AKLIMIZ çıkar mahkemelerden, sorgulanmalardan, karakol
kapılarından, mahpushanelerden.
Hani yolumuz düştüğünde hayatımızın ekseni kayar, bünye
alt üst olur, yaşam enerjimiz düşer.
Tüm bu kötü oluşumların tam ortasında açıklanan kararla,
yeniden hayata dönüş, beraet. Bütün suçlardan beri olmak.
Ne çok yol işaretleri konmuştur insanlar için. Kendini
toparlamaları, hesapları gözden geçirmeleri, değer verdikleri hakkında
yanılgıları, yeni hamlelerinde risk alışlarında, gözden ırak tutmamaları
gereken hususları ne kadar sık anımsatmıştır, Rahman. Rengârenk, bol ürünlü
vakitlerle sarmalanışımız.
Cumalar, arifeler, kadirler, miraçlar, regaibler,
mevlidler, recepler, şabanlar, ramazanlar, beraetler birer kurtuluş bestesi
olarak yağmur olup yağdırılmıştır.
Yürekteki kara lekeler olan günahların arındırılması
için.
Müsveddelerin temize çekilmesi için.
Bağışlanma bağlarından nasiplenebilmek için. Dağıtılan
ihsanlara kavuşabilmek için. Göklerde yazılan kutlu kitabın, dünyaya inmesi ile
başlayan kurtuluş müjdesi; Rahman ın o çok sevdiği insanlara uyarıcı işaret
taşları olarak bıraktığı kutlu vakitlerden biri olan Beraet gecesinde zirve
yapar. İnsan tavırları izlenmektedir.
Son resulünün uyardığı gibi, Rahman beklemektedir:
İstiğfar eden yok mu, affedeyim ve bağışlayayım .
Rızık isteyen yok mu, hemen rızık vereyim .
Başına bir musibet gelen yok mu, hemen sağlık ve afiyet
vereyim .
Tan yerinin ağarmasına kadar bu şekilde devam eder.
Rengârenk bol ürünlü vakitlere sırtlarını dönenlerin,
cennet manzaralı tabloları istemeyenlerin, Allah ın dostluğundan kaçanların
elleri elbet boş kalır.
Şaban ayının
yarısı gecesi olduğu zaman, Allah (c.c.) kullarının durumuna bakar; müminleri
affeder; kâfirlere ise mühlet verir. Kin ve haset sahibi olanları bu sıfatları
terk edinceye kadar kendi hâllerinde bırakır.
Son Nebi özellikle vurgulamıştır, Allah a şirk
koşanların, Müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenlerin, akrabaları ile
münasebeti kesenlerin, kibir sahiplerinin, anne ve babasına asi olanların ve
içki içmeye, zina etmeye devam edenlerin bu gecenin faziletinden
yararlanamayacağını .
Ki, bu insan olmamızın, sosyal bir varlık olmamızın da
kaynağıdır.
Bugünün psikolojisi, ruh sağlığı uzmanları ısrarla
uyarmakta; aile ve akraba ile sıcak ilişkilerin depresyonu ya da başka ruhsal
bozuklukları önlediğini, kibir ve gururun insanı toplumda yalnızlaştırıp
arkadaşsız dostsuz bırakıp depresif duygulara davetiye çıkardığını, kin ve
hasetin keskin sirke olup kendi küpüne zarar verdiğini.
İnsanların bir sene içerisindeki rızıkları ve ecelleri
gibi mühim hususlar o gece içerisinde meleklere bildirilir.
Bu vesileyle o en sevilen dosta kuvvetle bağlanmak,
ibadetlerle sevgi sunmak, yakınlara ve ümmete dua etmek gibi güçlü, bağımsız,
özgür, güzel, sevimli davranışlar göstermek; iki dünyada da rengârenk vakitleri
talep etmek insana verilmiş çok büyük bir ayrıcalık.