Farkında mısınız; 2015 in son çeyreğinde ne kadar da çok

ismi ebediyete uğurladık, uğurluyoruz.

İki ay önce Milli Gazetemizin ve MİLSAN ın Sahibi ve

Genel Müdürü Ömer Yüksel Özek Bey in muhtereme eşi Dr. Hatice Münire Özek i

ebediyete uğurladık.

Birkaç gün önce Milli Gazete nin emektarlarından Ahmet

Görükoğlu ahirete irtihal etti.

Önceki gün, Akit Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı Mustafa

Karahasanoğlu nun torunu, Ahmet Can Karahasanoğlu nun oğlu Mustafa Asaf

Karahasanoğlu (4) Hakk a yürüdü.

***

Dün de Hasan Karakaya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip

Erdoğan ın heyetinde, umre vazifesini yaptıktan sonra kutsal topraklarda,

Medine de kalp krizi sonucu vefat etti.

Sivri ve etkili kalemi kimini rahatsız etti, kimi için

gurur vesilesi oldu. Ama yazdığı uzun yazılar hemen her zaman gündem oldu.

Milli Gazete de 8 sene hizmet verdi.

Ama kim ne derse desin Yeni Akit gazetesini Yeni Akit

gazetesi yapan başlıca isimdi, Hasan Karakaya.

Allah tan (C.C.) rahmet diliyorum. Hasan Karakaya nın

yakınlarına ve Yeni Akit ailesine başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Torun

acısı yaşayan Akit Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı Mustafa Karahasanoğlu na da

sabırlar temenni ediyorum.

 TEVRAT VE İNCİL DEKİ ÇELİŞKİLERİ BİLE BİLE İNANIYORLAR!

*  Gerek İncil

gerekse İncil in üzerine bina edildiği Tevrat ta birçok konuda çelişkiler var.

Bu durumu Hıristiyan otoriteler de kabul ediyor.

*  İnsanlar;

yaratıcının üçlendiği, birçok eksikleri, çelişkilerine rağmen insanlar bu dine

nasıl inanıyor diye hayret ediyoruz... Aklı esas alan Batı, buna nasıl

inanıyor

*  Yaratılış

konusu akla uygun değil. Tevrat ta, dünyanın altı günde yaratıldığı

belirtiliyor. Ancak önce bitkilerin sonra da güneşin yaratıldığı yazıyor. Güneş

olmadan, güneşten beslenen bitkiler nasıl oluşur Bu çelişki.

*  Hz. İsa nın

çarmıha gerilmesi konusunda çok çelişkiler var. Birbirini tutmayan farklı

anlatım var. Zaten Hıristiyan kaynakları da en çok bu konu üzerinde duran

eserler üretmektedirler

*  Hz. İsa nın ilk

20 yılı kayıp... Bilinmiyor...

Kitabı Mukaddes te gerçekleşmesi mümkün olmayan olaylar

anlatılıyor.

Hz. Adem, Hz. İbrahim ve Hz. Musa nın yaşadığı yılların

hesapları verilmiş... Çok tutarsızlıklar var.

*  Gerek Lut Kavmi

gerekse Hz. İbrahim in Firavun la karşılaşması anlatılırken  çok ahlaksızca  bahsediliyor... Hıristiyan ve Yahudiler;

konuyu kendilerine göre farklı yorumluyor ya da bu konuyu es geçiyor.

*  Tevrat ın üç

ayrı kitap olduğunu, iç içe geçmiş üç kitaptan oluştuğunu, bunu kelimelerin

telaffuzundan anlayabildiklerini söylüyorlar. Vatikan ın kurulduğu yerin kutsal

olduğuna ve orada oturan Papa nın hâlâ vahiy aldığına inanıyorlar. Papa nın

düşüncelerini de, insan aklının eseri olarak görmeyip vahiy kabul ederek

sorgulamıyorlar

*  İncil mevcut

dört kitaptan  ibaret değil. Daha başka

İnciller de var.

*  Anadolu da

yaşayan Paganların Mitras diye bir dini var. Mitras sanki Hz. İsa konumunda. Mitras ile Hz. İsa için anlatılanlar çok

benziyor.

*  MS 50-90

yıllarında yaşayan Filo ve başka Hıristiyan ve Yahudi  yorumcular; İncil ve  Tevrat ın kelime bazında tahrif edildiğini

söylüyorlar.

*  Bu ve başka

çelişkileri, tahrifatı, akla uymayan konuları kabul ediyorlar.

Fakat Kutsal izler var. İnanmak gerek diyorlar...

