İslam, kadını yaratılışından dolayı izzet ve haysiyet sahibi bir varlık olarak kabul eder. Kur'an-ı Kerim ve Hz. Peygamber'in (sav) sünnetinde kadının değeri; fiziksel görünümüyle değil, takvası, ahlakı ve şahsiyetiyle ölçülür. Buna rağmen modern dünyanın dayattığı güzellik yarışmaları, kadını beden ölçülerine, fiziksel görünümüne ve jüri üyelerinin beğenisine indirgeyen bir anlayışı temsil etmektedir.

Kur'an-ı Kerim'de insanların "en güzel biçimde yaratıldığı" bildirilirken, Allah katındaki üstünlüğün soy, makam, servet veya güzellikle değil, takva ile olduğu ifade edilmektedir. Bu yönüyle güzellik yarışmaları, insanın yaratılış gayesinden uzaklaştıran ve dış görünüşü merkeze alan bir anlayış olarak eleştirilmektedir.

Whatsapp Image 2026 07 31 At 16.53.30

Kadının değeri podyumlarda değil, şahsiyetindedir

Eleştirilere göre güzellik yarışmaları, kadını tüketim kültürünün bir parçası hâline getirirken, reklam, moda ve eğlence sektörünün beklentilerine hizmet eden bir vitrin oluşturmaktadır. Böylece kadın; ilmi, ahlakı, karakteri ve topluma katkısıyla değil, bedeni üzerinden değerlendirilen bir nesneye dönüştürülmektedir. İslami bakış açısına göre ise kadın, sergilenecek veya yarıştırılacak bir obje değil; onuru korunması gereken bir emanettir.

Keriman Halis ile başlayan çirkinlik 94 yaşında-1

Bu nedenle birçok İslam âlimi ve muhafazakâr düşünür, güzellik yarışmalarını kadının izzet ve vakarını zedeleyen, insanı dış görünüş üzerinden değerlendiren ve İslam'ın insana yüklediği değer anlayışıyla bağdaşmayan organizasyonlar olarak değerlendirmektedir. Bu görüşe göre kadının gerçek değeri, podyumlarda verilen puanlarla değil; imanı, takvası, ahlakı ve şahsiyetiyle ölçülür.

Kaynak: Haber Merkezi