Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan gazete ve
televizyonların Ankara temsilcileri ile bir araya geldiği toplantıda, PKK nın
seçim öncesi silah bırakması görünmüyor değerlendirmesinde bulunmuş. Demek ki,
Akdoğan ın seçim öncesi silah bırakılacağına dair bir beklentisi varmış. Böyle
bir beklentisi olmadığı halde öyle bir görüntü verdiğini düşünmek istemem.
Çünkü çözüm sürecini yakından takip eden, istenen sonucun alınması için çeşitli
görüşmeler ve toplantılar yapan kişinin gelinen noktada, PKK nın silah
bırakması kısa vadede görünmüyor demesi bir beklentinin boşa çıkması olarak
nitelendirilebilir. Ancak, bu köşede çözüm sürecinden silahların bırakılması
gibi bir sonucun çıkmayacağını hem kendi hissiyatımız olarak hem de Kandil den
yapılan açıklamalara dayanarak birkaç kez dile getirdik. Çözüm sürecini
koordine eden Başbakan Yardımcısı nın bizden çok daha fazla bilgiye sahip
olduğu düşünülürse bu sonucu aylar önceden görmüş olması gerekirdi.
Akdoğan açıklamasında Öcalan ın PKK nın kongre toplanması
ve orada silah bırakılmasının karara bağlanması çağrısına atıfta bulunarak, Şu
an PKK nın kongre toplayarak birkaç ay içerisinde silah bırakması görünmüyor
derken sanki seçimlerin arkasından kongrenin toplanacağı ve silahların
bırakılması kararının çıkacağı beklentisi içinde olduğu görüntüsü veriyor. Bu
görüntü ve beklenti ne kadar gerçekleşebilir Çözüm sürecine yönelik Hükümet
kanadından yapılan iyimser açıklamalar gibi bu beklentide boşa çıktığında ne
olacak Bu soruya her duruma karşı hazırlıklı olunduğu, çeşitli planların
yapıldığı söylenebilir. Ancak, bir yılı aşkın süreden beri yapılan açıklamalarda
toplumda silahların bırakılacağı ve terörün sona erdirileceğine dair oluşturan
beklentinin hayal kırıklığına dönüşmesi nasıl engellenecek
Terörün son bulması ülkemizin tümünde barışın tesis
edilmesi Türk ü ve Kürt ü ile herkesin arzusudur. Bu konuda şüphe yok. Ne var
ki, terör örgütü serbest iradesi ile silahları gömmeye karar verebilecek midir
Terör örgütünü 30 yılı aşkın bir süreden beri bu milletin başına bela eden
ülkeler ve istihbarat örgütlerinin terör örgütüne verdikleri görev tamamlanmış,
artık teröre ihtiyaç kalmamış mıdır Bu soruya verilecek cevap çok önemlidir.
Ama ülkemiz üzerinde sömürgeci güçlerin hesapları bilindiğine göre PKK nin
silah gömmesini beklemek hayal olur. En iyi ihtimal belli bir süre
çatışmasızlık karar söz konusu olabilir. Ama bu karar alınsa bile her an bir
çatışmanın gündeme gelmesi ihtimal dışı değildir. Ağrı da yaşananlar bunu
açıkça gösteriyor.
Bu arada Başbakan Yardımcısı, PKK nın silah bırakmasını
beklemek yerine bırakmaya zorlamak mümkün değil mi sorusunu yöneltmek yanlış
olmaz. Aslında böyle bir hamle devletin emniyet güçlerinin görevidir.
Çünkü PKK ya silah bıraktırmak durumunda olan, arkadaki
güçler olduğuna göre PKK istese bile silah bırakmaya yanaşmayacak/
yanaşamayacaktır. Kaldı ki, terör örgütü ile masaya oturulması, pazarlıkların
gündeme gelmesi ayrı bir sıkıntı sebebidir. Çünkü masaya oturulduğunda
özellikle İmralı dan gelen mesajlarda bölge halkının hak ve özürlüklerinin
savunucusu gibi bir görüntü çıkıyor. Hâlbuki bir halkın hak ve özgürlüklerinin
teminat altına alınması devletin asli görevidir. Bu bakımdan bu hakların
teminat altına alınması pazarlık konusu olamaz. Sonuç olarak, çözüm süreci
yanlış bir mecraya girmiş, sanki seçime kadar zaman kazanmaktan ibaret bir
girişim olarak kalmış görünüyor.