Vücutta bir et parçası vardır. O iyi olursa tüm organlar iyi/düzgün olur. O yamulursa/bozuk olursa tüm organlar bozulur. O kalptir.” “İyilere cezaları dünyada verilir. Ahirete kalmasın diye. Kötülerin cezaları ahirete kalır.” “Kimin hayrını dilemişse ona günahlarına kefaret olsun için musibet verilir.” “Günahlardan istiğfarla tam tevbe eden o günahı hiç işlememiş gibidir” (s.a.v.). “Fuhuş ve faiz yayıldığında Allah’ın koruması kalkar.” “İyilikleri emreden kötülükleri men eden topluluklar ve istiğfarlar oldukça belalar gelmez” (s.a.v.).
Tabiinden H. Basri Hz. (rh.a): “Tevbe ve istiğfar her derde (maddi-manevi) devadır.”
İbn-i Abbas (r.a): “Bizden önceki kavimler, isyanları/azgınlıkları nedeniyle helak oldular.”
Biz ümmeti Muhammed, Efendimizin duasının kabulüyle toptan helak olmaktan muhafazadayız. Tefrika müstesna. Tefrika azabının kuşatmasındayız.
Sağlığımızın korunması, hastalıklarımızın tedavisi için zaman zaman check-up yaptırıyoruz. Dinimizin korunması için de tedbirler almak durumundayız. Bu ise, haramlardan kaçınmak, farzları eda etmek, sünnete uymak ve sürekli olarak istiğfarlarla mümkün olabilir. Biliniyor ki dinimizi korumadan can, akıl, iffet ve mal değerlerimizi/temel haklarımızı korumamız mümkün olmaz.
Nasıl ki, bedensel hastalıklarımız için tabibe gidiyoruz. Bunun gibi “kalbimizle” ilgili manevi hastalıklarımız (şirk, kibir, hırs, haset, düşmanlık, dünya sevgisi vb.) için de manevi tabip konumundaki “hekim”lere, gerçek mürşitlere muhtacız. Tarikatların/tasavvufun/tekkelerin hizmet alanı da budur. “Nefsin tezkiyesi”, “kalbin tasfiyesi”, “ahlakın güzelleştirilmesi”. Doktorlar nasıl ki hastalığı teşhisle tedavi uyguluyor, reçete/ilaç sunuyorlarsa bunun gibi tarikat imamları/pirler/mürşitler de manevi hastalarına reçeteler hazırlamışlardır. Hazırlanan bu reçeteler kitap ve sünnetin hikmet bahçelerinden derlenmiş, hazırlanmıştır. Kur’an şifa, Allah-u Teala da Şafi’dir. İlaçlar Kur’an ve sünnet eczanesindedir. Tekkeler hastane, mürşitler de tabip konumundadırlar. İmam-ı Rabbani’ye (k.s.) göre “ihsan/ihlâs ancak tasavvufla öğrenilebilir/kazanılabilir.” Reçeteleri de “Baş Tabibin” (s.a.v.) Muhammedî reçetelerindendir. Şu soruyu da soralım: Manevi tedaviye ihtiyacı olmayan var mıdır? “Yarım/kötü/sahte doktor candan, kötü/icazetsiz şeyh de imandan edebilir.”
Bizleri tevbeden sonra iman ve salih amellere devamla günahlarımızı sevaba çevirdiği kullarına katmasını Rabbimizin lütfundan, kereminden diliyoruz.