Siyasette her gün farklı konuşmalar yapıyorsanız, bugün söyledikleriniz bir süre önce söyledikleriniz ile taban tabana zıt ise sizi büyük bir tehlike bekliyor demektir.

Bu tehlike, kimse tarafından ciddiye alınmama riskidir!

Yani herhangi bir konuda oldukça iddialı laflar edilmesine rağmen dinleyenlerin bunları ciddiye almamaları ve “bakmayın böyle ulu orta konuşmalarına” diye düşünmeleridir.

Böyle bir tehlike ile karşı karşıya kalındığı zaman başkaları hiç suçlanmamalı ve doğrudan doğruya tutarsız konuşmalar yapagelen kişinin kulağı çekilmelidir.

Ona “arkadaş, ortaya çıkan bu vahim sonucun müsebbibi doğrudan doğruya sensin” denilmedir.

“Şayet bugün söylediklerin ile dün yaptığın konuşmalar örtüşüyor olsaydı bugün herkes senin uyarılarına kulak verir ve ortaya olumsuz bir sonuç çıkmaması için çabalardı” uyarısı yapılmalıdır.

Siyasette öyle isimler var ki, her gün başka bir telden çalıyor ve dün kötülediklerine bugün sahip çıkıyorlar, dün sahip çıktıklarını ise bugün yerden yere vuruyorlar.Bu da doğal olarak, yapılan açıklamalara güven duyulmamasına yol açıyor.   

Muhatapları bu açıklamaları duyduklarında ya da okuduklarında gülüp geçiyorlar.Açıklamalardaki üstü kapalı tehditleri ise ciddiye almıyorlar.

Hele bir de bu üstü kapalı tehditlerin benzerlerini yıllardır yapmış ve sonunda hiçbir etkinlikleri olmamışsa açıklama sahiplerini ciddiye alan kimse çıkmıyor.

Ama o açıklamalar muhatapları tarafından ciddiye alınmazken başka birileri tarafından çok önemseniyor olabilir!

Birileri “adamımız nasıl da sert konuştu, nasıl da meydan okudu” diye sevinebilirler.

Ancak bu, böyle sevinen insanların kendilerini kandırmasından yani kendi kendilerini avutmalarından başka bir şey değildir.

Keşke gelişigüzel açıklamalar yaparak inandırıcılıklarını yitirme yerine bir şey söylediler mi sözlerinin takipçisi olan insanlar olarak isim yapmış olunsaydı.

Yüreklerde “bu adam böyle konuşuyorsa mutlaka dediğini yapar” kaygısı ağır basmış olsa mutlaka çok şey değişirdi.

Ama üzülerek görüyoruz ki, ortalık böyle sözünün eri tiplerden çok ulu orta konuşan ve meydan okuyan tiplerle dolup taşıyor.

O nedenle bu tür konuşanlar ciddiye alınmıyor. Söylediklerine inanılmıyor. Üstü kapalı tehditleri kaygı oluşturmuyor. İnsanlar bunları duyduklarında sadece gülüp geçiyorlar.

Gerek iç politikada gerekse dış politikada ciddiye alınmıyorlar.