Doğu Anadolu izlenimlerimi, gördüklerimi, dinlediklerimi sizlerle paylaşmaya devam ediyorum;
* Yüksek maaşlar ve imkânlar verilmesine rağmen yine de Anadolu’da hayvan sahipleri çoban bulmakta zorlanıyorlar...
* Sular yine boşa akmaya devam ediyor. "Su akar, Türk bakar!" tezi hâlen yürürlükte. Ovalar ekilmiyor. Uçsuz bucaksız mümbit Anadolu toprakları öyle bomboş yatıyor.
* Köylü ekmeğini, yağını, yoğurdunu, yumurtasını bile yine üç harfli marketlerden almaya devam ediyor.
* Köyler güya canlandırılacak idi. Önceki Milli Eğitim Bakanı, köy ilkokullarının yeniden açılacağını söylemedi mi? Aynı Bakan köy okullarına öğretmen ataması yapılacağını ifade etmedi mi?
* Bizler de burada Bakan Bey’in bu çıkışına destek vermedik mi? Şöyle ki; “Bakan Özer’in bu açıklaması, köylerimizin yeniden şenlenmesi, köylerimizde hayatın yeniden neşvünema bulmasına vesile olur. Olursa bu; tarım demek, istihdam demek, üretim demek, yatırım demek. Bunu yapmak elbette kolay değildir. Ama imkânsız da değildir. Hadi bir adım daha…” dedik, destek verdik bu köşede…
* Eeee! Peki ama ne oldu? Sonuç! Sonuç sıfıra sıfır, elde var sıfır. Gittim, sordum, dinledim… Köy okullarının yeniden açılması için bir çaba, gayret, girişim maalesef yok! Köyler ne yazık ki hâlâ boşalmaya devam ediyor. Ama tam da burada bir sohbet esnasında kulak kabarttığım şu cümleleri dinledim; “Çok değil bir süre sonra ülkemiz zenginleri köylerde yaşamaya başlayacak, şehirler, hele hele kalabalık şehirler maddi bakımdan daha alt kesimlerin sığınağı olacak…” İlginçti…

NE OLDU VERİLEN SÖZLER!
Nasıl bir söz vermişti anılan Milli Eğitim Bakanı? Hatırlayalım;
* “Nüfusu az ve dağınık olan köy ve benzeri yerleşim yerlerinde ana sınıfı açılabilmesi için gerekli olan öğrenci sayısı 10’dan 5’e düşürüldü. Böylece bu bölgelerde, en az 5 çocuk bulunması halinde bir grup oluşturularak ana sınıfı açılabilecek. Okul öncesinden özel eğitime, ilk ve ortaöğretimden yükseköğrenime kadar eğitimin her kademesinde önemli yatırımlar yapıldı. Böylelikle toplumun her kesiminin tüm kademelerde eğitime erişimi artırıldı.”
* Devam ediyor Bakan Bey; “40 bin yeni ana sınıfı hedefi kapsamında, ikinci döneme 5 bin ana sınıfı yapımının yetiştirilmesini planladık. Yaklaşık bir ayda, ülke genelinde 4 bin 3 yeni ana sınıfını açtık. Bu ana sınıflarında 79 bin çocuğumuz eğitim almaya başladı. Böylece 5 yaş grubunda yaklaşık yüzde 78 olan okullaşma oranını, yaklaşık yüzde 84’e çıkardık. Kısa sürede geldiğimiz bu nokta, hedefimizi güncellememiz gerektiğine işaret etti. Yeni hedef olarak Şubat ayına kadar 10 bin yeni ana sınıfını hazır hale getirmeyi planlıyoruz.” (Prof. Dr. Mahmut Özer, Nisan 2022)
***
Bakan Mahmut Özer’in bu cümleleri ümit verici idi. Köye dönüşler için bir başlangıç olabilirdi. Oldu mu? Olmadı… Yazık… Ama olması lazım…
ŞU İŞE BAKIN; KÖYDE YAŞAYANLAR DA HAZIR SU KULLANIYOR!
Anadolu seyahatimde gördüğüm ilginç bir husus, içme suyuyla alakalı olanı;
* Yaz mevsiminde köylerine gidenler, ekmeğini, peynirini, yumurtasını hatta ve hatta sütünü en yakın üç harfli marketlerden satın alıyor.
* Daha ilerisini söyleyeyim; yaz mevsiminde köylerine gidenler, içme sularını dahi üç harfli bu marketlerden satın alıyor. Köyün o buz gibi, karpuz çatlatan kaynak suları varken hazır içme suları neden satın alınır? Bu bilgiyi köylülerden dinleyince dayanamadım, sordum; “Niçin köyün kaynak sularını içmiyorsunuz da hazır sulardan satın alıyorsunuz?” Aldığım cevap şu oldu; “Ne yapalım. Hastalık vardır diye köy sularını içmek istemiyoruz!” Tuhaf! Köylerde böyle bir atmosfer meydana getirmek daha da tuhaf olanı!
