FETİHLER; "Vahiy", "ruh" ve cihat şuuru ile diri olan toplumlara/ordulara,  Allah'ın (C.C.) yardımıyla gerçekleşir. (  Fatiha/5, Enfal/24, Hud/113, Fetih/7, İsra/82, Mümin/15)

Bize hayat verecek, Kur’an hükümlerine, sünnete dönmeden; Allah'ın (C.C.) dinine, mazlumlara cihatla yardım etmeden; batıl yolları, Tağutlara kulluğu, zalimlere meyli, tefrikayı, vehni (dünya tutkunluğunu) terk etmeden; yeniden fetihler,  boş hayal ve hamasetten ibarettir. Sadece Allah' a kulluk ederek, dinine hizmet/cihat ederek, mazlumlara yardım ederek, Allah'tan yardımla, yeni fetihler yapabiliriz.

Fetihler; gayrimüslimlerin, İslam nimetinden faydalanmaları/ilahi mesajlara (zorlanmaksızın) ulaşabilmelerinin sağlanması için yapılır. Yoksa onları imana zorlamak, canlarını, mallarını, topraklarını/vatanlarını işgal, kaynaklarına çökmek, temel haklarını yok etmek vb. dünyalık amaçlarla yapıl(a)maz. Bu zulüm olur. İslam ise, adalet için indirilmiştir. Haklar, özgürlükler sadece Müslümanlar için değil, herkes (bütün insanlar) içindir.

FETİH; Zulüm ve cehalet karanlıklarının, ilahi mesajlarla/tevhit nuruna/adalete açılması ise, İstanbul'un fethinin bu yıl dönümünde, iki kıblemizin de işgalden kurtarılmasına/yeniden fethine muhtaç olduğumuzun idrakinde/şuurunda olmamız/bunun için öncelikle kendimizi değiştirmemiz, tevbeyle Kur’an ve sünnete dönmemiz ( Enfal/24,53; Rad/11) gerekmiyor mu?

Haydi, "vahiy"le yeniden dirilmeye, yeni fetihlere...

İçimizden ve dışımızdan, iç ve dış düşmanlarımızın zulümleriyle kuşatılmışken, birlikte cihada ve fethe muhtaç değil miyiz?..

Fetihler; önce işgal altındaki kalplerimizde, zihinlerimizde ve evlerimizde başlamalı. Bunu yapmadan/başarmadan, işgal altındaki iki kıblemizi de yeniden fethedemeyiz.

Kendi içindeki nefis ve şeytan düşmanlarıyla cihat ed(e)meyenler, dışındaki düşmanlarıyla hakkıyla cihat edemez, haklarını koruyamaz ki, fetihler de yapabilsinler.

Kendi içinde nefsine ve şeytana karşı cihat etmeyenler, kendi dışındaki düşmanlara boyun eğmek, iş birliği yapmak zilletine düşerler...

Kendimiz fethe muhtaç olursak, yeni fetihler nasıl mümkün olabilir ki?!

Önemine binaen not:

Bugün "teşrik" tekbirlerine başladık. Yarın başlayacak Kurban Bayramı'mız mübarek olsun.

"TEKBİR"LERİMİZLE; zulümleriyle yeryüzünde rububiyet, ulûhiyet, mabudiyet iddiası ve sapkınlığı ile azgınlaşan/tağutlaşan hükümdarların sözlerini/düzenlerini/egemenliklerini (şirk), "tevhidimiz"in şartı/gereği olarak reddediyor ancak ve sadece Allah Teala'ya kuĺluğumuzu ikrar ediyoruz. (Araf/172, Fatiha/5, Bakara/256, Nahl/36, Zümer/17).

Bu vesileyle tüm okuyucularımın Kurban Bayramı'nı tebrik ediyor, İslam âleminin dirilişine vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum.