Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam Kampı’nın son gününde AKP’li vekillerin Ayasofya ile ilgili sorularını da cevapladı.

AKP’li vekillerin merakı şuydu: Ayasofya’nın ibadete açılmasına ilişkin bir çalışma var mı, yok mu

Başbakan Erdoğan bu soruya, “Sultanahmet Camii çok boş. Sultanahmet Camii dolarsa Ayasofya’yı da gündeme alabiliriz” şeklinde çok tartışılacak, farklı yorumlara yol açacak bir cevap verdi.

Milli Gazete dünkü manşetini bu konuya ayırdı.

Peki, bu konuyla ilgili, milligazete.com.tr’ye  gelen yorumlarda neler var

İşte o yorumlar:

*Ozan Selviler - Dün öğle değildi ama.. AK Parti iktidarı öncesi hükumetlerde her Cuma yürüyüşler yapılıyordu "Ayasofya ibadete açılsın diye" nerede o samimi Müslümanlar

*Bilal - dindar nesil.. Sana ne dolup dolmamasından Orası Fatihin vakfı, fetih yetmemiş bir de üstüne kendi parası ile satın almış orayı. İstanbul’un mührü, nişanı.. Yâ Rab, akıl fikir ver şunlara.. Şuur ihsan eyle..

*Orhan - gömlek değiştirmek… Artık şunu anlamamız gerek; sayın Başbakanın Milli Görüş ile hiç bir alakası yok. Ayasofya’yı açmak gibi gâyeleri yok. “Sultanahmet Camii  dolarsa” diyor, “Biz de o zaman düşünürüz” diyor. Tıpkı nursuz Demirel’in dediği gibi, dün dündür, bugün ise bugündür.

*Nur Özay – Ayasofya… Yeni yapılacak Çamlıca Camii çok mu dolacak da yapılıyor... Bunlar hep oyalama..

*la edri - iş bize kaldı…o zaman Sultanahmet’i dolduralım. Hep dolu dolu namaz kılalım. Bu takdirde Başbakanımız Ayasofya’yı açacaktır. Haydi beyler. Kampanya başlasın . Anadolu Gençlik, “Sultanahmet’i dolduruyoruz” kampanyası başlatsın…

*Fatih SULTAN - hilal ve haç.. Ayasofya Hilal’in Haç’a üstünlük belgesidir.. Doldur boşalt istasyonu değildir..

*izzeddin kassam – Sultanahmet’i de kapatın madem… Yetiştirdiğiniz dindar gençlikle doldurursunuz artık. Heybeliada ruhban okulu için şart yok ama Fatih Sultan Mehmet Hanın kılıç hakkı olup onun tarafından vakfedilen Ayasofya için şart öne sürülüyor. Ayasofya’nın cami olmasını istemek artık marjinallik oldu. Anlamadıkları ya da anlamak istemedikleri şu: "Ayasofya Hakkın batıla galebesinin simgesidir" Bu hâle rızanın mazereti asla yoktur, bilesiniz.

*hilal - kardeşleri küser!.. Sen şuna patrik izin vermiyor desene Sayın Başbakan! Cami doldurmak derdin olsaydı eğer taksime yapmak istemezdin.. Dinlerarası diyalogcular asla istemezler Ayasofya’nın açılmasını. Çünkü bilirler ki, Ehl-i kitap kardeşleri (!) küserler...

*Fatih Han - Ayasofya sembol-… Biz Türk milleti olarak Ayasofya’nın  toprağına mimarisine muhtaç değiliz.  Daha güzelleri var. Ayasofya’yı istiyorsak İstanbul’un, Türkiye’nin İslam bayrağı altında olduğunu simgelediği için istiyoruz. Yoksa namaz kılmak için MÜslumana özel mabed olmasa da olur. Şu anda Ayasofya’nın müze olması daha mı iyi Siyasilere göre evet. Çünkü AB sürecine uyuyor. Ruhban okulu için gösterdiğiniz gayreti Ayasofya için göstermediğiniz takdirde Fatih’in yüzüne nasıl bakacaksınız

*Yusuf Avcıbaşı - Dindar gençlik projenizden ne haber Sayın Başbakan… Gerçek anlamda bir dindar gençlik projesi yürütülürse çok Sultanahmetler, çok Ayasofyalar dolar dolar taşar. Ancak yürüttüğünüz kapitalist ekonomi gölgesinde dindarlık zor oluyor.

