İyi ve güzel adamları imajlarla ortaya çıkarma

zamanlarına eriştik. Sürekli istatistikî verilerle ölçülüp, biçilip genel bir

kanaate yönlendiriliyoruz. Bir zamanlar toplumun en güvendiği ekran yüzü şu,

öbür gün bu. Ama hepsinin ortak yönü toplum tarafından duyulan güven imajının

kuvvetli oluşu. Bunların aracılığı ile kamuya davranış kalıpları, önermeler,

yönlendirmeler yapılıp duruluyor. Yani devlet vatandaşına kamudan bir spot

olarak güler yüzü ile müşfik bir bakış atıyor. Bize iyi diye sundukları

davranışları, şahsiyetleri taklit etmemizi salık veriyorlar. Güzelliği, iyiliği

sınırlar içine alıp bu sınır içindeki güzelliği ve iyiliği benimseyip

yaygınlaştırmamızı istiyorlar. Son zamanlarda devlet birçok dizi ile bizi

yetiştirmeye, istediği kalıpta vatandaşlara dönüştürmeye çaba gösteriyor. Tabi

devlet yapıyorsa millet menfaatine yapıyordur, gayrısını düşünmek isyan olur!

Bakın eğer saçlarınıza jöleyi doğru bir biçimde

sürerseniz rakamların anasını, merkezin babasını ağlatırsınız. Jöle ile aranız

yoksa babacan bile olsanız, çok genç yaşta büyük mesafeler de katetseniz

sarayın hiddetini üzerinize çekebilirsiniz. Ayrıca bu zamanda farklı bir şey

ortaya koymak, hele hele farkını ortaya koymak tamamen vatana ihanet hatta

paralel evrenlere yaltaklık olarak addedilebilir. Bu fark, tasnif dışı kalmaya

kadar gidecek birçok cürümü de içinde barındırabilir. Bu zamanda Yedi Güzel

Adam yedi veren hatta muhterem bir tasavvuf önderi de olsanız Yeni olanın

amacına hizmet ettirilir hatta himmet ederek Diriliş e bile vesile olursunuz.

Hem bak artık mücadelesini vereceğin bir şey de kalmadı.

Köşenden ağız dolusu küfürle hadsizlere haddini bildirip, âli cenaplarının

himmetine mazhar olarak devletin kuş tüyü kanatlarında uzak ülkelere yolculuk

yapabilirsin. Yıllarca hakir görülüp örselendiğin yetmez mi Yeni dedikçe

yenileniyor, küfürle tekfir ettiğin kapılar ardına kadar sana açılıyorsa,

bugüne kadar tatmadığın dünya lezzetlerine bulanıp, ağzının köşesinden akan

adını bile söylemekte güçlük çektiğin taamlara ulaşmışken şu kedilere n oluyor

da mundar diyorlar Olacak iş mi Şimdi bir hırka bir lokmayı konuşmak, redbull

ile kanatlanamasak da devletin kanatları altında kanatlanabilir Yeni bir

hayat kurabiliriz. Ne de olsa soru soracak kadar, bedel ödedik diyorsun.

İyi kalemler kalemlerini kırdılar. Geriye sadece kalemler

kaldı. Sahi bu güzel adamlara n oldu Dünya daha güzel bir yer mi oldu Hak

hâkim oldu da bizim mi haberimiz olmadı Uğruna mücadele edilecek hiçbir şey

kalmadı mı Sahi n oldu İçimize bir kötülük hastalığı mı bulaştı, herkes aya

gitti de bir habersiz biz mi kaldık Herkes açlık sınırının üstünde yaşıyor da

nefesi kokan ciğersiz kediler olarak biz mi kaldık Yoksa kasaplar ciğeri artık

satmaz mı oldu Bayım, mahalleniz değişmiş olabilir, kıbleniz de ve dahi

menünüz de hatta mezhebiniz bile genişlemiş olabilir. Belki bulutların üstünde

çok durmaktan gözlüklerinizin numarası da büyümüş olabilir. Ne olursa olsun

kaçınılmaz bir son ve her hesabın üstünde bir hesap var. Bazen insan gaflete

dalabiliyor, bu dünya bir kamu spotundan da kısa, unutmayalım.

Dertlenmekle gelmiyor mutluluk ve özgürlük

İnsan, yaşamında eksik olanı her şey sanıyor **

Ve biliyoruz ki: Aklı başında bir insan, aklını kaçırmış

bir toplumda herhalde deli görünecektir. ***Ol vakit aklı başında insanlar,

yaptığınız işin delisi olmaya devam edin. Çünkü bir işin delisi ancak o işin

hakkını verebilir, bütün zorlukların üstesinden gelebilir. Boyalı kuşların

saltanatı, bir yağmur ile biter.

Taş Gemi

Bu şehri nasıl yapmışlar böyle üst üste,

ne gökyüzü koymuşlar, ne günaydın, ne buldularsa

getirmişler

dağların ovaların dışında, hele o sabahların akşamların

bungunluğu,

o eski kışlalarda güz öğleleri **** 

Dağarcık

Tamamlanmamış bir yapboz, ölü bir yapbozdur. *****

  İlkelerine bir kez

olsun ihanet eden insan, hayat ile olan saf ilişkisini yitirir. Bir insanın

kendine karşı hile yapması; onun filminden, hayatından, her şeyinden vazgeçmesi

demektir. ****** 

Alıntılar

*Boyalı Kuş, J. Kosinski, e-yayınları

**Duygu Asena

***Kurt Vonnegut

****Turgut Uyar

***** Yaşam Kullanma Kılavuzu, G. Perec,

******Mühürlenmiş Zaman, A. Tarkovski