Önceki gün, Milli Gazete ailesi olarak, Milli Görüş lideri ve Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Zeytinburnu’nda bulunan mezarını ziyaret ettik. 

Erbakan Hoca ve ailesinin ruhlarına Kur’an okuduk, dualar ettik.  Bir kez daha hayırla yad ettik. Bir kez daha tekrarlamam gerekir ki;

*  Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan iyi bir insandı.

* Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan bütün hayatını istikrarlı bir şekilde Milli Görüş Davası’na adayan bir ‘dava’ insanıydı.

*  Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan merhametli bir insandı, iyi bir baba ve iyi bir eşti.

*  Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan Başbakanlık yaptığı kısa süre içinde büyük hizmetler yaptı, iz bıraktı. Emekliler Erbakan’ı asla unutmayacak. Sadece emeklilerin duaları bile Hoca’ya yeter.

*  Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan 1974 Barış Harekatı’nı gerçekleştiren isimdir.

*  Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan İmam Hatip Liseleri’nin hamisidir. Siyasi hayatı boyunca verdiği mücadeleyle imanlı bir gençlik yetişmesi için tüm eforunu sarf etmiş, bu uğurda büyük kavga vermiş, direnmiş, gerektiğinde koalisyonlar bozmuş Mümin bir insandır.

*  Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan Başbakanlığı döneminde oluşturduğu ‘havuz’ sistemiyle ranttan nemalanan bazı kesimlere korkulu rüyalar yaşatmış bir insandır.

*  Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan özellikle muhafazakar kesimi siyasete kanalize ederek bu kesimi illegal oluşumların kucağından alan ve legal yöntemleri ömrü boyunca savunan bir siyasidir.

*  Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan ‘yılmayan’ bir liderdir. Küsmeyen bir kişiliktir. Sünger gibidir. Uzun bir süre gazeteci olarak kendisini takip ettim. Erbakan en badireli ortamlarda bile gemisini karaya çıkarmak için kanının son damlasına kadar savaşmıştır. Kapatılan Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi, Fazilet Partisi ve son olarak da Saadet Partisi Hoca’nın legal çalışmalarının illegal yöntemlerle engellendiğinin bir foto romanıdır, adeta.

*  Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan hayatının sonuna kadar Milli Gazete’nin abone kampanyalarına katılacak kadar basına büyük önem vermiş, TV’lerin kurulmasına önayak olmuş, bu hizmetlerin en iyi ve modern şekilde sunulmasını arzulayan bir iletişimcidir.

*  Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan için bir kişi bile çok önemlidir. Mitinglerini izlerken birkaç kişi için bile seçim otobüsünü durdurup, “Bu mahşeri kalabalık...”la başlayan cümleler kurduğunu bilirim.

*  Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan kadrocudur. Yanında hiç değişmeyen bir kadrosu hep vardı. Bu manada Erbakan için Vefa sadece İstanbul’da bir semt adı değildir.

*  Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan tasavvuf ahlakını almış bir siyasetçidir. Merhum Mehmet Zahit Kotku-İskenderpaşa tutkusu herkesin malumudur.

*  Kim ne derse desin; 1980 öncesinde Necmettin Erbakan’la neredeyse özdeş hale gelen ve kimileri tarafından ‘ti’ye alınan ‘Ağır Sanayi Hamlesi’nin yıllar sonra ülkenin en temel konusu olduğu açık seçik anlaşılmıştır.

*  Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan Ecevit’le koalisyon kurarak bu alanda bir ilk’e imza atmıştır.

*  Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan kabalığı zihninden tamamen yok etmiş, en zorlu rakiplerine bile hitap ederken inceliği ve zarafeti esas almış, köklü bir aileden gelen mümtaz bir şahsiyetti.

DUYGULU SATIRLAR…

 

Malum, geçtiğimiz günlerde Milli Gazetemizin 44. Kuruluş Yıldönümünü deruhte ettik, bir dizi etkinlikle…

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Şırnak Şubesi’nin bu vesileyle gönderdiği duygusal satırlara bakar mısınız;

“Seninle birlikte büyüdük birçoğumuz,

Gözümüzü seninle açtık, sabahlara,

Okul oldun bizlere…

Sen, bizim için yalnız bir gazete değilsin!

Muallimsin, şairsin, alimsin…

Senden öğrendik İslam diyarlarını,

Seninle kuşandık siyasi şuuru,

Sen yalnızca Hocamızın değil bizim de sevdiğimizsin.

Biliriz, ümmetin derdiyle yoğrulan zihinlerin

Emektar ellerinde vücut bulursun.

Şamın, Kudüsün, Bağdatın ve Cizrenin

Acısı vardır o kocaman yüreğinde.

Değerlerinden uzaklaşan toplumun

Feryadı vardır, sütunlarında.

Çaresizlik girdabında boğulan ümmete

Çözüm reçeten vardır, manşetlerinde.

Sana selamlar gönderiyoruz, Hz. Nuhun şehrinden...

Mahzun coğrafyalara umut, daralmış yüreklere ümit dileğiyle...

Milli Gazete’miz,

İyi ki varsın…”

***

İyi ki siz varsınız sevgili AGD Şırnak Şubesi. Binlerce teşekkürler…

 SAADET PARTİSİ ŞİŞLİ GENÇLİK KOLLARINDAN İNCE JEST!

Telefonum çaldı.

Arayan Emrah Dervişoğlu. Saadet Partisi Şişli Gençlik Kolları Başkanı.

“Bizimle bir çay içebilir misiniz ” dedi. “Hay hay” dedim. Söz konusu olan çay ve de hele hele demli bir çay ise akan sular durur. Mecidiyeköy’ün en güzel köşesinde yer alan, geceleri tabelası pırıl pırıl parlayan ve Muharrem Dinç Başkanlığında güzel hizmetlere imza atan Saadet Partisi Şişli İlçe Başkanlığında buluştuk.

Baktım, Gençlik Kolları Teşkilat Başkanı Mehmet Hanifi Korkmaz çayları hazırlamış bile.

Çay, sohbet derken “buluşma” merakımı gideren bir paket getirdiler önüme. Emrah Dervişoğlu, “Sen aç abi!” dedi.

Açtım. İçinden nefis bir kaligrafi çalışması çıktı. Üzerinde “elif” ve “vav” harflerinin yer aldığı şu cümleler var; “Sayın Adnan Öksüz. Gazetecilik hayatınızda başarılar dileriz. Saadet Partisi Şişli Gençlik Kolları.” Meğerse, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla böyle bir jesti günler öncesinden tasarlamışlar.

Teşekkürler gençler, iyi ki varsınız.

***

Bir de not; Emrah Dervişoğlu burada bir de müjde verdi; Artık Şişli Kuştepelilerin de Asrı Saadet derslerini takip edebilecekleri bir mekanları var. Kuştepelilerin, Emrah Dervişoğlu’na bir “alo” demelerinde yarar var.

 BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ

İKEV tarafından düzenlenen konferansta, Milli Gazete yazarı Prof. Dr. Burhanettin Can’ın konuşmacı olarak katılacağını, Can’ın ‘’Orta Doğu’yu İnşa Etmek: Medya, İdeoloji ve Kültür’’ konusunu işleyeceğini, konferansın yarın (16.01.2016), Hürriyet Mah. Mahmutbey Caddesi Fatih Sok. No: 1/2, Bahçelievler adresinde yapılacağını, biliyor musunuz (0 212 653 54 56)

Not: Bugün, 15 Ocak 2016, Cuma.  1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!