Müslümanların kanı sudan ucuz. Batı, bu kanı dökerken ya da döktürürken Sünni ve Şii ayrımı yapmıyor. Türkiye ve İran’da mezhep taassupçuları ise Batı’nın bu oyununu göremeyip, birbirlerine diş biliyorlar. Biz beklerdik ki, her iki ülkenin diplomatları, stratejistleri, oyun bozucu politikacıları devreye girip bu oyunu bozmaya çalışsınlar!

Ama öyle biri var ki; kendisi ne bir diplomat ne stratejist ne de siyasetçi. Türkiye’nin Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’den bahsediyorum. Görmez Hoca, Batı’nın bu oyununu çok iyi okuduğu için geçtiğimiz hafta İran’a gitti, Hamaney ile görüştü.

Ve İranlılara, “Ortadoğu’da dökülen kanın Müslüman kanı olduğunu, Sünnilerin ve Şiilerin bu oyuna gelmemesi gerektiğini” açık bir şekilde izah etti.

Ne var ki; Görmez Hoca’nın bu girişimini bizdeki yandaş ve candaş medyacılar görmedi, görmek istemedi. Görmez Hoca şimdi de Şii âlim Nimr’in idamı ile İran’la karşı karşıya gelen Suudi Arabistan’a gidiyor. Onlara da Batı’nın bu oyununu anlatacak. “Oyuna gelmeyin” diyecek! Kendisinden Allah razı olsun. İnşallah bu girişimleri meyve verir de, Müslümanlar akıllarını başlarına toplar. Bir büyük oyunu bozarlar.

Biz Müslümanlar Türkiye olarak eğer İslam Birliği’ni kuracaksak bunu İran, Mısır, Suudi Arabistan’la kuracağız. Yok eğer Türkiye; İsrail, Amerika ve Avrupa ile İslam Birliği’ni kuracaksa o başka!

MHP’DE MUHALİFLERE KÖTÜ HABER!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son 10 yıldır sürdürdüğü, iki yıldır ara verdiği gelenek bu sene yerine geldi. Yılın sonuna doğru gazetecilerle yemekte buluştu.

Meral Akşener, Sinan Ogan ve Koray Aydın ve varsa gizli muhalifler. Baştan söyleyelim. Kötü haberimiz var. MHP, kurultaya gitmeyecek! Olağanüstü kurultay toplamak için yeterli imza toplanmış olabilir. Ancak MHP tüzüğünde, kurultay toplanması için süre tahdidi yokmuş.

Muhalifler haklı olarak diyorlar ki, “Bahçeli MHP’yi yüzde 18’den, yüzde 12’ye düşürdü”  80 vekilden de 40’a düştü. Ancak Bahçeli farklı düşünüyor bizce. “Ben partiyi yüzde 2,5’tan aldım. 4 dönemdir Meclis’e sokuyorum. Bir dönem hükümet ortağı yaptım!”

Muhalifler, buradan gerekli dersi çıkarsın. Bu teoriye göre MHP yüzde 2,5’e düşene kadar Devlet Bey ve ekibini başarısız sayamazlar! Peki ya muhaliflerin başlattığı beyaz çorap hareketine Devlet Bey’in yorumu “İyi ya, kim muhalif beyaz çorabından anlarız!”

BAŞKANLIK OLURSA ADİL DÜZEN KURULACAK MI

Müzmin muhalif bir gazete manşetten Saraya sormuş: “Başkanlık olursa, terör sona erecek mi Dolar düşecek mi Çalışanlar gülecek mi Millet zenginleşecek mi Yolsuzluk önlenecek mi Yargı bağımsızlaşacak mı Eğitim düzelecek mi Kutuplaşma bitecek mi ” diye Biz daha net ve öz soralım: BAŞKANLIK OLURSA, ADİL BİR DÜZEN KURULACAK mı

TBMM, ÜÇ Y İLE MÜCADELEYE NASIL BAKIYOR

Mesleğe 1994’te Milli Gazete’de muhabir olarak başlamıştım. Ancak şimdi Meclis-i Mebusan ile TBMM kulislerine daha yeni akmıştık ki o da ne!

