SAADET Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu öteki partiler ile farklarını tek cümlede özetleyiveriyor.

Karamollaoğlu diyor ki: “Batı’ya adam olun” diyeceğiz!

İşte bu görüş Milli Görüş’ün sahiplendiği görüştür!

Milli Görüş, “Batı’ya adam olun” görüşünü sahiplenirken öteki partilerden çoğunun “Batı’nın adamı olma” görüşüne sahip çıktığını kim inkâr edebilir? Adamlar yüzlerini bir kez batıya dönmüşler ve kendi öz değerlerine tüm kapıları kapatmışlar! Batıyı “medeniyet projesi” olarak görmüş ve kabul etmiş durumdalar! AB çatırdarken bile, “AB çökmüyor, büyük başarı hikâyesi” diye methiyeler döktürüyorlar! “510 milyon insan huzur ve refah içinde yaşıyor” diyerek AB’yi eleştirenleri eleştiriyorlar!

Bu nedenle de ABD’yi ve İsrail’i “stratejik müttefikleri” olarak kabul etme ihtiyacını hissediyorlar!

Oysa söz konusu ülkeler yani ABD ve İsrail Ortadoğu’da “güçlü bir Türkiye” istemiyor!

Amerika ve İsrail bölge ülkelerinin sınırlarını “yeniden çizme” hevesini bir türlü terk etmiyorlar!

İktidar partisi başlangıçta, “Batı’ya adam olun” demek yerine, “Batı’nın adamı olursak iktidarımızı garantiye alırız” düşüncesini sahiplendi!

İlk günlerde iktidarlarını garantiye almış gibiydiler ama aradan geçen süre içinde iktidarlarının da “yüzde yüz garantili” olmadığını gördüler!

Yüzlerine gülenlerin arkalarından ne dolaplar çevirdiğini 15 Temmuz sonrasında iyiden iyiye öğrendiler! Ne var ki bir yanlışı görürken bir başka yanlışa doğru “yelken açmaktan” geri kalmıyorlar! “Batı’nın adamı olma” yerine bu defa “Şanghay Beşlisi’nin” adamı olmaya özeniyorlar! Ve Milli Görüş ile aralarındaki fark bir kez daha açığa çıkıyor!

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu Batı’ya “adam ol” çağrısında bulunurken ötekiler hala birilerinin “adamı olma” peşinde koşuşturup duruyorlar!

Evet, Türkiye’nin Milli Görüş’e ihtiyacı var! Ülkeyi yönetenlerin de Milli Görüş’e muhtaç oldukları aşikâr değil mi?