Her haçlı seferi, İslâm ın batıya doğru gidişine sebep olmuş. Sanki papalar, krallar ve onların danışmanları el ve gönül birliği yapmışçasına İslâm ı batıya davet için gelmişler ama nezaket kurallarını bilemedikleri için dışları Nasrani, içleri katrani, duyguları hayvani bir şekilde ellerinde kılıçla davete gelmişler.
Son gelişleri de aynı şekilde.
Demokrasi elbisesi altında, İsa kılığında görünüyor. Ona doğru başını uzatanın ise başını patlatıyor.
İslâm aleminde batının rengarenk bar ve pavyonlarına, sokakta kendini satan özgür insanlarına bakarak özenen doğulu yarı aydınlarımızın da gözlerini açıverdiler bunlar.
Şimdilerde batının gözü durumundaki insanlar bağırıyorlar:
"İslâm geliyooooooor"
İnsanlık gemisi yelkenlerini açmış, Bad-ı saba nın önünde İslâm a doğru yol alıyor.
"İlâhî bir hava esiyor. "Bâd-ı saba" Ruh-u Muhammedi ye gül kokulu salât-ü selâmlar götürüyor.
İnsanlık gemisinin yönü kıbleye döndü de biz niye hissetmiyoruz diyebilirsiniz.
Eğer hissedilirse sarsılırız, başımız döner, kargaşa olur.
Biz, hiçbir insanın teninin sarsılmasını istemediğimiz gibi, gönül telinin bile titremesini istemeyiz.
Bu dünya gemisinde olup da "Ben kıbleye doğru gitmem" deyip diretenler, hatta sırt dönenler de aynı istikamete doğru gidiyorlar.
"Rotasını İslâm a çeviren bu geminin güvertesinde kavgalar var.
Televizyon ekranlarında, gazete köşelerinde İslâm a karşı açıktan tavır alanlar var. Buna ne diyeceksin " diye soru sorarak iyi niyetimi bulandırmak isteyenlere cevap olarak, "Onları, sağdan saysan yüz, soldan saysan yine yüz eder. Ayrıca onların olması da bizim için rahmettir.
Vücudumuzdaki zararlı mikroplar olmasa bizim faydalılar yatarlarmış ve biz de hastalanırmışız.
Kıyamete kadar ateş yakmaya, akrep sokmaya devam edecek.
Müslüman da ateşi sobayalarak faydalanacak, akrebi de kontrol altında tutacak ve böylece tabiatın dengesi sağlanacak.
Altı milyar insanın hepsi Müslüman olsa da bir tanesi Müslüman olmasa bizi üzer ve onun da Müslüman olması için canımızı, malımızı seferber eder, canının cehennemde yanmaması için çalışırken kendi canımızı da koruyacağımıza inanırız.
Doğulu ve Batılı yazarların çoğunluğu yirmi birinci asrın İslâm asrı olacağında ittifak halindeler.
Bu hareketin önünün alınması için yapılan bütün çalışmalar, harpler, saldırılar, iftira kampanyaları, İslâmî hareketin güçlenmesine ve hiç duymayan insanların duymasına ve ilgi göstermesine sebep oluyorlar.
Sizler, bu güne kadar yaptığınız, kurs, burs, yurt, dua hizmetlerine hız veriniz. Gerisine karışmayınız.