Yıllardan beri Çanakkale Savaşı konusunda yazılar yazıyor, bu savaşın bizim yakın tarihimizin ve bağımsız Cumhuriyet in kurulmasındaki önemini ve İstiklâl Savaşı ruhunun oluşumuna katkısını sürekli anlatmaya çalışıyorum.

Gençlik yıllarımızdan bu yana, bizim dediğimiz bütün kültür çevreleri için, resmî ideolojinin yeni bir kimlik inşa etme çabasının karşısında bu savaşın en önemli müdafaa kalkanı olduğu söylenebilir. Çanakkale Savaşı nda elde edilen deniz ve kara zaferleri, sanki batıcı çevrelerin kayıtsız-şartsız teslimiyet çabasına tek alternatif gibi görünür. Halbuki bu zaferleri kazanan ruhun tarihte olduğu kadar İstiklâl Savaşı nda da benzeri bir şahlanış yaşadığı yeterince vurgulanabilse, bunlar kitaplardan sahnelere ve sinema perdeleriyle televizyon ekranlarına yansıtılabilse, durum elbette hiç de bu kadar çaresiz görünmeyecek

Biz tarih boyunca Batı ile savaşmış, onların bilim ve teknik seviyesiyle sınanmış bir milletiz. Çanakkale Savaşı nda Batılılar, Mehmet Âkif in ifadesiyle "kimi Hindû kimi yamyam" şeklinde de olsa, müttefikler bularak ve Anzakları da kandırarak bize saldırsa bile kesin bir hezimete sebep olamamışlardır. Buradaki amansız savaş, İstiklâl Savaşı nda yedi düvel halinde Batılıların saldırılarına bile korkusuzca karşılık vermemizi sağlamıştır.

O yüzden, bu savaş bizim için batıcılık karşısında bize özgü yeni ve köklü bir kimlik inşa etmenin en kestirme yolu görünmüştür. Bunu kuru bir slogandan kurtarmak gerek.

 Medreseliler savaşı

Esasen Anadolu ile Trakya nın bütünüyle elde kalmasını Çanakkale ye borçlu olduğumuz biliniyor. Burada bilinmeyen, bu bölgedeki savaşın ümmet ruhuyla kazanıldığıdır. Orada verdiğimiz şehit sayısı inanılmaz gibi görünür, çünkü etten bir kale halinde topraklar savunuldu. Burada şehit olanlar, sayı itibariyle de eğitim seviyesi itibariyle de İstiklâl Savaşı ndan fazladır. Çanakkale Savaşı nda şehit düşenlerin öteki savaşlardan farklı olarak iki önemli özelliği dikkati çeker: Bunların çoğunluğu gençtir, çünkü büyük ölçüde medreseden gönüllü olarak savaşa katılan öğrencilerdir. O yüzden Çanakkale Savaşı na bazı çevrelerde "Medreseliler savaşı" denir. Çünkü bu askerlerin 50 bini medrese öğrencisidir ve iyi seviyede tahsil yapan insanlardı. Bu gençler cihadın anlamını bilerek cepheye koşup şehit oldular.

Osmanlı Devleti nin son yıllarında, medrese ve darülfünun okuyan gençlerin önemli bir kısmı Tanzimat yazarlarını okuyarak meselenin çok boyutlu olduğunu görmüştü. Bu devletin ancak yeni ve güçlü bir zihniyet değişimiyle silkinip yenilenebileceğine inanıyordu. Bu yüzden bir yandan pozitif bilimi öğrenirken, öte yandan İslâm ın ilim ve fikir mirasını yeniden ele almaya çalışıyorlardı. O dönemde Sultan Abdülhamid in desteklediği Osmanlılık şuuruyla yetişen gençlerde, müthiş bir dinamizm vardı. Elbette bu gençlerin büyük çoğunluğu İslâmî bir bakış açısına sahipti. İngilizlerle müttefikleri ansızın Çanakkale Boğazı na dayandığında, bu nesillerin önemli bir kısmı okullarını bırakıp bu namus savaşına gönüllü gittiler ve her biri bir siperde şehit düştüler. Bunların şahadeti, belki de Osmanlı nın İslâmî entelektüel hayatına ağır bir darbe vurmuştur.

Bu kahramanlıkların değerlendirilebilmesi için, bu savaşa katılanların notları, hatıraları yayınlanmalı, savaşı kaybeden İngilizlerle Anzaklar kadar bu savaşı kazananların da kadri bilinmelidir. Maalesef bu konuda ihmalkârlığımızın boyutları dünya çapındadır

"Türkiye Çanakkale okuyor"

Çanakkale Savaşı yakın tarihte yapıldığı halde, Troya Savaşı ndan daha önemli sonuçları olan ve dünya dengesini değiştirerek İstiklâl Savaşı nın oluşumuna yol açan bu savaş unutulmaya terk edilirse, kime ne söyleyebilirsiniz Bu ülkede dinî ve millî değerleri savunanların bu savaşa sahip çıkmaması, savundukları görüşleri Çanakkale Zaferi yle örneklemeleri gerekmez mi

Yarımada Yayınları, iki yıldan beri Çanakkale Savaşı na adanmış yayıncılık hayatlarında, benzersiz bir fedakârlığa imza attılar.

Bugüne kadar 24 kitap çıkaran bu yayınevi, Çanakkale Savaşı nın 100. yıl için çağrıma iştirak ederek, 100 kitaplık bir Çanakkale kitaplığı oluşturuyor. Bu yolda da "Türkiye Çanakkale Okuyor" adlı bir kampanya düzenlemiş. Ondan bazı satırları buraya alıyorum:

"Geçmiş, gelecek için ayna vazifesi görür. Tarih bilinci yaşam serüvenimizde atacağımız her adımda bize kılavuzluk eder. Çanakkale Savaşları hem dünya tarihinin en önemli savaşlarından biri hem de tarihimizin dönüm noktasıdır. Birçok ülkenin türlü hesaplarla girip, var gücüyle çarpıştığı bu savaş kaderimizi belirlemiştir.

Çanakkale, Kurtuluş Savaşı nın önsözünü yazmıştır. Bu yüzden, 21.yy bilgi ve teknolojisiyle, 1915 duyarlılığıyla yeniden incelenmeli, yorumlanmalıdır. Hâlâ gizli kalmış birçok yönüyle araştırılmayı bekleyen Çanakkale, her yönüyle tekrar tekrar okunmalıdır."

Bu savaş için kütüphaneler kurulmalı, filmler, televizyon dizileri yapılıyor, daha da yapılmalı

18 Mart-25 Nisan arası da her yıl Çanakkale Şenlikleri ve sempozyumlar düzenlenmeli

Ben şimdi Yarımada Yayınları nın birbirinden güzel kitaplarına dönüyorum, size de çocuklarınızla birlikte onlarla güzel zamanlar geçirmenizi tavsiye ederim.

Türkiye Çanakkale Okuyor kampanyasına siz de katılın