İnsanlar, ihtiyaçlarına göre yol yolak, tarz, sistem belirlerler.

Şartlar değişir, durumlar farklılaşır, yol düzleşir, yeni vaziyetler zuhur eder, sistemler dumura uğrar… Yeni ufuklar, yeni üsluplar ortaya çıkar…

Beşerin doğrusu, mutlak değildir.

Yaklaşımlarımız, tefekkürlerimiz, tespitlerimiz, yorumlarımız, o ana aittir, belki birkaç adım ötesini de kapsayabilir. Hatta ileri görüşlü, akıllı bir hal ile kimi sözlerimizin ömrü uzun da olabilir… Ama ortaya koyduğumuz sistemler, düzenler, beşer etiketli çareler, zaman üstü değildir.

Birileri diyor ki, başkanlık sistemini tartışmak hainliktir.

Öbürü diyor ki, tartışmamak hainliktir.

Başka biri de diyor ki, cumhuriyet ilkelerini yani altı oku temel kabul etmemek, rejim değişikliğidir dolayısıyla bu durumu reddediyoruz.

Hale bakar mısınız yüzyıl önce, yedi düvele karşı başkaldırmışız bağımsızlığımızı kazanmak için vatan topraklarında dik duruşumuzu resmetmişiz sonra, nasıl daha mutlu yaşarız, daha çok nasıl insanca, adaletli yaşarız, diye kimileri düşünmüş. Taşınmış dünler, nasıl olsa kötüydü onlara göre... O vakit, dünlere ait ne varsa, yok sayılmalıydı. Öyle de yapıldı.

Dünlerle bağlar kesildi.

Yeni bir sistem… Yeni bir hayat tarzı… Batı normlarla bezeli bir anayasa… Ve sokak resmi.

Şimdilerde, yeni bir sistem, idari anlamda, daha iyi olabilir mi olamaz mı, tartışmasını neden yapmayalım?

Birilerinin başkanlık dayatmasına karşı gelebilirsiniz… Bunun bizim için ne tür tehlikeler içerdiğini anlatabilirsiniz… Israrla muhalif duruş da sergileyebilirsiniz. Lakin tartışma dışında tutma eğilimi, tam anlamıyla beşeri kutsallaştırmaktır.

Benim dikkat çekmek istediğim husus budur.

Kendi kendimize, elimizle yonttuğumuz beşer yaklaşımlara nasıl dokunulmazlık zırhına büründürebilirsiniz?

Başkanlık sistemine nasıl ki, efsunlu, insanüstü bir güç atfetmek kehir ise, kötü ise, yanlış ise, aynı şekilde, karşı duruşu kutsallaştırma hevesi de o denli kötü ve kerihtir. Tartışamayacağız şeyler, Kur’an’dır, sünnettir…

Tartışma dışında tutacağımız, imandır.

Bunun dışında kalan, beşer etiketli nazarlar, sözler, sistemler, tartışılmalıdır.

Bu sebeple, altı ok zihniyetinin, beşer sistemi tabulaştırmasını, akla ve izana hakaret sayıyorum.

Aynı şekilde, başkanlık, tek çaredir, insanlığın kurtuluşudur, ülkemizin çıkar yoludur, buna iyi bakmayan falancadır, demek, inancımıza saldırıdır.

Tabulaştırmadan konuşabilmeliyiz…

İnsan mahsulü edalar, sözler, sistemler, yarın bir gün, şartlar değiştiğinde, değişmeye, başkalaşmaya, yok olmaya mahkûmdur.

Bu gerçeği unutarak, ülkemizdeki başkanlık tartışmalarının iki ucunu da, cahilce, cahilliye âdeti olarak görüyorum.