TÜRKİYE Kupası çeyrek final maçları tamamlandı ve dört

yarı finalist ortaya çıktı. Beklenildiği gibi tabii ki... Şimdi kâğıt üzerinde

çok çekişmeli geçmesi beklenen Fenerbahçe-Bursaspor ve Galatasaray-Sivasspor

maçları var. Kime sorsanız size ufukta bir Fenerbahçe-Galatasaray finali

gördüğünü söyler. Eeee, ligin tepesine baktığınızda ne görürsünüz Yine bir

Fenerbahçe-Galatasaray çekişmesi... Beşiktaş mı O sezon başı sıçrar gibiydi,

ama hiçbir gün şampiyonluğun en güçlü adayı olarak gösterilmemiştir.

Neyse, ülke futbolunun bir kere daha nereye

kilitlendiğini gördük. Para bizde, harcarız ve de ülke koşullarına göre en

iyisini yapabiliriz. Stat mı O da bizde... Taraftar mı Tribünlere yansımıyor

son zamanlarda ama hangi ankete başvursanız bizi kimse geçemiyor. Basın, yani

medya gücü mü Bizden başka, kırk yılda bir hariç, kimse manşet olamıyor. Şimdi

yabancı sınırı da kalktı. Bakın bakalım kim ne kadar ünlü ve bol sıfırlı

rakamlara yabancı alacak Borca rağmen mi Evet, ne olacak ki Milli Takım mı

Beş benden, beş ondan, eh yedeğiyle yarısı etmez mi Bizim oyuncular ve

hocalar, hatta yöneticiler  bu ülkenin,

en az ceza alanları değiller mi, herhangi bir vukuatta Neyse, hayırlı

finallere doğru... Ve bu yabancı sınırının kalkışı ile bundan böyle artık bu

iki büyükten başkasına hayat tanıma fırsatı da ortadan kalkmış oldu. Bereket,

sporun başka branşlarında müesseseler ve belediyeler falan var da, milli

takımlar bazında da, kulüpler bazında da Avrupa da kürsü çiğneyebiliyoruz.

ALEX

Yaşantısı ile ilgili bir film hazırlığı içindeki Alex

İstanbul a geldi. Genç Fenerbahçelilerin hayli kalabalık bir grubu tarafından

da karşılandı. Bu gelişi büyük çoğunluk jübile dilenmek olarak yorumladı. Ama

asıl neden o değilmiş. Ve dün gazeteler ve internet sitelerindeki haberlere

göre de, Aziz Bey, Jübile söz konusu olamaz. Kimseye yapılmadı, ona da olmaz

açıklamasını yapmış. Burada adalet penceresinden bakılırsa Aziz Bey in tavrı

normaldir. İktidara ilk geldiği günlerde, şimdi açıklayayım, Tanju Çolak a

jübile kararı aldığında, kendisine Dünya Kupası oynanırken Paris ten gelen bir

uyarı telefonu ile vazgeçmişti. Ve o günden bu yana da kimseye jübile

yapılmadı. Ben Alex i eşiyle birlikte Mersin maçında tribünde gördüm. Bu yeter

denilecektir... Kim bilir belki de bir iki isimle tesislerde yemek falan, en

fazla... Neyse, en azından eşit davranılmıştır. Hatta ben Yoğurtçu Parkı

karşısındaki heykele bile karşıyım... Lefter e eyvallah ama Alex e biraz

fazla... K. Fikret e, B. Fikret e, Ziya ya, Cemil e ne yaparsınız o zaman...

Anıt kabir mi

Evet, lige döndük. Kasımpaşa-Beşiktaş maçı var bugün...

Ligsiz tadı olmuyor desek yeridir de, bir de şöyle fazla cephede mücadele ile

geçebilse...

Haaa az kalsın unutuyordum... Beşiktaş a haciz gelmiş.

Bendeniz de o sıralarda oralarda idim. Ama sormadım ne oluyor diye... Sorup da

haciz memurlarının geldiğini öğrenseydim, onları TFF ye yöneltir, başkanlık

koltuğunda oturan isme uğramalarını tavsiye ederdim. Yazık! İşte benim ülkemin futbolu

bu... Biz adamı federasyon başkanı bile yaparız be... Ülkenin ilk spor kulübünü

batırmasına rağmen...