Memleleketi sıfırlayanlar, şimdi de belleğimizi
sıfırlıyorlar.
Ankara Mimarlar Odasının demeç vermekle görevli başkanı
böyle buyurmuş, artık o meydanın Tandoğan adıyla anılmayacağını duyduğunda.
Halbuki sıfır rakamı onların pek sevdiği rakamlardandı.
Belleklerinden kendileri silmemişlerse, bir büyüklerinin, (H.Ali Yücel) en
büyüklerine , ben senin yanında bir sıfırım, dediğiyle yıllarca övündüklerini
hatırlamaları gerekir.
Danışıklı dövüş sınıfına girmiyorsa, yani AKP nin
Tandoğan hizmetine karşı çıkıyormuş gibi görünerek sahip çıkma değilse
mimarlar başkanının bu demeci, AKP nin her türlü oyununa gelmelerinin
tescilidir.
Seçim vaktidir, AKP hesabını yapmıştır.
Karşı çıkacaklar olacaktır ve onların her itirazı oy
olarak dönecektir.
İçimdeki AVM cilerden fırsat bulup meydan açamıyorsam,
meydan açamayan hükümet olduğumdan Kendimden isimler de veremiyorsam, hazır
bulduğum meydanların isimlerini değiştirme hakkımı kullanırım demokrasi
gereği .
Hiç kimse bu noktada, bu basit AKP mantığına takılıp
kalmasın. Bu klasik AKP oy avcılığının gölgelediği, örttüğü, kamufle ettiği,
sakladığı esas ı bilsin herkes.
AKP, Tandoğan koruyuculuğuna soyunmuştur.
Bugün, sadece meydan dolayısıyla Tandoğan adını
duyuyordu, konuşuyordu insanlar. Paşa çocuklarıyla ilişkileri çoktan
unutulmuştu zira.
Kim bu Tandoğan
İşte AKP, her duyulduğunda bu sorgulanma olmasın diye, bu
sorgulamayı önlemek için yaptı bu isim değiştirme icraatını.
Kim bu Tandoğan, sorusunu duyanlar, cevabını vereceklerdi
elbette: Anadolu insanına öküz Anadolulu, diyen CHP Valisi ve Belediye
Başkanı.
Ve daha sonra, Bu cümleyi seslendirdiği ağzına kendisi
kurşun doldurdu diyeceklerdi insanlar.
Peki, AKP neden rahatsız olsun durup dururken Tandoğan
adından
O konuşulmasın, konuşulan biz olalım, diye mi düşündüler;
yoksa Tandoğan adı daha fazla aşınmasın her ne kadar bir CHP medar-i iftiharı
olsa da.. hesabını mı yaptılar
Esas burasıdır!
Şimdi bu esasın figuranlarına ve ülkemin belleklerinin
sıfırlanacağı korkusuyla yaşayan insanlarına dönelim ve onları biraz
cesaretlendirelim.
Bir Solcu nun (Aziz Nesin) kaleminden CHP nin nasıl
anlatıldığını Üç sesli üzünç küpürümüzden bilsinler insanlar.
Biz Sağcı nın (Osman Yüksel Serdengeçti) kaleminden de
nasıl anlatıldığını CHP nin, Ali İhsan Paşa küpüründen öğrenmek mümkün.
CHP o geçmişte böyle idi de sonra demokrat mı oldu O
geçmiş için bir özür mü diledi milletinden.
Hayır!
CHP, o geçmişlerin CHP si olduğu için geleceğini de o
CHP ye benzetmiştir hep.
İkna odaları zulmü hangi CHP nin icraatı idi
Geçmişte Tandoğan ile Çiftçilik yap mahsül üret,
çağırdığımızda da askere gel iknacılığı yapan CHP, bugün o İkna cılık
vazifesini AKP ile mi yapmaktadır
7 Haziran da cevabının verilmesi gereken soru, bu sorudur!
MEMURLARINDAN BELLİ OLUR BİR İKTİDAR
Prof. Ata Atun
Gazetemizin yazarı. Kıbrıs mücadelemizin canlı şahidi,
yaşayanı ve savunucularından Kıbrıs dendiğinde ilk aklımıza gelenlerden,
gözümüz, kulağımız ve kalem tutan ellerimizden
Geçtiğimiz Cumartesi (11 Nisan 2015) günü yazısının
başlığı Vatandaşlık Uygulaması Yanlış Yolda idi. Bir kere daha okumaya
dayanmak gerek.
İkinci evliliğimi yaptığım eşim Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşı.
