Bazı yazarlarımız, söylediği sözün ne anlama gelebileceğini hesap etmeden "Biz, neden İsrail gibi davranmıyoruz " diyebiliyorlar.

Bu söz, İsrail gibi bir terörist yuvasını Türkiye ile bir tutmak anlamına gelir.

Bu söz, PKK ile ülkesini işgal edenlere karşı direnen Filistinli Müslümanları bir kabul etmek olur.

Biz, kendilerini Firavunun zulmünden kurtaran Hz. Musa ya bile ihanet edenler gibi olmayız.

Biz, "Yazıktır" diye ülkesine alan devletlerin hazinesini kemirenlerden olmayız, olamayız.

Biz, para için seks piyasası oluşturup dünya kadınlarının namusunu ticari meta olarak satanlardan olmayız.

Kendi namusumuza el ve dil uzatsalar, uzatanın cezasını veririz ama onun namusunu yine de kirletmeyiz.

Biz, zorunlu olarak harbe girsek, sevgili Peygamberimizin sözüne uyarak çocuklara, kadınlara, harbe girmeyen ihtiyarlara, havra ve kiliselerdeki görevlilere silah doğrultmayız.

"Ama Türkiye vatandaşı olan PKK lılar, çocuk ihtiyar demeden kendi ırkından olup da kendisini destekleyenleri öldürüyor" denebilir.

Doğrudur. Bunlar da İsrailli Mossad ajanları ile Amerikalı CIA ajanları tarafından desteklenen ve eğitilen vatandaşlarımızdır.

Biz, ev sahiplerini öldürüp eve yerleşip bütün dünyaya da "öldürdüğüm adamların çocukları evimizi taşlıyorlar" diye çocuk avına çıkmayız.

Biz, çocuğumuzu öldürenin çocuğunu öldürmeyiz. Cezayı katilin kendisine veririz.

Biz, çocuk öldürüp katil komutanların organ ihtiyacını karşılamayız.

Biz, uluslararası organ ticareti yapmayız.

Biz, devlet adı altında elli yıllık saltanat sürdükten sonra iki bin yıl dünyada sürgün hayatını göze almayız. İsrail in sonu çok yakında bu olacaktır.

Biz, dünyanın bütün ajanları, mafya babaları, kiralık katilleri, üzerimize gelseler hepsinin gücünün toplamının Rabbimizin kudreti karşısında sinek pisliği kadar yer tutmayacağını bildiğimizden, gönlümüzde boş yer olmadığından korkuya kapılmayız.

Bizi, öldürseler ten kafesinden kurtuluruz. Kafesten kurtulan bülbül gibi seviniriz. Malımıza el koysalar "İmtihan sorularımızı azalttılar" diye seviniriz. Dövseler "Günahlarımızı çırparak döküyorlar" diye seviniriz.

Biz, Hz. Musa nın medeniyetini vahşete dönüştürenler gibi olmayız.

Biz, dünyanın en bedevi insanlarını en medeni yapan İslâm dinine inanmışız.

"Güçlü olan kazanır" sözüne inanmayız. Haklı olan kazanır.

Sevgili Peygamberimiz, Mekke de tek başına iken görünüşte dünyanın en zayıfı idi ama sonunda o kazandı.

Firavun karşısında Hz. Musa çok zayıf görülüyordu ama sonunda Hz. Musa kazandı.

Yahudiler dünyanın en eski milletlerinden olmalarına rağmen dünyada en az nüfusa sahip insanlardır. Mağlubiyet, zillet ve korku içinde yaşamışlar, yaşamaya da devam edecekler.

"Zulüm ile abad olanın sonu berbat olur" demiş atalarımız.

Bal arısını yiyerek geçinen zanbur u tanıyanınız pek azdır. Ama bal arıları dağları taşları ve çiçekleri tutmuş. Milyarlarcası sizlere bal vermek için çalışıyor.

Günde birkaç ton küçük balık yutan balinaların nesli tükeniyor ama denizler, küçük balıklarla dolu.

Bir kurt bin kuzuyu korkutup kaçırabilir ama dağ taş koyun ve kuzuyla dolu.

"Tuttuğunu koparanlar"  kuruturlar; Tuttuğunu yeşertenlere yardım edin siz.

"Diş geçirenler"  yaralarlar. Yaraları saranlarla yürür insanlık.

Biz, önce haklı olmaya çalışacağız. Sonra o hakkı haksızlara kaptırmamak için güçlü olmaya çalışacağız.

Ve biz, hiçbir zaman İsrail gibi olmayacağız.