***

Bu görüşler, Prof. Dr. Aydın Başbuğ un, Server Vakfı nda

yaptığı Hıristiyanlık ve Hıristiyanlık kaynakları üzerine eleştirel bir

yaklaşım konulu konuşmasından. Ben istifade ettim. Peki, ya siz

BEREKET

Birkaç gün önce Yayın Kurulu toplantısında kardan kıştan

konuşurken, bizim Ercan Özcan dikkatimi çeken bir şey telaffuz etti; Hep kara

kış, esaret, mahkûmiyet argümanlarıyla anlatılmaya çalışılıyor kar yağışı.

Oysa kar bereket değil de, nedir

Ercan, baktım ertesi gün bu düşüncesine uygun başlıklar

kullandı, gazetede.

Çok da iyi etti.

Zira Milli Gazete nin bu argümanı kullanmasından sonra

özellikle görsel basında ana haberlerde kar yağışından bereket diye söz

edilmeye başlandı.

Hay bin yaşa Ercan e mi

MASON BAKANLARI AÇIKLAYAN İSİM!

Ekrem Pakdemirli 76 yaşında vefat etti.

Bir döneme damga vuran isimlerdendi, Ekrem Pakdemirli.

Üretkendi.

Ama herhalde Pakdemirli denildiğinde hafızalarda kalan en

önemli şey, Demirel polemiği ve Turgut Özal ın çevresini saran isimler

hakkında yaptığı açıklamalardı.

***

Pakdemirli, Özal ın Mirası, Anılarıyla Ekrem Pakdemirli

kitapta bakın neler anlattı;

*  Sanayi ve

Ticaret Bakanı olan Cahit Aral masondu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve

Devlet Bakanlığı yapmış olan Cemal Büyükbaş da masondu. Özal, Büyükbaş ı okuldan

ve bürokrasiden tanıyordu Yine mesela Şahap Kocatopçu hem 1961 deki Kurucu

Meclis te Sanayi Bakanı ydı ve o da masondu. Hem de masonların önde

gelenlerindendi.

*  Turgut Bey in

Cengiz Tuncer e destek verdiğine şahit oldum. Ama bence bunu Mesut Yılmaz ın

önünü açmak için yaptı. Çünkü Cengiz Tuncer, çok nazik ve sosyal ilişkilerinde

çok iyi biriydi. Fakat ateistti. Özal bunun muhafazakârları rahatsız edeceğini,

böylece Mesut Yılmaz ın adaylığına razı olacaklarını düşündü. Mesut Yılmaz dan

çok hoşlanmamasına rağmen Semra Özal, Mesut Yılmaz ı destekliyordu. Semra Özal

zamanla Turgut Ağabey i Mesut Yılmaz ın başbakanlığına ikna etmişti. Gerçekten

de Mehmet Keçeciler, Özal ın Cengiz Tuncer i desteklemesi durumunda istifa

edeceğini söyledi. Bunun üzerine Cengiz Tuncer in de adaylığı gündemden düştü.

Özal daha sonra üstü kapalı olarak Mesut Yılmaz ı desteklediğini açıkladı.

*  Özal, Semra

Özal ın Mesut Yılmaz ı istemesinden dolayı benim adaylığımı onaylamadı.

Dengeler açısından Mesut Yılmaz ın yanında yer almamı istedi. Mesut Yılmaz ı

destekliyorum ama o ekonomiyi bilmez, ekonomi sarpa sarar, sen onun yanında yer

alacaksın ve ekonomiyi yöneteceksin ve böylece partiye göz kulak olacaksın

dedi. Ben de onun isteğini yerine getirdim.

*  Yıldırım

Akbulut a karşı bilinçli bir kampanya yürütüldü. Bu kampanyanın esası Akbulut

üzerine fıkralar üretilmesiydi. Bu fıkraların üretilmesini sağlayan kişi Emin

Çölaşan ın halasının oğlu olan Hüsamettin Cindoruk tu. Bu, Akbulut a yapılmış

büyük bir haksızlık idi.

*  Ben Süleyman

Bey cumhurbaşkanı olduğunda muhalefetteki Süleyman Demirel olmaması için çok

dua ettim. Cumhurbaşkanı iken işlere karışmıyor havası verdi. Aslında el

altından bütün adamlarını yönlendiriyordu. Dış görünüş olarak hükümetin

işlerine karışmıyor, tarafsız bir cumhurbaşkanı görüntüsü veriyordu. Ben bütün

görüntünün yapmacık olduğuna inanıyorum. REFAH-YOL un Güneş Motel rezaletine

benzer bir rezaletle düşürülmesinin mimarı olmuştur.