TBMM kulisleri, akşam 20’den sonra gazetecilere kapatılacak!!! İdare amirleri imzaladı. Başkanlık Divanı da onaylarsa yasakçı uygulama başlayacak. Şimdilik tepkilerin soğuması bekleniyor.

Çünkü daha önce de kaç kez kulis yasağı getirilmek istedi. Girişlere turnike bile kondu. Ama tutmadı. Peki şimdi niyet ne! N’olucak, niyet şu: “Önce belli saatlerde muhabirler kulise girmesin. Sonra güvenlik gerekçesiyle tam gün yasak. Ardından gazeteciler Meclis’e hiç girmesin!”

Oysa parlamento muhabirleri, toplumun Meclis’teki gözü, kulağı, sesi, dilidir. TBMM’ye ayna tutar. Siyasetçi yansıyan görüntüden rahatsızsa, aynaya düzgün görüntü versin. Başta Erdoğan-Davutoğlu iktidarı, CHP, MHP, HDP; yoksulluğu, yolsuzluğu, yasakları değil, özgürlük, ahlâk ve adaleti sergilesinler. Biz de onları yansıtalım. Sahi hani “3Y” ile mücadele edilecekti

HİNDİ DOLMA YİYİP, ÖZLÜK HAKLARINI KONUŞTULAR

Yılın son günlerinde TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve Başkanlık Divanı TBMM Mermerli Salon’da toplandı. Yemekte Hindi Dolma vardı. Artık kaç adet hindi tüketildi bilmiyoruz, ancak bildiğimiz bir şey var, bu gelenek Anadolu’nun yerli geleneği değil. Yemekte önemli konular konuşulmuş. Hem de özlük hakları ile ilgili. Aman hemen sevinmeyin, çalışanların değil, vekillerin özlük hakları ile ilgili. Vekiller halen özlük haklarından şikâyetçiymiş. Millet destekliyor ve seçiyor, iradeyi temsil ediyorlar. Çok güzel ama asgari ücretin bile 1300 TL’ye yeni yükseldiği, birçok özlük ve sosyal hakkın halen millete verilmediği bir ortamda vekillerin de özlük haklarını artırmak, ne bileyim bir garip geliyor insana...

Yemekte, CHP’li İdare Amiri Tufan Köse, odasının küçüklüğünden ve şoförünün harcırahından yakınmış. MHP’li Seyfettin Yılmaz ise Meclis polislerinin tazminatlarını neden alamadıklarını gündeme getirmiş. Gazetecilere Kulis yasağı ise hiç konuşulmamış. Biz Meclis’ten ilk iş olarak vekillere özlük hakları yerine çalışan milyonların özlük hakları ile ilgilenmelerini bekliyorduk... Hayırlısı önce bi kendilerine yapsınlar, sıra millete de gelir sanırım...

İSRAİL, TAKIR TAKIR YARGILIYOR!

Amacımız İsrail’i övmek asla olamaz! Ne niyetle yaptı, hangi siyasi hesapla yapıldı bilemiyoruz. Eski Başbakan Ehud Olmert’in rüşvetten hapis yatması kesinleşti. Şimdi de Başbakan Netanyahu’nun eşi Sara Netanyahu; devlet bütçesinden dondurma, alkol, kuaför, makyaj ve bahçe mobilyaları için aşırı harcama yapmak suçlamasıyla 7 saat savcıya ifade verdi.

İsrail gibi bir terör ülkesinde bile hukukun üstünlüğü tartışılmıyor. Takır takır yargılamalar yapılıyor. Siz İsrail’deki gibi bir hukuku ülkenizde kuramadıktan sonra, parlamenter sistemde olsanız, federal sistem veya krallık ya da başkanlık da olsanız, söyleyeceğiniz bir şey yok demektir!