Gezi Parkı eylemlerinin arkasında dış güçler, faiz lobisi

ararken gözümüzden kaçan çocuklarımızın yaşam şekli haline gelmiş, tepkilerini

özgürce kullanarak bir Tepki gösterme hazzı ; Otoriteye karşı diklenme hazzı

yaşıyorlar. Biz buna hedonizm (Hazcılık. Hayatın en önemli değerinin haz ve

zevk almak olduğu ve ideal yaşama ancak bu şekilde ulaşılacağı) diyoruz. Gezi

eylemlerinde bu kadar gençleri bir araya getiren en birinci nedenin Tepkisel

haz olduğunu düşünüyorum. Üstelik bu gençliğin hafızası sadece tüketime

endekslenmiştir. Bunlar Leyla ile Mecnun dan, Goethe nin Genç Werther in

Izdıraplarını ndan bahset; bilmezler!, Yunus Emre, Âşık Veysel, Mevlana yı

okumamışlardır. Da Vinci nin şifresi, Yüzüklerin Efendisi, Harry Potter

okuyarak, yüksek tempolu ve hareketli bir hayata alışmış gençlik. Bu gençlere

bedava kitap, Fatih projesi gibi bir tablet vererek bu iş çözülmesi mümkün

değildir. Kendi hikâyesini, örfünü, ananesini ve en önemlisi inanç boşluğunu

dolduramazsanız, Hedonizmin besin kaynağı olan aşırı tüketim, aşırı cinsellik,

sanal zevkler ve doyumsuzluk toplumu kuşatmaya başlar. Belli bir zaman sonra

bunlar da yetmez ve kişi eroin, kokain gibi farklı haz kaynaklarına

yönelebilir. Zaten kapitalizmin istediği de bu değil midir Sürekli tüketmek!

Çılgınca ve düşüncesiz bir şekilde tüketmek! Tüketmek adına her yolu mubah

sayan bir sistem, nasıl bize mutluluk getirecektir. Bütün bu hazlar geçicidir.

Sonu yeniden mutsuzluktur. Mutsuz olan birey, yeniden hazları yakalamak için aşırı

tüketime başvurur ve bir kısır döngü içinde defalarca tekrarlar durur. Bu kısır

döngüde kalp bir türlü mutmain değildir. Çünkü kalbin gıdası Kur an dır. Ve

ailelerin her şeyi verdiği ama bunu düşünmediğinden dolayıdır ki, fert her

zaman mutsuz olarak hayatına devam edecektir.

Özellikle Türkiye mizde ne yazık ki yükselen bir eğilim

olarak karşımızda duran hedonizm insanlık yaşamı için ciddi tehlike

boyutlarındadır. Aileleri çocuklarını maddi anlamda doyurduklarında her şeyin

normal gideceğini düşünmektedirler. Oysa bilinmelidir ki; ruh ancak manevi

olarak mutlu olur. Hedonist akım daha çok 15-40 yaşlarında, özellikle çocukluk

yıllarında her istediği yapılan, ihtiyaçları kolay ve fazlaca karşılanan, para

sorunu yaşamayan kişilerce benimseniyor. Gezi Parkı nda ortaya çıkan ve

kendilerine Y kuşağı dediğimiz gençliğin yakma ve yıkmasın sebebi bu olsa

gerek! Devletin bununla alakalı bir projesinin olması gerekmektedir. İş olanağı

sağlayan devlet, bireyin ruh halini de düşünmelidir ki, sağlıklı toplumlar

kurulabilsin. Bundan dolayı Milli çizgi film, milli bilgisayar ve atari

oyunları ve özellikle milli filmlerin çekilmesi için film platoları kurulması

zaruri hale gelmiştir. İslami kesimin mutlaka sanata yönelmesi; bununla alakalı

projeler ortaya koyması şart olmuştur. Gençlerin yalnız zevk almaya yönelik

yaşam kurmaya çalışmalarının nedenleri, kapitalizm ve onun bize sunduğu hayat

tarzından başka bir şey değildir. Kur an dan uzaklaştıkça, buna benzer birçok

tehlikenin çocuklarımızı bizlerden alacağı muhakkaktır. Hem ailelerin hem de

devletin ortak olarak yürüteceği bir projeyle bunun üstesinden gelmek

mümkündür. Milli değerlerini kaybeden ülkelerin, hızlı bir şekilde kültürel

işgale uğramamaları mümkün değildir. Kendi kültüründen önce batının

teknolojisini alan bu gençlik milli değerlerini yitirecektir. Bu bağlamda

Çanakkale nin önemi bir kez daha artmaktadır. Anadolu Gençliğin çalışmalarını

bu bakımdan çok önemsiyorum. Şuurlu ve milli değerlere sahip çıkan, ailesine

saygılı ve dindar gençlik yetiştirme noktasında büyük gayretlerinden dolayı

tebrik ediyorum