BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM;
2015 te pek çok haksızlıklara şahit olduk. 2016 da daha
adil uygulamalar ümit ediyoruz. En büyük sıkıntımız dost ve düşmanlarımızla
ilgili net bir duruş ortaya koyamayışımız!
Türkiye yle İsrail arasında Mavi Marmara konusunda taviz
verilerek ön anlaşma yapılması, bu iki ülkenin gizli görüşmeler içinde olduğunu
ortaya çıkardı. Türkiye nin İsrail le yakınlaşması kamuoyunda büyük tepki
oluşturdu. İHH, şehit kanı üzerinden gerçekleşen yakınlaşmanın, Türkiye yi de,
Gazze yi de kaybettireceğini açıkladı.
AKP Parti Sözcüsü Ömer Çelik in Kuşkusuz İsrail devleti
ve halkı Türkiye nin dostudur sözü, yakınlaşmanın boyutlarını ortaya koyuyordu.
Baştan beri milli ve yerli duruşu, ülke menfaatlerine
karşı gösterdiği hassasiyetiyle tanınan Saadet Partisi gelişmelere büyük tepki
gösterdi. YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk, endişe verici mutabakatın Adım adım
Büyük İsrail Projesi ne hizmet ettiğine dikkat çekti. Genel Başkan Prof. Dr.
Mustafa Kamalak da, İsrail le mutabakatı utanç verici bir gaflet ve dalalet
olarak değerlendirdi.
AGD Genel Başkanı Salih Turhan ise, Türkiye nin yeri
İsrail in yanı değildir diyerek, Türkiye yi İsrail le yakınlaştırıp İran la
savaştırmak istiyorlar şeklinde uyardı.
Hükümet in İsrail le ön anlaşmasında yer alan maddeler
teslimiyetçi bir dış politika izlendiğinin göstergesi. Küresel güçlerin yeni
oyunlar peşinde olduğu açık. Türkiye dost ve düşmanlarını iyi tanımalı, küresel
güçlerin figüranı olmamalıdır.
Batılı emperyalistlerin parlak sözlerine aldanan İttihat
ve Terakki cilerin Osmanlı yı yıkılışa sürüklediklerini ne çabuk unuttuk!
TÜRKİYE YE BÜYÜK OYUN!
AKP, 1 Kasım seçimlerinde Ya Telaviv kazanacak, ya da
Gazze diyordu. Hükümet in gayrı milli politikaları Gazze yi kan ağlatırken,
Telaviv i sevindirdi.
Yöneticilerimiz, küresel güçlerin sinsi planlarını ne
zaman fark edecekler Onlar ateşi elleriyle tutmuyor; maşa, kukla ve figüranlar
kullanıyorlar. Obama akıl veriyor: Hedef DAEŞ olmalı, PKK değil. (7. 8. 2015)
ABD, el altından terör örgütü kurduruyor, silah desteği
veriyor. PKK ile Türkiye nin gücünü kırıyor, DAEŞ le Suriye deki emellerine
ulaşmak istiyor. Irak ta Saddam bahanesine sığınmıştı, Suriye deyse DAEŞ in.
ABD, DAEŞ le mücadele ediyorum, diye koalisyon gücü
oluşturuyor; Suriye yi bombalıyor. Rusya da aynı bahaneyle, Türkiye hava
sahasını ihlal ederek Suriye ye giriyor; sivil hedefleri bombalıyor; İsrail le
beraber Suriye yi işgal ediyor. Paris saldırıları sonrası Fransa nın Suriye yi
bombalamasının bahanesi de DAEŞ.
Dikkat edin! Ölen de Müslüman, öldüren de. Emperyalistler
kardeşi kardeşe kırdırıyorlar. Türkiye ve İslam dünyası bu oyunları ne zaman
fark edecek Harekete geçmek için daha kaç kalelerinin düşmesini bekliyorlar
Hele emperyalistlerin projelerine alet olanlar!..
Türkiye yle Suriye arasında öylesine güçlü bağlar vardı ki!.. İki ülkenin
liderleri aile piknikleri düzenliyor; ortak bakanlar kurulu topluyor;
beraberliklerini birleşme noktasına götüreceklerini söylüyorlardı. Batı ve
ABD bundan rahatsız oldu. Bizimkiler de, onların isteğine uyarak dostluğu
bozdular. ABD yle birlikte oldular. Bakalım, ölen yüz binlerin hesabını nasıl
verecekler
İZZET MÜSLÜMANLARLA OLMAKTA
İşbirlikçiler efendilerine o kadar itaatkâr ki! Kurda
sevdalanmış kuzu misali! Küresel emperyalizm, Suriye de iç çatışma çıkarmak
istediğinde, Saadet Partililer oyunu fark ederek, bir
heyetle Beşşar Esed i ziyaret ettiler. Kardeş kavgasını
engellemesini isteyerek, bekleyen büyük tehlikeye karşı uyardılar.
İşbirlikçilerdeki paniği görmeliydiniz! Önce, kardeşlik
görevini yapma hassasiyeti gösteren Saadet Partisi ni Esedcilik le suçladılar.
Siyonizmin sinsi planlarını deşifre ettikleri zaman da, komplo teorisi
üretmek le suçlamışlardı. İşte, şeref ve izzeti zalimlerin yanında arayanların
hastalıklı halleri!
Şimdi Başbakan, Türkiye ateş çemberinin ortasında diye
yakınıyor. Doğru söylüyor ama bu bir sonuç! Ya o sonucu hazırlayan sebepler!
İşte orada Hükümet in ABD ve AB politikalarına alet olan yanlış icraatları var.
Sizin Türkiye ye has orijinal projeleriniz nerede Siz, hep yerli ve milli
kalmakla tanınan Saadet Partisi ne bir kere olsun kulak verdiniz mi
Aynı günlerde İran da 29. Vahdet Konferansı vardı.
İslam dünyasındaki işgal, çatışma ve mezhep ayrılıkları körüklenirken
kaybedecek bir günün bile olmadığı vurgulandı. Oğuzhan Asiltürk İslam Birliği
hedefine dikkat çekti: Müslüman ülkeler olarak Batılılara muhtaç olmadan kendi
gücümüzle ayakta durabiliriz. Aldanıp Batılılara uyduğumuz zaman sömürülürüz,
uşak oluruz, sürünürüz.
Erbakan Hoca İslam Birliği ne tereddütsüz inanmıştı:
Bileceğiz ve yürekten inanacağız ki, Onların dağları yerinden oynatabilecek
gücü dahi olsa, mutlak kudret ve kuvvet sahibi yalnız Cenab-ı Allah tır.
(Davam, Sh. 154)