*PAMUK – tepe… Bir türlü anlamıyorum, merkezde bulunan camiler dolduğu için mi Çamlıca tepesine cami yapılıyor

*İbrahim - açmaz bu açmaz- Kilise olsaydı çoktan açmıştı…

 Teşekkür…

İstanbul’un göbeğindeki bir okulda “konteyner” rezaletini yazmıştım.

İlkokul 1. sınıfta okuyan bir kız öğrenci konteynerin altında kalmış, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede  günlerce uyandırılamamıştı.

Nihayet uyandığında ilk isteği bir çikolata olmuştu..

Dün, Ülker Kurumsal İletişim’den Meral Ata aradı.

O kız öğrenciyi ziyaret etmişler, geçmiş olsun dileğinde bulunmuşlar. Bu hassasiyetinden dolayı Ülker Kurumsal İletişim’e teşekkür ediyorum.  

Kırılma noktası!

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Lizbon’da gazetecilere, “Gördüğümüz kadarıyla tamamen yeniden yazılacak bir anayasayla ilgili bir tıkanıklık var, maalesef!” dedi.

Abdullah Gül’e göre yeni ve sivil bir anayasa en azından bu Meclis’ten çıkmayacak.

Bunu söyleyen sıradan bir isim değil; bu ülkenin 1 numaralı ismi, Cumhurbaşkanı.

Yeni ve sivil Anayasa çalışmalarını sıkı izlemeye çalışan bir gazeteci olarak şunu söyleyebilirim;

-Cumhurbaşkanı Gül’ün bu açıklaması bu alanda bir kırılma noktasıdır.

İki Telefon…

Samatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tek asansör olduğundan dolayı hastalar, hasta yakınları, özellikle yaşlıların perişan olduğunu okur mektubundan aktarmıştım…

Hastane Basın Müşaviri Hüseyin Bayoğlu aradı.

Şunları söyledi: “Doğru, polikliniklerin olduğu binada sadece tek asansör var. Bu konuda biz de rahatsızız. Ama elimizden bir şey gelmiyor. Zira, polikliniklerin olduğu binaya yıkım kararı var ve biz bir çivi bile çakamıyoruz o binaya.  Şu anda proje aşamasında. Bina yeniden yapılırken asansör sayısı da artacak.”

Bayoğlu’na bu açıklamasından dolayı teşekkür ediyorum.

Sağlık Bakanlığı ile İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne ise bir çift lafım olacak.

Ey Sağlık Bakanlığı, ey İstanbul Sağlık Müdürlüğü!

- Yıkım kararı olan bir binayı, her gün binlerce kişinin ziyaret ettiği poliklinik olarak hâlâ nasıl kullanıyorsunuz

Biraz garip bir durum değil mi

***

İkinci telefon Başakşehir Belediyesi’nden.

Başakşehir 4 Etap’ta yapılan pazar alanındaki ‘tahta’ların dizilişinin anormal olduğunu, bu dizilişin tahta sahiplerini mağdur ettiğini dile getirmiştim.

Başakşehir Belediyesi Basın Müşaviri, dostum Ayhan Kıskaç aradı.

Kıskaç, ‘durumu araştırıp gözlemlediklerini’,  gerekenin yapılacağını iletti.

Okurlarıma duyururum.

NOT:  Bugün 8 Mayıs 2013 Çarşamba…  İktidar ve TBMM’de grubu bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve sivil anayasa vaadini yerine getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı. TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda herkes ayrı telden çalıyor. Temmuz 2013’e kadar umutsuz son bir maraton daha başladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de, “Görülüyor ki, yeni Anayasa olmayacak!” dedi. Du bakali n’olacak   Takipçisiyiz…