapmaya çalışıyor.

Zavallı kış!

Erken de gelse suçlu, geç de gelse suçlu!

Hiç gelmeyecek olsa süper suçlu!

Çünkü bu defa susuzluktan kırılacağız!

Ah bu kış!

Bolu dağında trafik saatlerce kapanıyor ve biz insanlar suçu kışın üzerine atarak bir güzel kendimizi aklıyoruz.

Kendimize dönüp hiç bakmıyoruz.

Niye kış şartlarına göre hareket etmiyoruz diye bir nefs muhasebesi yapmaya da hiç niyetimiz yok!

Sanki kış erken ya da geç gelmese yani tam zamanında gelse durum çok farklı olacakmış gibi havamızdan geçilmiyor!

Tam beklediğimiz günde bile gelse yine aynı çileleri yaşamayacaklarmış gibi konuşmuyorlar mı, işte o zaman kahroluyoruz.