Hanımlarla yaptığım eğitim çalışmalarım sırasında bir
hanım şöyle bir anekdot aktardı:
Yirmi yıl önceydi, edebiyat fakültesini bitirmiş, kız
öğrenci yurdunda yönetici olarak işe başlamıştım. Eşimle sorunlarım vardı,
sinirlerim çok bozuktu, iş ortamında belli etmesem de sıkıntılı günler
geçirmekteydim. Bir sabah bir lisenin müdürü beni aradı, yardıma ihtiyacı olan
bir öğrencinin olduğunu ve öğrencinin kalacak yer aradığını, yurda kabul
edilirse ücretini kendisinin karşılayacağını söyledi. Olabilir yardımcı oluruz
dedim. İki saat sonra öğrenci odama geldi.
Oldukça yorgun görünüyordu.
Konuşurken uzaklara dalıp gidiyor ve sorduğum sorulara
duraksayarak cevap veriyordu. Anne babası hakkında sorduğumda yüzünde belirgin
bir acı oluşuyor ve konuyu hemen kapatıyordu. Fakat okul müdüründen öğrendiğime
göre anne baba boşanmış, iki kardeşten biri büyük annede kalmış diğeri okuluna
devam etmek için evden ayrılmıştı.
İlk hafta onu titizlikle gözlemledim. Farkında olmadan
bütün dikkatimi genç kıza yönlendirmiştim. Genç kız bundan rahatsız oluyor
benimle karşılaşmaktan kaçınıyordu. Kendimle ilgili özeleştiri yapacak olursam
bu durum nefsimin hiç hoşuna gitmemiş ve onu alt etmeye karar vermiştim. Yurtta
kalıyordu ve para almamıştım. O yüzden çok çalışmalı, başarılı olmalı ve yurdun
kurallarına herkesten daha fazla uyum sağlamalı ve bana herkesten daha fazla saygı
göstermeliydi. Bu durum onu sıkmaya başlamıştı artık beni görünce yönünü
değiştiriyordu. Genç kızla aramda yoğun bir çatışma başlamıştı. Eşime,
kayınvalideme ve insanlara olan öfkemi bilmeden onun üzerine kusuyor ve
yıldırmaya çalışıyordum. Artık onu görmek istemiyor, cezalandırıyor ve ağır
ithamlarla yargılıyordum. Bana göre bu kızdan bir şey olmazdı, boşuna emek
vermenin bir anlamı yoktu. O yüzden yıldırıp kendisinin gitmesini
sağlamalıydım. Altı ay boyunca sürekli çatıştık, ağlıyor ve gitmek istediğini
söylüyordu. Ben de kendisiyle ilgilenen okul müdürünü arıyor bundan bir şey
olmaz, yol verin gitsin ne yaparsa yapsın diyordum. Ama o bu tavrımı
eleştiriyor ve genç kıza yardımcı olmaya kararlı olduğunu yineliyordu. Neyse
ben daha fazla dayanamadım ve onu yurttan attım.
Aradan yıllar geçmişti, annemi sağlık ocağına doktora
götürmüştüm. Doktor annemle ilgilendikten sonra yüzüme baktı ve sizinle bir
kere daha karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim, ama oldu dedi ve kendini tanıttı.
İlk defa kendimi eleştirdim. Eğitimciydim ama insanları tanımıyordum. Geç de
olsa kendimi değiştirmeye karar verdim ve genç kıza el uzatan müdüre teşekkür
ettim. O iyi bir eğitimciydi ben ise başarısızdım. Artık bunu kabul ediyordum.