İktidar partisi yönetiminin acilen bir yöntem değişikliğine gitmesi gerekmiyor mu?
Zira izledikleri yöntemler artık işe yaramıyor!
Verdikleri “müjdeler” ile sokaktaki vatandaşların takdirini ve beğenisini kazanacakları yerde tepkileri üzerlerine çekiyorlar.
Peki, neden böyle oluyor?
Böyle oluyor çünkü halkın beklentileri ile iktidarın “müjde” diye açıkladıkları arasında dağlar kadar fark var.
Yani artık iktidar halkın beklentisinin ne olduğunu bile fark edemiyor!
İktidar kendine göre bir yol çiziyor, sokaktaki vatandaş ise çizilen bu yoldan hiç hoşnut kalmıyor.
Bu nedenle sokaktaki vatandaş derdini anlayacak bir yönetim arayışı içine giriyor.
İktidar sözcüleri tarafından yapılan kimi açıklamalar da sokaktaki vatandaşın nasırına basmak ya da yarasına tuz sürmek gibi oluyor.
Sokaktaki vatandaş ağır ekonomik zorluklar ile boğuşmak zorunda kalmışken iktidar sözcülerinin ağzından “enflasyona ezilmeleri mümkün değil” şeklinde laflar dökülünce tüm sigortalar atıyor.
Eskiden beklentiler karşılanamadığı zaman “dağ fare doğurdu” gibi bir söylem ile durum açıklanmaya çalışılırdı.
Şimdi öyle bir noktaya gelindi ki beklentiler karşılanamadığı zaman “dağ fare doğurdu” gibi bir söylem bile durumu izaha yetmiyor.
Ve “dağ fare bile doğuramadı” denilmek suretiyle durumun vahameti gözler önüne seriliyor.
İşte bu yüzden iktidarın bir yöntem değişikliğine gitmesinin şart olduğunu ifade ediyoruz.
Önce sokaktaki vatandaşın beklentilerini öğrenmek ve sonra da onlara çare olabilecek formüller üzerinde kafa yormaları lazım.
Kendi kafalarında oluşturdukları çözüm önerilerinin piyasada beş para etmediğini idrak etmek zorundalar.
Sadece vaatlerle, sadece müjdelerle sokaktaki vatandaşların beklentilerini karşılayamayacaklarını artık kabullenmeliler.
Aldıkları her karar, verdileri her müjde sokaktaki vatandaş ile aralarının biraz daha açılmasından başka bir işe yaramıyor.
İktidar bir yöntem değişikliğine gitmezse sokaktaki vatandaşın bir iktidar değişikliği için kolları sıvamasından başka çare kalmıyor.
Öyle görünüyor ki iktidarı da iktidarın dümen suyundaki sendikalar gibi sivil toplum kuruluşlarını da zor günler bekliyor.
Özellikle iktidarın dümen suyunda hayat bulan sivil toplum kuruluşlarının sonları geliyor denilebilir.
Değişiklik şart
Zeki Ceyhan
Yorumlar (1)
En Çok Okunanlar
GKRY'li tarihçiden çarpıcı "Kıbrıs" itirafı: "İkinci bir İsrail kuruyorlar, Türklere haksızlık ettik!"
Yıldız Sarayı nasıl yağma edildi? 450 bin altın lira, inciler, 90 bin banknot lira... Beş gözlü çekmece içerisinde elmas, yakut, zeberced... Osmanlı'nın son döneminde bir utanç sayfası!
Bunda ne var demeyin! Günün sonunda elinizde ne kadar kazandığınız değil ne kadar tasarruf ettiğiniz kalır! Koç Grubu'nun tutumluluğu ve Vehbi Koç etkisi! Rahmi Koç'un israf etmediği balığın baş kısmı
İsrail'in Gazze'deki sivil katliamını belgeleyen... Ayakta dakikalarca alkışlanan o belgesel! Gizli bir sistemle sivilleri bombalayan Siyonistler!
Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümünde Kurtlar Vadisi izi: Senaristler ifadeye çağrıldı
Kılıçlar çekildi: Gökçek'ten Arınç'a 'Sakız' tepkisi
Okullarda bugün zil çalıyor ama... Eğitimde yapılması gerekenler yumak yumak! İşte 18 maddede eğitimin sorunları...
Ortadoğu’da diplomasi masası devrildi: Savaşın alevleri petrol hatlarını sardı!
Avrupa ve Rusya savaşın kıyısından döndü! Sınırda tren vuruldu Fransa ayağa kalktı
Ölü ve yaralılar var! Tamamı yandı: Kuzey Marmara Otoyolu'nda dehşet anları