Evlilikten dolayı ikamet başvurusu yaptık. Benden, daha
doğrusu bizden 7 tane ayrı, her biri yüz karası ve saçma sapan içerikleri olan
evrak istendi. Maksadın zorluk çıkartmak olduğu çok belli oluyordu bu istenen
evraklardan. Belli ki hastalıklı beyinler hazırlamış bu evrakları, yurt
dışından gelip bu ülkeyi vatan seçen kişileri vatandaş yapmamak, ikamet
vermemek için.
Karımdan, beni geçindireceğine dair tasdik memuru (noter)
onaylı garanti yazısı istedi Muhaceret Dairemiz. Üstelik bir de çiğ bir
şekilde, Ne bilelim biz, belki de danışıklı naylon evlilik yaptınız diyerek,
Uuuuuu, biz çok gördük böyle evlilikleri aşağılamasını da cümlenin sonuna
ekleyerek
Ata Atun ağabeyimizi şaşırtan ve bana böyle
davranıyorlarsa Anadolu nun insanına kimbilir nasıl aşağılayıcı ve itici
davranıyorlardır, dedirten o memur tutum ve sözleri bu ülkedeki memurluğun
alamet-i farikalarındandır ve değiştirilemez, değiştirilmesi dahi düşünülemez.
Bu AKP iktidarında da böyledir.
Bilgisayar çağı, internet imkanları Artık devlet, memuru
vasıtasıyla vatandaşının her bilgisine istediği an, istediği yerden ulaşabilir
yok. Şu,şu evrakları git ve tek tek topla gel. İsmet paşa devrini yaşayan
rahmetli babama böyle diyordu memurlar. Demirel devrini, 28 Şubat devrini
yaşayan bizlere böyle diyordu memurlar. Şimdi şu an yaşadığımız AKP günlerinde
de değişen bir şey yok. Yine böyle diyor memurlar.
Uuuuuuu! Sizin gibileri çok gördük biz.
Yaşadığımız ya da tanık olduğumuz böyle onlarca olay
yazdık gazetemizin sayfalarında. Bir kere dahi aramadı o memurlardan ve
zulümlerinden sorumlu olanlar, onları oraya atayanlar.
Kalitelerini bu kadar ortaya sermeleri ne kadar acı
Gerçi şükreder olduk, daha fazla etiketlemediklerine
Görevden aldıkları Sağlık Bakan ı Recep bey kadar uyanık
olsaydılar, bol sıfırlı bir ihale açarlar ve ışıklı değneklerle doldururlardı
tüm devlet dairelerini Ki çok gördükleri sahteciler yanlarından geçtiğinde
yanıp sönerek alarm versin.
AKP nin aklına işte böyle taş düşürürüz.
FATİH İN TERİ Mİ, MAZERETİN YERİ Mİ
Türk Futbol Tarihindeki en büyük sıfatı uhdesine almış
meşhur adamlarımızdan Fatih Terim, otobüslerine saldırıdan sonra Fenerbahçe
Teknik Direktörü ismail Kartal ı aramamasını şöyle izah etmiş.
Bendeki kayıtlı telefon numarası eski ve kullanmadığı
numara imiş!
Bu cevabı verene, insanların gülme hakkı doğar ve
cevaptaki zeka fukaralığına dikkat çekerler, yüzüne karşı şöyle diyerek:
O telefon numarasının kullanılmadığını anlaman için
böyle bir felaketi mi yaşamalıydı İsmail Kartal
Devlet tebaasını iyi bilir
Meclis teki partilerden MHP nin aday liste-sini
gördüğünde bu ülkenin ariflerinden biri aynen şöyle dedi:
Devlet Bahçeli SP-BBP ittifakına katılmamakla haklı
imiş. Bu liste ile mi gidecekti yanlarına
Türkiye aynen katıldı bu tespite.
AKP Lİ SEVİNCİ ÇEŞİT ÇEŞİT
Milletvekili aday listeleri açıklandı. Özellikle AKP
cephesinden ölüm haberleri, kalp krizi haberleri yağdı gazete sayfalarına.
AKP lilerce izah edilmediğinden, sebebini bilmeyiz bu
olayların. Duyduklarımıza inanırız sadece.
AKP listelerinde adını göremeyince sevincinden kalp krizi
geçirdi filan ünlü kişi, haberine inandığımız gibi
Cemal Nadir bir örnektir
FENERBAHÇE DEPLASMANLARA BÖYLE GİTSİN MİS
-Fenerbahçe, kafilesine saldıranlar hala bulunamadılar.
-Fenerbahçe yönetimi bulunmazlarsa maçlara
çıkmayacaklarını beyan etmemişler mi idi
-Evet, bildirileri o yönde idi.
