Fakir çocuğuyum diye üzülmeyiniz. Allah, babamınızı, annenizi, sizi ve altı milyar insanı çıplak olarak dünyaya getirdi ve iki el, iki ayak ve bir baş verdi.

Çalış ve kazanmaya bak.

Dünya dillerine çevrilen, Türkçe ye de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından terceme edilen "Makamat"ın yazarı Hariri (446-532=1054-11, Bağdat taki sultan tarafından ödüllendirilmek ve hakim yapılmak istendiğinde "Beni bana bırakın Basra nın Meşan köyüne gideyim" der. Meşan köyünde kırk "Makame" yazan Hariri, Bağdat a geldikten izzeti ikram içine düştükten sonra bir tek "Makame" yazamaz. Köyüne döner ve özelde Arap edebiyatına, genelde dünya edebiyatına on "Makame" daha hediye eder. (Bak: Makamat, Hariri, s. 9-12 M.E.B. yay)

Doğduğu kasabanın adını ülkesine, Ülkesinin adını dünyaya duyuran heykeltıraş için kasabanın belediye meclisi toplanır ve iki yüz bin pezeta verilerek sanatçının heykelinin şehrin merkezine dikilmesine karar verilir. Aç ve bî ilaç olan sanatçı belediyeye şöyle bir teklif götürür: "Siz o paranın yarısını bana verin, ben her gün güneşin doğuşundan batışına kadar şehrin merkezinde heykel gibi dikileyim" der.

Mehmed Akif in diliyle "Kara gün dostu" diye ta rif edilen Süleyman Nazif, düşman süngüsünü vatanın bağrına dayadığında kalemini Batarya yapmış, kelimeleri top mermisi kalıbında dökmüş ve düşman üzerine ateş etmiş. Öldüğünde, üzerindeki elbise ve yedi buçuk kuruş mirası kalmış. Cenazesini Belediye kaldırmış. Onun yakın dostlarından Ferid Kam bey:

"Sağlığında nice ehli hünerin,

Bir tutam tuz bile yoktur aşına.

Öldürüp evvel onu açlıktan,

Sonra bir türbe dikerler başına" deyivermiş.(Mahir İz, Yılların izi, 152

Ömer Rıza Doğrul un ifadesiyle "Mevlâna nın batıya attığı ok" olan Cübran Halil Cübran (1883-1932) ın eserleri milyonlarca satmasına rağmen Amerika da Bir otel odasında aç ve bî-ilaç ölür.

Türk şiirinin yüz akı Mehmed Akif, orta halli bir aileden gelme. Dünyanın en güçlü adamı Halterci Halil Mutlu, Fakir bir ailenin çocuğu. Müzik dünyasının kralı İbrahim Tatlıses, inşaat işçiliğinden gelme.

Yalnız Türkiye şartlarında değil, dünya genelinde her sahada öne çıkanlar zorluklarla mücadele ederek büyüyenlerdirler.

Peki de bu zengin çocukları ne yaparlar Onlar, para sayarlar, manken soyarlar, dolar severler, dünyadaki eğlence merkezlerinin tamamını görüp geçirdikten sonra belki eğlenceli olur ümidi ile hapishanelere de düşmeye başladılar.

Paraya, makama, rütbeye, şöhrete sahip olmayanlar hiçbir zaman kendisini güçsüz görmemelidirler. Siz, İmani yüceliğinizi, ruhi asaletinizi, medeni cesaretinizi, ilmi dirayetinizi geliştirmeye bakınız. İflas edilip paralar tükenebilir, koltuk alttan kaydırılır makamdan düşebilirsiniz; rütbeler sökülebilir, şöhretiniz gider unutulabilirsiniz, ama imanınız, asaletiniz, cesaretiniz ve dirayetiniz alınamaz. Hiçbir güç onları sizden ayıramaz.

Köşke çıksanız,  sizinle beraber çıkar. Hapse girseniz size yoldaş olur. Kabre girseniz kandil olur.