AŞERE-i Mübeşşere den, yâni sağlığında Cennet ile
müjdelenmiş on mübarek ve büyük sahabeden biri olan, Efendimizin çok
yakınlarından, fedakâr dostlarından, İslam a ve Kur ana büyük hizmet etmiş Sa d
b. Ebi Vakkas radiyallahu anh hazretleri, Resûlullah Efendimize (Salat ve selam
olsun ona), Allahu Teala nın kendisini, duası kabul edilen bir kimse yapması
için dua etmesini istirham edince, Resûlullah Efendimiz: Ey Sa d helâlden ye,
duan kabul olsun buyurdu. Gerçek İslam âlimleri şöyle demişlerdir: Yenen
yemeğin haram olması yüzünden, dua, ilâhî huzura çıkmadan gökte perdelenir,
kalır. (Hadîsi Mevlânâ takviminden aldım, hazırlayanlara teşekkür ediyorum.)
Helalinden kazanmak ve helalinden yemek İslam ın temel
prensiplerindendir.
Dini bilen icazetli ve muttaki gerçek alimlerin,
fakihlerin, meşâyih-i kiram hazeratının; Müslüman halkı, helal kazanç ve helal
yemek konusunda devamlı şekilde uyarması gerekir.
Zamanımızda, haramın (dolaylı da olsa) karışmadığı kazanç
hemen hemen kalmamıştır.
Eskiden altın ve gümüş para vardı. Bugünkü para ise riba
üzerine dayalı banknottur, kağıt paradır.
Yakın tarihimizde bazı evliyaullah, üzerlerinde resimli
para olduğu halde namaz kılmamışlardır.
Bir Müslüman doğrudan doğruya riba muamelesi yapmasa bile
dolaylı şekilde tozuna, kirine, pisliğine bulaşmaktadır. Riba yaman bir
haramdır. Resulullah Efendimiz Müslümanların birbirleriyle riba muamelesi
yapmasını, anasıyla zina etmekle bir tutmuştur.
Türkiyenin siyasî sistemi, birtakım bedbaht kadınlara
seks köleliği yapmaları için yasal ve resmî vesikalar vermekte, bu kölelikten
KDV ve gelir vergisi almakta, bu necis haram gelir bütçeye konmakta, Diyanet
İşleri Başkanı nın maaşı bile oradan verilmektedir.
Devletin kumar gelirleri vardır, kumar haramdır.
İslam fıkhını, Kur anın ticaret ve üretimle ilgili kesin
hükümlerini bilmeyen tâcirler, bâtıl ve haram alış verişler yaparak haram
kazanmaktadır.
Halkın büyük bir kısmı, Şeriata aykırı olarak kesilmiş,
necis olmuş etler tavuklar yiyerek haramla beslenmektedir.
Domuzdan aşağı birtakım adamlar Müslüman halka evcil
domuz, yaban domuzu, eşek eti yedirmektir. Bu konuda devlet ve belediyeler
vazifelerini yüzde yüz yapmamaktadır. (Ülkemizde büyük sayıda evcil domuz
çiftliği var, büyük sayıda yaban domuzu vuruluyor, bunların etleri ne oluyor )
Bazı ilaçlarda domuzdan çıkartılmış maddeler ve şarap
bulunmaktadır.
Şeriata, Kur ana, Sünnete aykırı Süslüman kadın
kıyafetlerinden kazanılan paralar haramdır.
Gerçeğe uymayan reklam ve ilanlarla elde edilen kazançlar,
işin içine yalan karıştığı ve müşteriler aldatıldığı için haram olmaktadır.
Hiç lüzum olmadığı halde bazı hastahanelerde, gelen her
kişinin MR ının çekilerek, yine lüzumu olmadığı halde tahliller yapılarak
kazanılan paraların helal olduğunu kim iddia edebilir
Bırakın haram kazançları, haram yiyecekleri; İslamda
helalin bile hesabı vardır.
Bu konuda çok düşündürücü bir hadîsin meâli:
Kim helâl dünya malını, insanlara karşı övünmek ve
kenarda yığarak böbürlenmek için elde etmeye çalışırsa, Yüce Allah ın gazabına
uğramış olarak O nun huzuruna çıkar. (Beyhakî)
Ölçü şudur: Haramın azabı, helalin hesabı vardır.
Müslüman bu ölçüyü hatırından bir an bile çıkartmayacaktır.
Aşırı lüks, aşırı konfor, aşırı tüketim, saray yavrusu
evler, pahalı otomobiller, pahalı ve lüzumsuz mobilya, lüks konaklama, yeme
içme, giyim kuşam; bunlar gurura, kibre, caka satmaya, nefs-i emmâre köleliğine
yol açtığı için harama girer.
Yeterli din kültürüne sahip olmayan Müslümanlar, kenz in
yâni helal da olsa, parayı bir kenara koyup istiflemenin yığmanın haram
olduğunu bilmiyor.
Resulullah Efendimiz, en değerli bir sahabesine bile,
haram yersen, haramla beslenirsen duaların makbul olmaz diyerek; bin dört yüz
yılın ötesinden biz Ümmetine nasihat etmekte, hepimizi uyarmaktadır.
Haram yemenin yaygın hale gelmesi doğrusu çok büyük bir
azgınlıktır.
Allahü Teala hazretleri haram kazançtan, haram yemeden,
gururdan, kibirden razı olmaz.
Haram kazananların, haram yiyenlerin duaları makbul
olmaz.
Bu halk nasıl eğitilecek, nasıl uyarılacak, nasıl aydınlatılacak,
haram kazançlarla, haram yemekle nasıl mücadele edilecek
Haram yemenin önlenmesi için Fütüvvet Ahlakı Teşkilatı
kurulması zorunludur.
Bu konuda en büyük vebal Diyanet in üzerindedir.
Nafile bir ibadet olan Umre ticaretini bıraksalar ve bu
gibi temel konularla meşgul olsalar iyi olur.
(Bazılarının lüks, gösterişli, reklamlı, israflı umre
seyahatleri; din ahlakına aykırıdır. Nafile bir ibadet olduğu için umrenin
reklamsız yapılması gerekir. Ben umreye gidiyorum, ben umreden geldim, umre de
umre edebiyatı Mekke de Medine de lüks ve pahalı otellerde konaklamak, açık
büfelerden tabağını tepeleme doldurup sonra bir kısmını yemeyip çöpe atılmasına
sebep olmak Böyle şeyler ihlasla bağdaşmaz.)
17.01.2016