Davaların bir an evvel sonuçlanması gerektiğini Bahçeli söylüyor, ama aynı cümleyi muhalefet kursa ortalık ayağa kalkardı! Trol gazeteciler ve ekran tetikçileri ise bu sözler karşısında sus pus.
Bahçeli’nin iki çıkışı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, “Milliyetçi Hareket Partisi, görülen ve yürüyen davaların bir an evvel adalet ruhuna muvafık şekilde sonuçlanmasını, doğal olarak objektif hükmün açıklanmasını arzulamaktadır.”
Bahçeli bu hafta da benzer bir çıkış yaparak şunları söyledi:
“Uzayan ve uzatılan soruşturmalar siyasi istismara maruz kalıyor” diyerek kamuoyunda tartışılan davaların bir an evvel sonuçlandırılması gerektiğini vurgulamıştı.
Medya ve çifte standart
Bahçeli’nin bu açıklamaları kulağa gayet normal bir çağrı gibi geliyor. Herkes adalet ister, davaların hızlı ve adil şekilde sonuçlanmasını bekler.
Bugün Bahçeli bu cümleleri kuruyor. Peki ya aynı sözleri bir muhalefet lideri dile getirseydi?
İşte o zaman ortalık ayağa kalkardı!
Trol kalemler ertesi gün gazetelerinde manşetler atar, televizyon ekranlarında sabaha kadar bağırıp çağırır, sosyal medyada hakaret yağmuru başlardı. “Yargıya müdahale”, “devlet düşmanlığı”, “hukuku hiçe saymak” suçlamaları havada uçuşurdu. Fakat konu Bahçeli olunca ortalık sessiz; ekranlar sakin, gazeteler suspus.
Bu çifte standardı artık herkes görüyor. Medya denen güç, tarafsız bir hakem değil; düpedüz bir aparat haline gelmiş durumda. “Trol gazetecilik” dediğimiz bu kirli düzen, hakikati savunmak yerine kimin konuştuğuna bakıyor. Eğer söz iktidar cephesinden geliyorsa kıymetli, muhalefetten geliyorsa düşmanca kabul ediliyor.
Adaletin terazisi
Televizyon ekranlarını düşünün… Hep aynı yüzler, aynı kalıplaşmış cümleler, aynı bağırış çağırış. Milletin gözüne baka baka her gün adalet nutukları atan bu yorumcular, Bahçeli’nin sözleri karşısında birden lal kesiliyor. Çünkü görevleri adaleti savunmak değil, efendilerinin yanında saf tutmak.
Asıl tehlike de burada. Çünkü bu düzen devam ettikçe, bu çifte standardın üzeri örtüldükçe toplumun adalete olan inancı eriyor. İnsanlar artık mahkeme kararlarını değil, gazetelerin manşetlerini, televizyon ekranlarının tavrını ölçü kabul ediyor. Ve bu, adaletin çöküşünün en net göstergesidir.
Bahçeli’nin çağrısı elbette önemlidir. Ama asıl mesele, aynı çağrıyı bir muhalif yapsa da aynı dürüstlükle karşılanıp karşılanmayacağıdır. Bugün sessiz kalan trol gazeteciler ve ekran tetikçileri, yarın ‘adalet’ nutukları atsalar bile kimse onları dinlemeyecektir.
Unutulmamalıdır ki: adalet, sahibine göre değil; hakikate göre değer kazanır.
Ama maalesef bu ülkede hâlâ kimin söylediği, ne söylendiğinden daha fazla konuşuluyor.