Karmaşa ve kaosun, insanın insan yüzüne bakamaya cesaret edemediği, bakışların niyetlerindeki tuhaflıkların, hesapların, hinliklerin olduğu bir zamanda. Sözün bir değerinin olmadığı, öfke dilinin ortamı gerdiği, dillerin insan gönüllerini kör kılıçlar gibi kesmeye yeltendiği bir zamanda. İnsanın insana güveninin kalmadığı, her anda bir hinliğin, ihanetin olabileceğinin varsayıldığı bir zamanda. Ortamın gün gibi göründüğü ama kapkaranlık ruhların ortalığı kasıp kavurduğu bir zamanda. Söze, hâl ve davranışlara, bakış ve duruşlara güvenilmediği bir zamanda.

Evet, böyle bir zamanın içindeyiz ve yaşıyoruz. Bu zaman ruhumuzu karartıyor, gönüllerimizi darmadağın ediyor, kırıyor, yıkıyor. En yakınlarımız, dostlarımız, kardeşlerimiz, yakınlarımızla ortak bir dilimizin olmadığı bir zamanda.

Çıkardan öte kör bakışların, dolambaçlı ve karışık dillerin zehir kustuğu, insanı yaraladığı, incittiği şu zamanda.

Gönüllerimizi ferahlatacak, huzur ve hoşluk verecek bir dil.

Gönüllerimize gül gibi yansıyan, dokunan ritimli bir ses, bir musiki dili.

Kırılan, dağılan, kalplerimizi hoş edecek bir sevgi dili.

Birbirini anlayan ve gönül kapılarını sürekli aralı tutan bir hâl dili.

Sözün anlamının, değerinin, güzelliğinin sürekli olduğu bir gönül dili.

Zamanın karmaşasının, kaosunun, bulanıklığının üstesinden gelebilen bir sevda dili.

İnsanı ve zamanı birbiriyle uyumlu kılan, ruhları ve gönülleri aydınlatan bir aşk dili. İnsanı kendinden geçirecek hakikatin sesi olabilen vecd dili. Coşku dili. Gönül ve sevda dili.

Günahların kirlerine bulaşmayan, sözlerin acı veren keskinliğinden uzak duran hâl dili. Biz bizim dilimize muhtacız. Güzel söze, iyi hâle açız. Yüreklerimizi dağlayan her halin bizi bizden uzaklaştırdığının bilincinde, direnmenin, hayatı anlamlı kılmanın peşinde olma erdemine sahip olma aklı ile. Gönül aklı ile aklın buluştuğu, harmanlandığı güzelliklerin dili.

Sözün anlamlı ve sürekli olduğu bir yaşama dili.

Sevgilimizin bize sunduğu, söylediği, öğütlediği, “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için geldim” örneğindeki bir yaşama biçimi. Riyadan, yalandan, hileden uzak, kendi olan erdemlilerin dili.

Aşk dili, vecd dili, gönül dili.

Her yineleyiş bir zikirdir. Her yineleyiş kalbi yenilemedir. Her yineleyiş hakikat vurgusudur. Her yineleyiş anımsayıştır. Bütün vakit namazlarında bıkılmadan ve usanılmadan besmele ile Fatiha okunur. Bin bir kez, bir ömür, ibadetler sürdükçe okunur. Her okunuş kalbin ışıması, parlaması ve yenilenmesidir.

Sözün güzeli gelinin duvağı gibidir. Yüzündeki ışıma gibidir. Karanlığımı aydınlatan dolunay gibidir. Gündüzümüzü gündüz kılan güneş gibidir.

İnsanı kırmanın en zalim aracı dildir. Gönlü yıkınca, kalbi kırınca onarılması güç bir tahribat yapar. Gönlü almak, kalbi eski hâline döndürmek uzun zaman ister. Ne yapılırsa yapılsın izi, yıkımın tahribatı eser bırakır.

Sevgi dili aşk dilidir. Gönül dili hal dilidir. Bu dilin ağusu olmaz. Çiçeklerin ve güllerin renklerindeki hoşluğu sunar. Güzel kokuların rayihasını insanın iç dünyasına ağar.

Sevgi dili güven dilidir. İnanç ve itimat dilidir.

Sözün incileri art arda dizilince şiir olarak yansır. Ruha ve kalbe dokunur. İnsanı bir hoş eder. Hiçbir zaman ne gönülden ne kalpten ne de ruhtan silinir.

Sevgi dili âşıkların aynasıdır, yüzünün simasıdır, gönlünün yansımasıdır.

Bu dil laf kalabalığını kaldırmaz, gereksizliklerden uzak durur. Bu dil gönüllerin fethi ile meşguldür. Çünkü hali odur, riyası, yalanı, hilesi yoktur.

Ah biz aşk ehliyiz. Dilimizde güller biter, gönülden gönle geçer birbirine bağlanır.

Bazen susmanın güzel dili kendini gösterir, bazen hâl dili. Ah minel aşk…