-Bulamayanlar ya da bulunmasını istemeyenler,
Fenerbahçe nin maçlara çıkmamasını istiyorlar, olabilirler mi
Fenerbahçe ye yapılan o menfur saldırıdan sonra medya
organlarında Fenerbahçe yi suçlama yarışına girenleri görünce insanlarımız,
böyle sorular da geldi akıllarına.
Ve onlar, tedbir de önerdiler (!) Fenerbahçe camiasına.
Resasamımız fırçasıyla görüntüledi taş a sığınan ve
Kurşunlar ı zararsız saymak isteyenlerin dediklerini
FB deplasmana böyle gitsin miş!
Bir zamanlar kösesi -II
İÇİ İÇİNİ YESİN
TARİHE BÖYLE GEÇSİN
Yazmasam olmazdı!
Gazetemizin iyi okuyucularından biri, rastlaştığımızda
lütfen dinle diyerek bir çay içiminde anlatıverdi.
Sen, K. Gülek adına üretilen bir fıkrayı yazmışsın,
okuduk. Ya bizim insanlarımızın yaşadıkları, ya onların destansı cevapları
Dinle ve sende katıl duyanlar kervanına.
Neden şimdiye kadar anlatmadın bana o vak ayı, demedim
elbette. Cevap sahibinin mütevazılığı tamam ama, ya o cevaba muhatabın afişe
edilmesi gerekliliği O özelliği ile de bilinmeli değil mi Yakın olduğu siyasi
partiler üzerinden tanınıp kalması zararlarını hiç azaltmasa da
Rahmetli Üstat Necip Fazıl ın Boyu posu altıkulaç
devrilesice diye ilendiği eski bir AKP li ünlüdür, nakledeceğimiz vak anın
esas oğlanı.
Borusunu iyi öttürdüğü devirlerden 12 Eylül zamanları
Fişlemeler, raporlamalar bu şehrin Bayrampaşalı bir semtinin yeşil camilerinden
birinde görevli ve hafız yetiştiren hoca sıfatıyla maruf, Osman usta nın
oğullarından bir imam efendiyi de çıkartır karşısına.
Makam odası Masanın bir yanında şikayet edilen imam
vardır. Öteki yanında ise,baş ihtilalcinin eşinin vefatı dolayısıyla Kocatepe
camiinde okutulan mevlidte bulunmak için Almanya dan bir saatliğine özel uçakla
gelip giden ve bunu da cenaze sahiplerinin gözüne sokarcasına kartelin
gazetelerine haber diye yazdıran ünlü makamşör vardır.
-Ayağa kalk!
Makamda oturan ve sonraki yıllarda da AKP nin
kurulmasına, boy atmasına katkıda bulunan o kişidir bu emri söyleyen.
12 Eylül ün bir gereği midir, geleneği midir o ünlünün,
karşısındaki, kendisinden 20-25 yaş daha büyük bir Kur an hadimine böyle sert
konuşması Olabilir.
İmam efendi ayağa kalkar. Ceketten biraz uzun paltomsu
üstlüğünün yakasızlığından çok, ayağındaki şalvar-pantolon arası giysinin
genişliği dikkatini çeker ünlü makamşörün. Sorusu, gözlerini diktiği yerden
gelir.
- Sen bunu vücut hatların belli olmasın diye giyiyorsun
değil mi Hayır! Pantolon giyeceksin ve belli olacak.
İstanbul dan o makama varıncaya kadar onlarca sorulması
ihtimal dahilinde olan her soruya cevaplar düşünen imam efendi, kıyafetleri ve
anatomisiyle sorguya başlanmasına şaşırsa da, kendisini toparlamakta gecikmez.
Lakin onun toparlanmasını değil, muhatabın dağıtılmış
olmasını yazmakla yetinir tarihçiler.
-Beni buraya çağırdınız! Kafamın içindekilerle, göğsümün
içindekilerle, gözümün içindekilerle ilgilenmediniz, ama
Duyduğumda, ben bunu yazarım dediğim vak ayı okudunuz.
Kalmasın alemde hiç bir hakikat nihan.
DİNLE DOSTUM
Evvel bir hayvanın üstünde idi,
Sanma sana şeref verir şu kostüm;
Önünde eğilip diz mi çökecek
Demiş olsan bile, şu dağa küstüm!
Ben vazgeçilmezim! diyenler ile,
Mezarlıklar dolu, bunu bil dostum;
Gurur kibir yalnız sana zararlı,
İki mısra ile uyarmak kastım!.....
SEVGİ DENİZİ
Aşkı deniz gibi yaratmış,
Sular ona akar karadan;
Yükseklik gururu karada,
Suyu engin kılmış Yaradan.
Kendine bile hayır gelmez,
Sevgisiz bir bahtı karadan;
Yaradan bizleri korusun,
Sevgisizlik gibi yaradan...
EKREM ŞAMA