* Doğu Anadolu'da hâlâ şeker pancarı kotası var. Köylü, çiftçi, rençber istediği kadar şeker pancarı ekemiyor. Ekemiyor zira, Avrupa Birliği'nin (AB) sınırlamaları, engellemeleri var. Ovalar ekilmeyi bekliyor. Tarım seferberliğini bekliyor. Üretime önem veren Millî Görüş iktidarı bu bakımdan ülke için hayati önem arz ediyor.
* İyi de bize ne Avrupa Birliği'nden? Avrupa Birliği tarihinde ne zaman Türkiye'nin menfaatini düşünmüş ki şimdi de düşünsün! Neden köylü istediği kadar şeker pancarı ekmesin! İstediğimiz kadar şeker pancarı ekelim, satalım! Avrupa Birliği de ne düşünürse düşünsün!
ÖNDER KURULTAYI’NDA ‘YILIN ŞİARI’ YARIN AÇIKLANIYOR!
ÖNDER İmam Hatipliler Derneği, her yıl geleneksel olarak kurultay düzenliyor.
Mümkün olduğu nisbette katılım sağladığım ve notlar yazdığım ÖNDER Kurultayı, bu yıl 6-7 Eylül 2024 tarihinde Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştiriliyor.
Bu kurultayı da nasipse izleyip sizlere buradan notlar aktarmaya çaba göstereceğim.
Peki, neler oluyor ÖNDER İmam Hatipliler kurultaylarında? Anlatayım;
* ÖNDER tarafından düzenlenen İmam Hatipliler Kurultayı’nın 21’incisi ifa ediliyor.
* Kocaeli İmam Hatip Liseleri Mezunları Derneği (KİHMED) ev sahipliğinde düzenlenen Kurultay’a Türkiye genelindeki 600 civarında il ve ilçe derneklerinin temsilcileri katılıyor.
* İmam Hatipliler Kurultayı’nda tüm imam hatip camiası ve eğitimin tüm tarafları bir araya geliyor.
* Türkiye’nin 81 ilinden iki bin kişilik katılımın yaşandığı programlarda, Millî Eğitim Bakanlığı yetkilileri, STK temsilcileri, okul müdürleri, öğretmenler, veliler ve öğrenciler katılımcı olarak yer alıyor. Burada eğitime, imam hatip okullarına, gençliğe ve geleceğe dair tartışmalar yapılıyor; bir anlamda Türkiye’nin geleceği inşa ediliyor.
* Kurultaylarda hem tüm yılı değerlendirme hem de gelecek açısından bir vizyon çizme noktasında önemli konular ele alınarak tartışmalar yapılıyor.
* Kurultaydan çıkan sonuçlar imam hatip kimliği, okullardaki eğitim kalitesinin iyileştirilmesi, eksikliklerin giderilmesi ve hangi noktalarda ileriye dönük çalışmalar yapılacağı konusunda ön açıcı oluyor.
* Ayrıca her yıl açıklanan yılın şiarı da bu kurultaylarda duyuruluyor. Yılın şiarı olarak belirlenen kavram ve tema çerçevesinde sene boyunca etkinlikler, programlar, organizasyonlar düzenleniyor. Eğitim programları, konferanslar, yarışmalar, akademik araştırmalar ve benzeri çalışmalar da bu tema üzerinden sürdürülüyor.
* İlk olarak 2015 yılında “Nitelikli Yenilik” olarak belirlenen şiardan sonra, 2016 yılının şiarı “İstikamet Üzere” oldu. 2017 yılında “Samimiyetle”, 2018’de “Bilgi ve Hikmetle”, 2019 yılında “Ehliyet ve Liyakatle”, 2020’de “Basiret ve Ferasetle” şiarları belirlendi. 2021’de “Adalet ve Merhametle”, 2022’de “Ahde Vefa ile”, 2023 yılında da “Nitelikli Gelecek” şiarlarıyla yoluna devam etti.
* Bakalım bu sene ‘yılın şiarı’ ne olacak? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı, 81 il derneği ve ilçe derneklerinin katılımıyla düzenlenen Kurultay’da “yılın şiarı”nın yarın açıklanması bekleniyor.
* 2015 yılında ÖNDER’de gençlikten sorumlu genel başkan yardımcısı olarak göreve başlayan Abdullah Ceylan, 2 dönem bu görevi sürdürdü. Sonra ÖNDER Genel Sekreteri oldu. 3 Temmuz 2021 tarihinden itibaren ÖNDER Genel Başkanı olarak görevine devam ediyor.
* Abdullah Ceylan, her kurultay sonrası medya mensuplarına özel açıklamalarda bulunuyor, soruları cevaplıyor. Bu kurultay sonrası açıklamalarını ben de merak ediyorum.
* ÖNDER İmam Hatipliler Derneği 21. Kurultayı’nın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.
* ANADOLU İZLENİMLERİ; İLİÇ ALTIN MADENİ FACİASI: MAĞDUR AİLELER CENAZELERİNİ BİLE GÖREMEMİŞ! (Gelecek yazıda…)

