Her işimizi kavga ile görür hale geldik.
Şiddet dili, atışma, sen ben çatışması, biz daha iyiyiz nakaratları
ortalığa hâkim.
Ali Dayı nın keçilerinin aynı köprü üzerinde karşılaşıp
da, Ben geçeceğim, hayır ben geçeceğim kavgası gibi ilkel bir kapışmaya kapılıp gitmekteyiz.
Çok önemli milli acılarda, toplumsal yaralarda, sarsıcı
sorunlarda bile acımıza yanmıyor, birbirimizin gözünü oymaya fırsat yakalamaya
çalışmaktayız. Çocuk istismarı bütün dünyanın gündeminde şu anda.
Eğitimciler animasyonlar, bilgi notları, çizgi filmlerle;
artış gösteren bu sorun hakkında önlemler almaya çalışmaktalar.
Bizde de her geçen gün bu kötü haberleri duymaktayız. Ne
ki haberin yaygınlaşması ile sanki olaylar daha fazla artmakta.
Bir ara Batman da intihar eden kızlar vardı, haberler
yayınlandıkça arkası kesilmemişti intiharların. Ne yazık ki sosyal medyanın
fütursuzca kullanımı, sınırsız
özgürlük adı altında sonsuz kölelik
ile cinsel suçlarda artmalar, kriminal dosyalarda kabarmalar gözlenmekte. Gece
geç vakit berbat bir çocuk pornosu izleyebilen hasta ruhlu yaratık;
öğrencisine, hastasına, yeğenine ya da evladına kadar bu canavarlığı gösterecek
vahşeti yaşayabilmekte. Fakat toplum olarak bu yüz kızartıcı olayları bile
siyasi rant meselesi yapacak kadar koyun can derdinde, siyasiler et derdinde durumuna düşmekteyiz.
Ortada büyük bir sorun var, bunu nasıl aşacağımıza
çözümler üretmek, çocuklar için güvenli yarınlar inşa etmek, suça götüren
amilleri bertaraf etmek yerine gözümüz hasmımızın üzerinde.
Ensar Vakfı ndaki çirkin olayın zanlısı değil vakıf hemen
okkanın altına atılabilmekte, zira geçmişte de ünlü sol yazarın oğlunun açtığı
matematik kampında benzer tacizler yaşanmış, o vakıf da yeterince örselenmişti.
Rövanşist milletiz ne de olsa.
Şunu kabul etmiyoruz ki hasta ruhlu insanlar her kesimin
arasından çıkabilir, herkes melekler kadar saf ve temiz yaratılmadığına göre
dünya denen imtihan pistinde pirincin taşları fark edilecektir.
Hemen kendi ideolojimizin fedaileri olarak mağdurları
unutup, etrafa laf yetiştirmeye koşmaktayız.
Oysa enternasyonal bir sorun olan çocuk istismarında;
gelişmiş ülkeler toplumun ıslahı için, çocukların mağdur, suça eğilimli
insanların zanlı olmaması için çareler düşünmekte, önlemler almakta.
İsveç te benzersiz bir klinik deneme yapılıyor. Amaç,
çocukları taciz etme potansiyeli bulunanlara önceden müdahale ederek bunu
önlemek. Dünyanın en ileri gelen tıp fakültelerinden biri olan Karolinska
Enstitüsü, deneme için 60 kadar cinsel tacizde bulunma potansiyeli taşıyan
gönüllü üzerinde çalışacak, ekip; bu şahısların çocukları taciz etme riskini
bir ilaçla azaltıp azaltamayacaklarını deneyecek. Dr. Rahm, Şimdiye kadar
dikkatler hep polis tarafından ele geçirilen saldırganlara ne yapılacağı
üzerinde toplandı. Oysa o aşamada çocuklar zaten zarar görmüş oluyor , bunun
yerine çocuk tacizini daha oluşmadan ortadan kaldırmak hedeflenmekte .
Behemehal aileler, eğitimciler, hekimler, sosyal
bilimciler, din adamları projeler geliştirip çocukların korunması, toplumun
ıslahı için neler yapılabilir konuşacağımıza; Ali Dayı nın keçileri gibi
birbirlerine inatla yol vermemek, anlaşamamak, suçlamak kimilerine daha kolay
gelmekte herhalde.
Sen şöyle dedin, yok sen bunu dedin değil; ortada bir
bataklık var ve bunu kurutmazsak, çanlar herkes için aynı anda, aynı
ürkütücülükte çalacaktır.
Teknolojinin böyle insafsızca intikam almasına karşın
çareler üretilip, Namahreme bakma diyen önderin öğretileri manevi eğitim
olarak bebeklikten itibaren insanlara verilmelidir. Zira mağdur ebeveyni olmak
kadar büyük acıdır, zanlı ailesi olmak.